Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, dünya çapında müdahalenin bir felaket olduğu anlamına gelmiyor.وهذا لايعني أن كل " التدخلات " التي جرت حول العالم كانت كارثية
Bu, dünya çapında müdahalenin bir felaket olduğu anlamına gelmiyor.我们对这点 不够敏感。
Bu, dünya çapında müdahalenin bir felaket olduğu anlamına gelmiyor.戦争介入が悪いという意味ではないのです。 そうではありません。
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.그것은 자유롭게 이용할 수 있는, 바로 저기 놓여진 그러나 우리가 기꺼이 눈을 감은 정보로부터 옵니다.
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.הן קורות מתוך מידע קיים, הזמין לכולם, אבל שאנו ביודעין מתעלמים ממנו,
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.بل تأتي من المعلومات المتاحة بحرية، لكننا نغض البصر عنها عمدًا،
Bu felaketler çoğunlukla serbestçe ulaşabileceğimiz fakat kasten görmezden geldiğimiz bilgilerden doğar.その情報が生まれる対立を処理できない 処理したくないと 我々が意識的に目をそむけたことに
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Algunos están relacionados con el clima, con los derechos humanos, epidemias.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Certains sont liés au climat, aux droits de l'homme, des épidémies.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.기후성 전염병 기타 재해로 인권문제도 초래됩니다.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Manche sind wetter- und menschenbezogene Epidemien.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Některé z nich souvisejí s počasím, jiné způsobili lidé, epidemie.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Niektóre z nich są związane z pogodą, prawami człowieka, epidemiami
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Sommige komen door het weer, anderen gaan om mensenrechten, ook epidemieën.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Некоторые из них связаны с погодой, некоторые с правами человека, эпидемиями.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.Някои са свързани с времето, с човешките права, с епидемии.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.חלקם קשורים לאקלים, זכויות אדם, מגיפות.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.بعض متصلة بالطقس، ومتعلقة بحقوق الإنسان، والأوبئة.
Bu felaketlerin kimisi iklimle, kimisi insan haklarıyla ilgili ve salgınlar.新しく出現しつつある疫病の前では H5N1や鳥インフルエンザは
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Apropos, chestiile astea sunt foarte toxice.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Au fait, ces trucs sont extrêmement toxiques.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Die dingen zijn trouwens verschrikkelijk giftig.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Egyébként rendkívül mérgezőek.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.그나저나, 이 분출물들은 지독하게 독성이 강합니다.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.lo que arrojan es muy tóxico, por cierto.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Mimochodem, je to jedovaté jak peklo.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Mimochodom, je to extrémne toxické.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Nhân tiện chất liệu này rất độc
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.To toksyczne wydzieliny.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Tra l'altro, questa roba è tossica da morire.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Übrigens ist das Zeug hochgiftig.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Το υλικό αυτό είναι τοξικό σαν την κόλαση.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Между другото, това е свръхотровно вещество.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.Это вещество чертовски токсично, между прочим.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.הדבר הזה הוא רעיל מאד, דרך אגב.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.هذه الاشياء هي سامة كما الجحيم ، بالمناسبة.
Bu, felaket zehirli bir şey bu arada.これを海に廃棄する許可は降りないでしょうね
Bu gerçekten... bir felaket.Esto es... Una catástrofe.
Bu gerçekten... bir felaket.Это просто... Просто... Катастрофа.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Byliśmy pierwszą komercyjną flotą lotniczą, która otrzymała zgodę na loty w strefie klęski żywiołowej.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Fummo la prima flotta commerciale di aeroplani ad andare nella zona del disastro.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Wir waren die erste privatwirtschaftliche Flugzeugflotte, die in die Katastrophenzone fliegen durfte.
Bu Katrina'dan sonrası. Felaket alanını belirgin hale getirmek için izin verilen ilk ticari hava filosuyduk.Зразу після урагану Катріна наша повітряна флотилія отримала перший комерційний дозвіл літати над зоною лиха.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Acesta este o catastrofă care se poate repeta.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Bencana ini tinggal menunggu waktu terjadi lagi.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Deze ramp staat opnieuw te gebeuren.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Diese Katastrophe wird wieder passieren.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Esta catástrofe podría ocurrir nuevamente.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Esta é uma catástrofe à espera de tornar a acontecer.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket. Fakat çok az dikkat verilen bir konu.C'est une catastrophe qui peut se reproduire à nouveau, à laquelle on accorde très peu d'attention.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.다시 발생할 수 있는 재앙이지만,
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Questa è una catastrofe che sta per accadere di nuovo.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Ta katastrofa lada chwila się powtórzy.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Αυτή είναι μια καταστροφή που αναμένεται να συμβεί ξανά.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.Това е катастрофа, чакаща да се случи отново.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.זו קטסטרופה שעומדת להתרחש שוב.
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.ومن المتوقع أن تتكرر تلك المأساة ثانيًا
Bu meydana gelmesi beklenen bir felaket.にもかかわらずほとんど注目されていません
Bundan 225 yıl önce yaşandı. İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Cela s'est passé il y a 225 ans.
Bundan 225 yıl önce yaşandı. İşin doğrusu, bu Princeton için korkunç bir felaketti.Это случилось 225 лет назад, и было ужасной катастрофой для Принстона.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
felaket ile cümle - Sayfa 26 - felaket kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App