Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.왜? 직원들 입장에서는 엄청난 재앙이거든요. 월급을 안줬으면 3천명이 사는 그 "동네"입장에서도 재앙이었을거고요.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.De ce? Pentru că ar fi fost un dezastru pentru ei şi pentru comunitate dacă i-ar fi concediat.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Dlaczego? Ponieważ katastrofą dla nich i dla społeczności byłoby ich zwolnienie.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Fordi det ville have været en katastrofe for dem og for samfundet, hvis han havde fyret dem.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Kenapa? Karena akan jadi musibah bagi para karyawan dan bagi masyarakat jika ia memberhentikan mereka.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Mert katasztrofális lett volna a számukra és a közösségnek is, ha utcára teszi őket.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Omdat het een ramp voor hen en voor de gemeenschap zou zijn geweest als hij ze ontslagen had.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Perché? Perché sarebbe stato un disastro per loro e per la comunità se lui li avesse licenziati.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Porque habría sido un desastre para ellos y para la comunidad si los dejaba ir.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Pourquoi? Parce que cela aurait été un désastre pour eux et pour la communauté s'il les avait licenciés.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Prečo? Pretože by to bola katastrofa pre nich a pre tú komunitu, keby ich bol všetkých prepustil.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Protože by to bylo katastrofou pro ně a pro obec, kdyby je propustil.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Tại sao ?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Varför? För att det hade varit katastrofalt för dem och för hela samhället om de hade fått sparken.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Warum?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Γιατί; Επειδή θα ήταν καταστροφικό γι' αυτούς και για την κοινότητα, εάν τους απέλυε.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Защо? Защото иначе щеше да е катастрофално за тях и за обществото, ако трябваше да ги уволни.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Потому что иначе у них и всего сообщества случилась бы катастрофа.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Чому?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.لماذا؟ لأنها كانت ستصبح كارثة لهم وللمجتمع إذا سرحهم من العمل.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.コミュニティ全体への打撃も大きいからです 「私たちの会社は金融街の連中にとって以前ほど書面上の価値はないかもしれない」
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Boć znagła powstanie zginienie ich, a upadek obydwóch któż wie?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Căci deodată le va veni pieirea, şi cine poate şti sfîrşitul amîndorora! -
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Car soudain leur ruine surgira, Et qui connaît les châtiments des uns et des autres?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Denn ihr Verderben wird plötzlich entstehen; und wer weiß, wann beider Unglück kommt?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?for ulykken kommer brått over dem, og ødeleggelsen fra dem begge [Gud og kongen.] -- hvem kjenner den?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?kajti hipoma vstane njih nesreča, in kdo ve, kakšen bode konec njih let?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?대저 그들의 재앙은 속히 임하리니 이 두 자의 멸망을 누가 알랴
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Lebo náhle povstane ich zkaza, a pomsta ich oboch, kedy dohrmí, kto zná?!
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Mert hirtelenséggel feltámad az õ nyomorúságok, és e két rendbeliek büntetését ki tudja?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Nebo v náhle nastane bída jejich, a pomstu obou těch kdo zná?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?perché improvvisa sorgerà la loro vendetta e chi sa quale scempio faranno l'uno e l'altro
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Porque de repente se levantará a sua calamidade; e a ruína deles, quem a conhecerá?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Porque su calamidad surgirá de repente, y el castigo que procede de ambos, ¡quién lo puede saber
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Sillä yhtäkkiä tulee heille onnettomuus, tuomio - kuka tietää milloin - toisille niinkuin toisillekin.
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Ty plötsligt skall ofärd komma över dem, och vem vet när deras år få en olycklig ände? ----
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Vì sự tai họa của chúng xảy đến thình lình; Và ai biết sự phá hại của người nầy người kia?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Vì sự tai_họa của chúng xảy đến thình_lình ; Và ai biết sự phá_hại của người nầy người kia ?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Want zij zullen onverwacht vernietigd worden en wie weet welke straf hun wacht?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?διοτι η συμφορα αυτων θελει επελθει εξαιφνης και τις γνωριζει αμφοτερων τας τιμωριας;
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?Защото бедствие ще се издигне против тях внезапно, И кой знае какво наказание ще им се наложи и от двамата?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?потому что внезапно придет погибель от них, и беду от них обоих кто предузнает?
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?כי פתאם יקום אידם ופיד שניהם מי יודע׃
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?لان بليتهم تقوم بغتة ومن يعلم بلاءهما كليهما
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?因 為 他 們 的 災 難 、 必 忽 然 而 起 . 耶 和 華 與 君 王 所 施 行 的 毀 滅 、 誰 能 知 道 呢
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?因為 他 們的災難 、 必 忽然 而起 . 耶和華 與 君王 所 施行 的 毀滅 、 誰 能 知道 呢
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Изправени сме пред безпрецедентен мащаб, като брой, на бедствия.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Čelíme bezprecedentnímu množství různorodých pohrom.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Estamos enfrentando una cantidad de desastres a una escala sin precedentes.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.우리는 끔찍한 재해에 시달리고 있고
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Mamy do czynienia z bezprecedensową skala liczby katastrof.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Ne confruntăm cu un număr fără precendent de dezastre.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Nous faisons face à un nombre de désastres sans précèdent.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.We worden geconfronteerd met rampen op een schaal zonder voorgaande.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Wir sehen uns einer nie dagewesenen Skala von Katastrophen gegenüber.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.Мы сталкиваемся с беспрецедентным количеством различных бедствий.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.אנו עומדים בפני מספר חסר תקדים של אסונות.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.أننا نواجه لم يسبق له مثيل عدد من الكوارث.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.気候問題もあり 人権問題 そして疫病
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."A vida na Terra corre um risco cada vez maior de ser extinta por um desastre.