Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Samozřejmě, že Afrika je kontinent plný katastrof.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Seveda je Afrika kontinent poln katastrof.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Tentu saja, Afrika adalah benua penuh bencana.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Természetesen Afrikában rengeteg katasztrófa van.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Toki Afrikka on katastrofien maanosa.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Φυσικά, η Αφρική είναι μια ήπειρος γεμάτη καταστροφές.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Звичайно, Африка - континент нещасть та лиха.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Конечно, Африка — это континент катастроф.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.Разбира се, Африка е континент, пълен с катастрофи.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.מובן, אפריקה היא יבשת רווייה באסונות.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.بالطبع، أفريقيا هي قارة مليئة بالكوارث.
Elbette, Afrika felaketlerle dolu bir kıtadır.コンゴで続く強姦のような測り知れない悲劇
El Nino geliyor gidiyor. Bu bir felaket değil, sadece döngüsel.엘리뇨도 발생했다가 사라지죠. 이는 재앙이 아닙니다. 반복되어 일어나는 일들중 하나일 뿐입니다.
El Nino geliyor gidiyor. Bu bir felaket değil, sadece döngüsel.To nie katastrofa, to rytm.
El Nino geliyor gidiyor. Bu bir felaket değil, sadece döngüsel.אל ניניו בא והולך. זה לא אסון טבע זה מחזור.
El Nino geliyor gidiyor. Bu bir felaket değil, sadece döngüsel.النينو تأتي وتذهب. انها ليست كارثة ، انه الإيقاع.
El Nino geliyor gidiyor. Bu bir felaket değil, sadece döngüsel.我々の学んでいることは協奏曲みたいなものです
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Ada banjir parah di Indonesia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Assistimos a inundações desmedidas na Indonésia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Au fost inundaţii masive în Indonezia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Det var kraftiga översvämningar i Indonesien.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Er waren massale overstromingen in Indonesië.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Hubo una inundación masiva en Indonesia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Il y avait des inondations massives en Indonésie.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.In Indonesien erlebte man massive Überflutungen.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.인도네시아에서는 대홍수가 있었습니다.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Ở đây là một trận lụt lớn ở Indonesia
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Óriási árvizek voltak Indonéziában.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indonésii byly mohutné záplavy.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indonézii boli obrovské záplavy.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indoneziji so bile masovne poplave.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.W Indonezjii miała miejsce ogromna powódź.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Υπήρξαν μεγάλες πλημμύρες στην Ινδονησία.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.В Индонезия имаше огромни наводнения.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Тогда же случилось массовое наводнение в Индонезии.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Тоді відбулася масова повінь в Індонезії.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.היו הצפות רחבות באינדונזיה.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.كان هناك سيول فى أندونسيا.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.パリでは、IPCCが人間による温暖化への影響が確認された研究論文を公開しました
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Gorje mu, kdor grabi kriv dobiček za hišo svojo, da na visokem postavi gnezdo svoje, da se otme iz nesreče!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất nghĩa cho nhà mình, để lót ổ mình trong nơi cao, để được cứu khỏi tay hung ác.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất_nghĩa cho nhà mình , để lót_ổ mình trong nơi cao , để được cứu khỏi tay hung_ác .
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!재앙을 피하기 위하여 높은데 깃들이려 하며 자기 집을 위하여 불의의 이를 취하는 자에게 화 있을찐저
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Ve ham, som søger ublu Vinding til sit Hus for at bygge sin Rede højt og redde sig fra Ulykkens Hånd.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Wee hun die rijk worden op slinkse wijze; die proberen te leven buiten bereik van gevaar.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!הוי בצע בצע רע לביתו לשום במרום קנו להנצל מכף רע׃
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!ويل للمكسب بيته كسبا شريرا ليجعل عشّه في العلو لينجو من كف الشر.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為 本 家 積 蓄 不 義 之 財 、 在 高 處 搭 窩 、 指 望 免 災 的 有 禍 了
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為本家 積蓄不義之財 、 在 高處 搭窩 、 指望 免災 的 有禍了
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Aber für jedes Desaster, dass wir hatten, fand der Marathon einen Weg Menschen zusammenzubringen.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Ale i když se na nás valila pohroma, maraton nalezl způsob, jak přivést lidi zase dohromady.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Ale po każdej katastrofie maraton ponownie łączył biegaczy.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.하지만 우리가 겪은 모든 재난에도 불구하고 마라톤은 사람들을 또 다시 뭉치게 했습니다.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.La fiecare dezastru pe care-l aveam, maratonul găsea noi metode de a ne uni.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Maar welk drama we ook meemaakten, de marathon bracht ons telkens weer bij elkaar.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Mais malgré chaque désastre que nous avons connu, le marathon a réussi à réunir les gens.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Ma per ogni disastro che avevamo, la maratona ha trovato il modo per far riunire le persone.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Mas por cada desastre que tivemos, a maratona encontrou maneiras de unir as pessoas.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Men for hver katastrofe vi havde, fandt maratonløbet veje til at bringe folk sammen.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.Men för varje katastrof vi fick så fann vårt maraton sätt att föra människor tillsammans.