Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Azt mondta: "Egyre növekszik a veszélye annak, hogy egy katasztrófa eltörli az Életet a Földön...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Dia berkata, "Resiko kehidupan di Bumi akan terhapuskan oleh bencana semakin meningkat ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Han sa, "Att leva på jorden är en ständigt ökande risk för att utplånas av en katastrof ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.그가 말하길, "지구에서의 삶은 재앙으로 인해 휩쓸려 가버릴 위험이 항상 증가하는 상태에 있다.
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vida en la tierra sufre un riesgo cada vez mayor de ser eliminada por un desastre...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vie sur Terre risque de plus en plus d'être anéantie par un désastre...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vita sulla Terra corre un crescente rischio di essere spazzata via da un disastro...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Ông nói, "Cuộc sống trên Trái Đất đang ngày càng nguy hiểm bởi thiên tai hoành hành...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Powiedział: "Życie na Ziemi jest stale zagrożone wyginięciem. Powiedział:
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Viaţa pe Pǎmânt este din ce în ce mai periclitatǎ" de un dezastru ce o poate distruge...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Život na Zemi je ve stále větším nebezpečí, že bude smeten pohromou...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Η ζωή στη Γη διατρέχει διαρκώς αυξανόμενο κίνδυνο να αφανιστεί λόγω κάποιας καταστροφής...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Життю на Землі загрожує все наростаючий ризик знищення стихійним лихом ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Он сказал, "Жизни на Земле грозит все нарастающий риск уничтожения бедствием...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Той каза, "Животът на Земята е непрекъснато повишаващ се риск, да бъдеш унищожен от някакво бедствие ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.הוא אמר, "החיים על כדור הארץ נמצאים בסכנה מתמדת של השמדה בשל אסון...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.قال "ان الحياة في الأرض في خطر متزايد مهددة بالمحو بفعل الكوارث...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.確率がどんどん増えている 私は、人類は宇宙へ行く以外には未来がないと思っている
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Älä tule minulle peljätykseksi, sinä, minun turvani onnettomuuden päivänä.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Bliv ikke en Rædsel for mig, du min Tilflugt på Ullykkens Dag.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.De aceea, nu fi o pricină de groază pentru mine, căci Tu eşti scăparea mea în ziua nenorocirii!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.HERE, laat mij nu niet in de steek! U alleen bent mijn hoop.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.주는 내게 두려움이 되지 마옵소서 재앙의 날에 주는 나의 피난처시니이다
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Não me sejas por espanto; meu refúgio és tu no dia da calamidade.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne bodi mi za strah, pribežališče moje si ob dnevi nesreče!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nebudiž mi k strachu, útočiště mé jsi v čas trápení.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nebuď mi na zdesenie, lebo veď ty si mojim útočišťom v deň zlého.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne légy nékem rettentésemre: reménységem vagy te a háborúság napján!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne sois pas pour moi un sujet d`effroi, Toi, mon refuge au jour du malheur!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ngài là nơi ẩn náu của tôi trong ngày hoạn nạn, xin chớ làm cớ cho tôi kinh khiếp!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ngài là nơi ẩn_náu của tôi trong ngày hoạn_nạn , xin chớ làm cớ cho tôi kinh khiếp !
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nie bądźże mi na postrach; tyś nadzieja moja w dzień utrapienia.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.No me causes terror; tú eres mi refugio en el día del mal
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Non essere per me causa di spavento, tu, mio solo rifugio nel giorno della sventura
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Så bliv då icke till skräck för mig; du som är min tillflykt på olyckans dag.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Sei du nur nicht schrecklich, meine Zuversicht in der Not!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Vær ikke til forferdelse for mig! Du er min tilflukt på ulykkens dag.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Μη γεινης εις εμε τρομος συ εισαι η ελπις μου εν ημερα συμφορας
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Не бивай ужас за мене; Ти си мое прибежище в злощастен ден.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Не будь страшен для меня, Ты – надежда моя в день бедствия.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.אל תהיה לי למחתה מחסי אתה ביום רעה׃
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.لا تكن لي رعبا. انت ملجإي في يوم الشر.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.不 要 使 我 因 你 驚 恐 . 當 災 禍 的 日 子 、 你 是 我 的 避 難 所
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.不要 使我 因 你 驚恐.當災禍 的 日子 、 你 是 我 的 避難所
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu.Internet a créé tous ces outils pour réprimer, espionner, et contrôler ce que nous disons".
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu.Internet ha creato tutti questi strumenti per reprimere e spiare, per controllare quel che diciamo.
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu.la internet creó todas estas herramientas para perseguirte y espiarte y controlar lo que decimos.
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu.Интернет создал все эти инструменты для взлома вниз и шпионаж, и контроля, что мы говорим.
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu..وكل شيء سيكون مذهلا .أو كل شيء مريع .خلقت الإنترنت كل أدوات التعقب والملاحقة هذه
Diđeri, her ţey felaket durumda, internet bizi gözetlemeleri ve baský kurmalarý için bir çok aygýt sundu.インターネットがクラックやスパイ用のツール群を作り出し、 私たちの発言を統制している。 そしてこれは2つとも正しい、そうでしょう?
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Ascultaţi acum voi, bogaţilor! Plîngeţi şi tînguiţi-vă, din pricina nenorocirilor, cari au să vină peste voi.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.A vous maintenant, riches! Pleurez et gémissez, à cause des malheurs qui viendront sur vous.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Dejte torej vi, bogatini, jokajte in javkajte nad bedami, ki vas zadenejo.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Eia agora, vós ricos, chorai e pranteai, por causa das desgraças que vos sobrevirão.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.E ora a voi, ricchi: piangete e gridate per le sciagure che vi sovrastano
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hỡi anh em là kẻ giàu có! Hãy khóc lóc, kêu la, vì cớ hoạn nạn sẽ đổ trên anh em.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hỡi anh_em là kẻ giàu_có ! Hãy khóc_lóc , kêu_la , vì cớ hoạn_nạn sẽ đổ trên anh_em .
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hören nu, I rike: Gråten och jämren eder över det elände som skall komma över eder.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.들으라 부한 자들아 너희에게 임할 고생을 인하여 울고 통곡하라
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Kuulkaa nyt, te rikkaat: itkekää ja vaikeroikaa sitä kurjuutta, joka on teille tulossa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod