Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçek bir sessiz felaket.Jest to prawdziwa, cicha katastrofa.
Gerçek bir sessiz felaket.Je to vskutku tichá katastrofa.
Gerçek bir sessiz felaket.Une véritable catastrophe silencieuse.
Gerçek bir sessiz felaket.Είναι μία αληθινή σιωπηλή καταστροφή.
Gerçek bir sessiz felaket.Это настоящая тихая катастрофа.
Gerçekten de felaketleri önlerler.A naozaj pohromám predchádzajú.
Gerçekten de felaketleri önlerler.A ony předcházejí katastrofě.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Dan naskah ini memang mencegah bencana.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Ed essi evitano i disastri.
Gerçekten de felaketleri önlerler.E evitam desastres.
Gerçekten de felaketleri önlerler.En ze voorkomen rampen.
Gerçekten de felaketleri önlerler.És valóban meg is előzik a katasztrófát.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Et ils préviennent le désastre.
Gerçekten de felaketleri önlerler.I zapobiegają katastrofie.
Gerçekten de felaketleri önlerler.실제로 이것이 대형 사고를 막아내고 있긴 합니다.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Och de motverkar katastrofer.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Og de forhindrer katastrofen.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Şi ele previn dezastrele.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Und sie verhindern Katastrophen.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Và chúng ngăn chặn tai họa.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Y previenen desastres.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Και αποτρέπουν τις καταστροφές.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Вони запобігають катастрофам.
Gerçekten de felaketleri önlerler.И они предотвращают катастрофы.
Gerçekten de felaketleri önlerler.И те предовтратяват злополуките.
Gerçekten de felaketleri önlerler.והם אכן מונעים אסונות.
Gerçekten de felaketleri önlerler.وبالفعل هي تمنع الكوارث.
Gerçekten de felaketleri önlerler.しかし教本はあらゆるクラスを凡庸にしてしまいます
Giderek kötüleşen felaket için bir reçetedir!Είναι η συνταγή για την επικείμενη καταστροφή!
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Av sult blir hans kraft fortært, og ulykke står ferdig ved hans side.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Dahulu ia kuat, kini ia merana; bencana menemaninya di mana-mana
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Diventerà carestia la sua opulenza e la rovina è lì in piedi al suo fianco
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Éhség emészti fel az õ erejét, és nyomorúság leselkedik oldala mellett.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.En su riqueza está hambriento, y a su lado está lista la desgracia
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Foamea îi mănîncă puterile, nenorocirea este alături de el.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Hladovitá bude síla jeho, a bída pohotově při boku jeho.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Hunger wird seine Habe sein, und Unglück wird ihm bereit sein und anhangen.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Jeho sila bude hladná, a nešťastie bude pohotove po jeho boku.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.그 힘은 기근을 인하여 쇠하고 그 곁에는 재앙이 기다릴 것이며
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.La faim consume ses forces, La misère est à ses côtés.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Nälkäiseksi käy hänen vaivansa, ja turmio vartoo hänen kaatumistaan.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Njegovo moč požira glad, poguba preti mu spred in zad.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Olyckan vill uppsluka honom, och ofärd står redo, honom till fall.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.O seu vigor é diminuído pela fome, e a destruição está pronta ao seu lado.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Rampen overvallen hem wanneer hij zwak is.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Sức lực hắn vì đói khát sẽ ra yếu, Và tai họa chực sẵn ở bên cạnh người.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Sức_lực hắn vì đói_khát sẽ ra yếu , Và tai_họa chực sẵn ở bên_cạnh người .
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Ulykken hungrer efter ham, Undergang lurer på hans Fald:
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Wymorzy się głodem siła jego, a zginienie pogotowiu jest przy boku jego.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Η δυναμις αυτου θελει λιμοκτονησει, και ολεθρος θελει εισθαι ετοιμος εις την πλευραν αυτου.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Истощится от голода сила его, и гибель готова, сбоку у него.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Силата му ще чезне от глад, И бедствие ще бъде готово до хълбока му.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.יהי רעב אנו ואיד נכון לצלעו׃
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.تكون قوته جائعة والبوار مهيأ بجانبه.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.他 的 力 量 必 因 飢 餓 衰 敗 、 禍 患 要 在 他 旁 邊 等 候
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.他 的 力量 必 因 飢餓 衰敗 、 禍患 要 在 他 旁邊 等候
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.bûnösöket követi a gonosz; az igazaknak pedig jóval fizet [Isten.]
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.De zondaars zullen hun straf niet ontlopen, maar de rechtvaardige mens wordt door God beloond.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.El mal perseguirá a los pecadores, pero el bien recompensará a los justos
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Grešnike preganja nesreča, pravičnim pa Bog povrača dobro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod