Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.De repente me di cuenta que nos encaminamos al desaste.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Dintr-odată mi-am dat seama că ne îndreptăm spre dezastru.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Ik besefte ineens dat we afstevenen op een ramp.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Improvvisamente ho realizzato che stavamo andando incontro a un disastro.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.J'ai soudain réalisé que nous nous dirigeons vers un désastre.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Jeg indså pludselig, at vi stiler mod en katastrofe.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.저는 갑자기 우리 모두가 재앙으로 가고 있다는 것을 깨달았아요.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Nagle uświadomiłem sobie, że zmierzamy w stronę katastrofy.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Plötzlich wurde mir bewusst, dass wir auf eine Katastrophe zusteuern.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Tiba-tiba saya menyadari bahwa kita menuju malapetaka.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Tôi đột nhiên nhận ra chúng ta đang tiến thẳng đến 1 tai hoạ
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Ξαφνικά συνειδητοποίησα ότι οδεύουμε στην καταστροφή.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Внезапно осъзнах, че сме тръгнали към катастрофа.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Я вдруг понял, что мы на краю катастрофы.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.Я раптом зрозумів, що ми на порозі катастрофи.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.פתאום הבנתי שאנחנו מתקדמים לעבר אסון.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.أدركت فجأة أننا نتجه نحو كارثة.
Bir anda bir felakete yaklaştığımızı fark ettim.私の次回作は"Paani"という題名です
Bir felakete neden oldum bu yüzden büyükbabamı görmeliyim.Mivel bajt okoztam, találkoznom kell nagyapával.
Bir felakete neden oldum bu yüzden büyükbabamı görmeliyim.Επειδή προκάλεσα προβλήματα, πρέπει να συναντήσω τον παππού μου.
Bir felakete neden oldum bu yüzden büyükbabamı görmeliyim.بما انني تسببت بهذا , يجب علي رؤية جدي
Bir felaket sonrasındaفي أعقاب الكوارث
Bir felaket sonrasındaفي أعقاب وقوع كارثة
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Първият шок болял адски.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.המכה הראשונה כואבת בטירוף.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.فكانت الصعقة الاولى مؤلمة جداً
Birinci şok felaket biçimde acıtır.2回目も同じくらい痛く
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Az első sokk pokolian fáj.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Cú sốc đầu tiên đau như trời giáng.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.De eerste schok doet enorm pijn.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Den första stöten gör ont som fan.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Der erste Schock tut wahnsinnig weh.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Det første chok gør fandens ondt.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Ensimmäinen shokki sattuu perkeleesti.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Kejutan pertama terasa sangat sakit.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.첫번째 자극은 마치 지옥같았습니다
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La première décharge, c'est l'enfer.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La prima scossa causa un dolore insopportabile.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.La primer descarga duele muchísimo.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.O primeiro choque dói como o inferno.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Pierwszy wstrząs boli jak diabli.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Primul șoc doare îngrozitor.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Prvi elektrošok je bolel kot hudič.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.První šok bolí neskutečně moc.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Prvý šok pekelne bolí.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Το πρώτο ηλεκτροσόκ πονάει φοβερά.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Первый удар был чертовски болезненным.
Birinci şok felaket biçimde acıtır.Перший удар до біса болісний.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Bude těžké vyhnout se katastrofám v následujících staletích, a to nemluvím o dalších tisících a miliónech let.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Khó có thể tránh được thảm họa trong vài trăm năm tới, chưa kể tới vài nghìn hoặc vài triệu.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.다음 수백 년간 재앙을 피하는 것은 매우 어려운 일이 되었습니다 다음 수천 년, 수만 년의 일은 제쳐두고서라도 말이죠
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Nehéz lesz elkerülni a katasztrófát az elkövezkezendő néhány száz, még inkább az ezer vagy millió évben.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Será muy difícil evitar el desastre en los próximos 100 años, sin contar los próximos 1.000 o 1.000.000.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Будет очень трудно избежать катастрофы в следующие сто лет, не говоря уже о следующей тысяче или миллионе лет.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.יהיה קשה להימנע מאסון במאה השנים הבאות, שלא לדבר על אלף או מיליון השנים הבאות.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.سيكون من الصعب تفادي أي كارثة في المئة سنة القادمة ولن أقول الأف أو المليون سنة القادمة.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.十分ではないだろう 数千年 数百万年については考えないにしても
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Am zburat deasupra zonei, am făcut poze, am trimis oameni, am pozat interioare, zone distruse.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Berepültük a területet. Rögzítettük a képeket. Embereket küldtünk oda.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Chúng tôi bay trên khu vực, chụp ảnh nó, gửi người tới đó, chụp ảnh vùng bên trong, vùng bị thảm họa.