İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirDie Folgen eines unkontrollierten Klimawandels könnten katastrophal sein
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirEl cambio climático podría provocar impactos catastróficos si no se controla a tiempo
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirIlmastonmuutos voi hallitsemattomana johtaa katastrofaalisiin vaikutuksiin
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirKlimatets förändring kan leda till katastrofala konsekvenser om den inte hejdas
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirLe changement climatique pourrait avoir des conséquences catastrophiques s'il n'est pas maîtrisé
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirNekontrolovaná změna klimatu by mohla mít katastrofické následky
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirOnbeteugelde klimaatverandering kan catastrofale gevolgen hebben
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirSchimbările climatice ar putea conduce la efecte catastrofale, dacă sunt nesupravegheate
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirZmena klímy by mohla viesť ku katastrofálnym následkom, ak by bola nebola kontrolovaná
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirZmiany klimatyczne mogą doprowadzić do katastrofalnych skutków, jeśli nie zostaną powstrzymane
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirΗ ανεξέλεγκτη κλιματική αλλαγή μπορεί να έχει καταστροφικές επιπτώσεις
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Așadar multe lucruri importante și creative se pot întâmpla când oamenii învață din dezastre.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Así que muchas cosas creativas e importantes pueden suceder cuando la gente aprende de los desastres.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Bardzo wiele innowacji może być efektem katastrof.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Jadi ada banyak kreativitas yang dapat terjadi ketika kita belajar dari bencana.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.사람들이 재해로부터 배울 때 많은 중요한 창의적인 것들이 발생할 수 있습니다.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Nagyon sok fontos kreatív dolog azért történhet meg, mert az emberek okulnak a bajból.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Possono succedere così tante cose creative quando la gente impara dai disastri.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.So viele wichtige kreative Dinge können passieren, wenn Leute aus Katastrophen lernen.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Tellement de choses créatives peuvent se passer quand les gens apprennent des désastres.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Vậy nên quá nhiều thứ sáng tạo có thể xảy ra khi con người học hỏi từ những thảm họa.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Veel belangrijke creatieve dingen zijn het gevolg van tegenslag.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Όταν οι άνθρωποι μαθαίνουν μέσα από τις καταστροφές η δημιουργικότητα μπορεί να ανθίσει.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Огромное количество творческих прорывов может случиться в результате урока, преподанного катастрофой.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Так багато важливих винаходів може відбутись, коли люди вчаться на невдачах.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.Толкова много важни креативни неща могат да се случат, когато хората се поучат от нещастията.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.אז הרבה דברים יצירתיים וחשובים יכולים לקרות כשאנשים לומדים מאסונות.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.اذا هناك الكثير من الامور المبدعة .. قد تنتج من المصائب التي تصيب الافراد
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.創意工夫をなすことができます 現代の大小の 厄介ごと
Insanlar ne olup bittiğini bilmek için felaket içinإلى كارثة لمساعدة الناس على معرفة ما يجري
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.A fost, de fapt, un mare dezastru pentru Princeton.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Dla Princeton była to katastrofa.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.En realidad, fue un terrible desastre para Princeton.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Es war eigentlich ein fürchterliches Desaster für Princeton.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Fu un disastro per Princeton
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Het was eigenlijk een grote ramp voor Princeton.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.사실 이것은 프린스턴에 있어서는 끔찍한 재난이었습니다.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Nó đúng là một thảm họa khủng khiếp đối với Princeton.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Pre Princeton to bola pohroma.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Pro Princeton to ve skutečnosti byla strašlivá katastrofa.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Tulajdonképpen egy szörnyű katasztrófa volt Princeton számára.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.В действителност тя е била едно ужасяващо бедствие за Принстън.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.למעשה, זה היה אסון גדול עבור פרינסטון
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.كانت في الواقع كارثة رهيبة لمدينة برينستون.
İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.町は全焼しました 季節は真冬です
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Eu formo a luz, e crio as trevas; eu faço a paz, e crio o mal; eu sou o Senhor, que faço todas estas coisas.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Io formo la luce e creo le tenebre, faccio il bene e provoco la sciagura; io, il Signore, compio tutto questo
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ja, ktorý formujem svetlo a tvorím tmu, pôsobím pokoj a tvorím zlo, ja Hospodin činím to všetko!
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.jeg som er lysets ophav og mørkets skaper, som gir lykken og skaper ulykken; jeg, Herren, gjør alt dette.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ki ustvarjam svetlobo in delam temo, narejam mir in napravljam nesrečo; jaz GOSPOD sem, ki delam vse to.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.나는 빛도 짓고 어두움도 창조하며 나는 평안도 짓고 환난도 창조하나니 나는 여호와라 이 모든 일을 행하는 자니라 하였노라
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Kterýž formuji světlo, a tvořím tmu, působím pokoj, a tvořím zlé, já Hospodin činím to všecko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Który czynię światłość, i stwarzam ciemności; sprawuję pokój, i stwarzam złe. Ja Pan czynię to wszystko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Lysets Ophav og Mørkets Skaber, Velfærds Kilde og Ulykkes Skaber: Jeg er HERREN, der virker alt.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ο κατασκευασας το φως και ποιησας το σκοτος ο ποιων ειρηνην και κτιζων κακον εγω ο Κυριος ποιω παντα ταυτα.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Аз създавам светлината и творя тъмнината; Правя мир, творя и зло! Аз Господ съм, Който правя всичко това.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Я образую свет и творю тьму, делаю мир и произвожу бедствия; Я, Господь, делаю все это.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.יוצר אור ובורא חשך עשה שלום ובורא רע אני יהוה עשה כל אלה׃
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.مصور النور وخالق الظلمة صانع السلام وخالق الشر. انا الرب صانع كل هذه.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造 光 、 又 造 暗 . 我 施 平 安 、 又 降 災 禍 . 造 作 這 一 切 的 是 我 耶 和 華