Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ha Ni olmasaydı tam bir felaket olacaktı. teşekkür ederim. teşekkkür ederim, Oh Ki Dong.كنا سنقع في كارثه بدون ها ني شكرا شكرا لك او كي دونغ
Ha Ni olmasaydı tam bir felaket olacaktı. teşekkür ederim. teşekkkür ederim, Oh Ki Dong.ありがとう ありがとう ギドンさん いやいや 何もなくてよかったよ
- Hasar mı? Felaket, efendim.Kerosakan sepenuhnya, tuan.
- Hasar mı? Felaket, efendim.Popolno.
- Hasar mı? Felaket, efendim.Totale, domnule.
- Hasar mı? Felaket, efendim.Totalschaden, Sir.
- Hasar mı? Felaket, efendim.دمار شامل يا سيدى
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Anche il suo ingresso fu terribile per lui.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Auch ihr Eintritt war schrecklich für ihn.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Även hennes entré var hemskt för honom.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Bahkan pintu masuk nya mengerikan baginya.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Chiar şi ei intrare a fost teribil pentru el.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Dokonca aj jej vstup bol pre neho hrozné.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Dokonce i její vstup byl pro něj hrozné.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Hasta su entrada fue terrible para él.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Jopa hänen sisäänkäynti oli kauhea hänelle.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.정확하게. 심지어 그녀의 입구는 그를 위해 끔찍 했어요.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Même son entrée a été terrible pour lui.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Mesmo a entrada dela foi terrível para ele.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Nawet jej wejście było straszne dla niego.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Ngay cả cô lối vào là khủng khiếp cho anh ta.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Pontosan. Még a bejárat rettenetes volt neki.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Selv hendes indgang var frygteligt for ham.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Tudi njen vhod je bilo grozno za njega.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Zelfs haar entree was verschrikkelijk voor hem.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Ακόμα είσοδο της ήταν τρομερό γι 'αυτόν.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Даже вход ей было страшно за него.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Дори си Входът е бил ужасен за него.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.Навіть вхід їй було страшно за нього.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.בדיוק. גם הכניסה שלה היה נורא בשבילו.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.على وجه التحديد. بل كان لها مدخل رهيبة بالنسبة له.
Hatta onun girişinde kendisi için bir felaket oldu.とすぐに彼女が入ると、彼女はシャットダウンに時間を費すことなく、まっすぐに窓に走った
Herkesin bildiği ve gezegenimizdeki felaketlerden biri de plastik paket belasıdır.Le fléau des emballages plastique, que nous connaissons tous, est un désastre pour la planète.
Herkesin bildiği ve gezegenimizdeki felaketlerden biri de plastik paket belasıdır.Засилие пластиковой упаковки, которая, как знает каждый, является бедствием для планеты.
Herkesin bildiği ve gezegenimizdeki felaketlerden biri de plastik paket belasıdır.آفة التغليف البلاستيكية التي يعلم الجميع انها تسبب كارثة لكوكب الأرض.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.(139:12) Человек злоязычный не утвердится на земле; зло увлечет притеснителя в погибель.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Biarlah orang yang melakukan kekerasan ditimpa malapetaka, jangan biarkan pemfitnah mendiami bumi
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Der skal rystes glør ut over dem; i ilden skal han styrte dem, i dype vann, så de ikke skal reise sig.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Ein böses Maul wird kein Glück haben auf Erden; ein frevler, böser Mensch wird verjagt und gestürzt werden.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Eldsglöd må regna över dem; må de kastas i eld, i djup som de ej komma upp ur.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Eleven szenek hulljanak reájok; tûzbe vesse õket, örvényekbe, fel ne keljenek!
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.El hombre suelto de lengua no será firme en la tierra; al hombre violento el mal le perseguirá a empujones
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Fà piovere su di loro carboni ardenti, gettali nel bàratro e più non si rialzino
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.악담하는 자는 세상에서 굳게 서지 못하며 강포한 자에게는 재앙이 따라서 패망케 하리이다
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Lad ikke Bagtaleren holde sig i Landet, ondt ramme Voldsmanden Slag i Slag!
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Mož zbadljivega jezika se ne utrdi na zemlji; mož silovitosti – hudo ga bo gonilo do pogube.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Não se estabeleça na terra o caluniador; o mal persiga o homem violento com golpe sobre golpe.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Nech sa shrnie na nich žeravé uhlie; nech ich uvrhne Bôh do ohňa, do hlbokých jam, aby nepovstali.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Người nào có lưỡi gian trá chẳng được vững lập trong xứ; Tai họa sẽ đuổi theo kẻ hung bạo đặng đánh đổ hắn.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Người nào có lưỡi gian_trá chẳng được vững lập trong xứ ; Tai_họa sẽ đuổi theo kẻ hung_bạo đặng đánh_đổ hắn .
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Niech na nich spadną węgle rozpalone; do ognia niech wrzuceni będą, i do dołów głębokich, skądby nie powstali.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Padej na ně uhlé řeřavé, a na oheň uvrz je, do jam hlubokých, aby nemohli povstati.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Tulkoon tulisia hiiliä heidän päällensä; hän syösköön heidät tuleen, vesivirtoihin, joista he älkööt nousko.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.Злоезичен човек няма да се утвърди на земята; Зло ще преследва насилника човек догдето го погуби.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.איש לשון בל יכון בארץ איש חמס רע יצודנו למדחפת׃
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.‎رجل لسان لا يثبت في الارض. رجل الظلم يصيده الشر الى هلاكه.
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.說 惡 言 的 人 、 在 地 上 必 堅 立 不 住 . 禍 患 必 獵 取 強 暴 的 人 、 將 他 打 倒
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.說惡 言 的 人 、 在 地上 必 堅立 不 住 . 禍患 必獵 取 強暴 的 人 、 將 他 打倒
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilir2 изменение на климата изменението на климата може да доведе до катастрофални последици, ако не се наблюдава
İklim değişikliği kontrolsüz bırakıldığı takdirde, felaket boyutunda etkilere yol açabilirČepodnebnihspremembnebomozajezili,imajolahkokatastrofalne posledice
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod