Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?To Ting timedes dig hvo ynker dig vel? Vold og Våde, Hunger og Sværd - hvo trøster dig?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Toto dvé tě potkalo, (kdo tě politoval?) zpuštění a setření, hlad a meč. Kdo tě potěšoval?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Toto dvoje ťa stihlo, kto ťa poľutoval? Spustošenie a skrúšenie, hlad a meč, kto ťa potešil?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Двете тия беди те сполетяха, - Кой ще те пожали? Разорение и погибел, глад и нож, - Как да те утеша?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?Тебя постигли два бедствия , кто пожалеет о тебе? – опустошение и истребление, голод и меч: кем я утешу тебя?
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?שתים הנה קראתיך מי ינוד לך השד והשבר והרעב והחרב מי אנחמך׃
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?اثنان هما ملاقياك. من يرثي لك. الخراب والانسحاق والجوع والسيف. بمن اعزيك.
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?荒 涼 、 毀 滅 、 飢 荒 、 刀 兵 、 這 幾 樣 臨 到 你 、 誰 為 你 舉 哀 . 我 如 何 能 安 慰 你 呢
Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?荒涼 、 毀滅 、 飢荒 、 刀兵 、 這幾樣臨 到 你 、 誰為 你 舉哀 . 我 如何 能 安慰 你 呢
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.(90:10) не приключится тебе зло, и язва не приблизится к жилищу твоему;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Aucun malheur ne t`arrivera, Aucun fléau n`approchera de ta tente.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.de aceea nici o nenorocire nu te va ajunge, nici o urgie nu se va apropia de cortul tău.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Der times dig intet ondt, dit Telt kommer Plage ej nær;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Ei kohtaa sinua onnettomuus, eikä vitsaus lähesty sinun majaasi.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Es wird dir kein Übel begegnen, und keine Plage wird zu deiner Hütte sich nahen.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Ingen olycka skall vederfaras dig, och ingen plåga skall nalkas din hydda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.intet ondt skal vederfares dig, og ingen plage skal komme nær til ditt telt.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.화가 네게 미치지 못하며 재앙이 네 장막에 가까이 오지 못하리니
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Maka engkau tak akan kena bencana, rumahmu tak akan kena ditimpa malapetaka
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nem illet téged a veszedelem, és csapás nem közelget a sátorodhoz;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.nenhum mal te sucederá, nem praga alguma chegará � tua tenda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai họa gì xảy đến ngươi, Cũng chẳng có ôn-địch nào tới gần trại ngươi.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai_họa gì xảy đến ngươi , Cũng chẳng có ôn - địch nào tới gần trại ngươi .
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.neprihodí sa ti nič zlého, ani sa nijaký úder nepriblíži tvojmu stánu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nepřihodí se tobě nic zlého, aniž se přiblíží jaká rána k stánku tvému.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.ne zadene te nesreča nobena in šiba se ne približa šatoru tvojemu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nie spotka cię nic złego, ani jaka plaga przybliży się do namiotu twego.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.non ti potrà colpire la sventura, nessun colpo cadrà sulla tua tenda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.no te sobrevendrá mal, ni la plaga se acercará a tu tienda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Tegenslag zal u niet treffen en ziekten zullen ver van u blijven.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.δεν θελει συμβαινει εις σε κακον, και μαστιξ δεν θελει πλησιαζει εις την σκηνην σου.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Затова няма да те сполети никакво зло, Нито ще се приближи язва до шатъра ти.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.לא תאנה אליך רעה ונגע לא יקרב באהלך׃
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.‎لا يلاقيك شر ولا تدنو ضربة من خيمتك‎.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍 患 必 不 臨 到 你 、 災 害 也 不 挨 近 你 的 帳 棚
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍患 必不臨 到 你 、 災害 也 不 挨近 你 的 帳棚
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Abbiamo chiesto loro di stimare la probabilità di sperimentare in vita loro eventi terribili.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Azt kértük, becsüljék meg annak a lehetőségét, hogy bizonyos rémes események bekövetkeznek az életükben.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.I-am rugat să îşi estimeze probabilitatea de a experimenta diverse evenimente teribile în cursul vieţii.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.사람들에게 인생에서 안좋은 일을 경험할 가능성을 예상해보라고 해보았습니다.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Les pedimos que calcularan sus posibilidades de experimentar en sus vidas una serie de terribles situaciones.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Nous leur avons demandé d'estimer la probabilité de vivre différents évènements terribles dans leur vie.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Pedimos-lhes que estimassem a sua probabilidade de passar por várias situações terríveis na vida.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Poprosiliśmy, aby ocenili prawdopodobieństwo doświadczenia różnych życiowych dramatów.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Požádali jsme je o odhad pravděpodobnosti, že zažijí během svého života strašné věci.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Požiadali sme ich, aby odhadli pravdepodobnosť, že vo svojom živote zažijú rôzne hrozné udalosti.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Vi bad dem att föreställa sig sannolikheten att drabbas av olika fruktansvärda händelser.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Vi bad dem om at evaluere deres sandsynlighed for at opleve forskellige forfærdelige begivenheder i deres liv.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.We vroegen ze om te schatten wat de kans was op het beleven van verschillende vreselijke scenario's.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Τους ζητήσαμε να υπολογίσουν τις πιθανότητές τους να ζήσουν διάφορα τρομερά γεγονότα στη ζωή τους.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Ми просили їх оцінити ймовірність різних жахливих подій в їхніх життях.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Мы попросили их оценить вероятность того, что в их жизни произойдёт что-то ужасное.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Помолихме ги да оценят вероятността от преживяване на ужасни събития през живота им.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.ביקשנו מהם להעריך את הסבירות שיחוו אירועים נוראיים בחייהם.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.طلبنا منهم أن يقدروا إمكانية خوضهم مختلف الأحداث المؤلمة في حياتهم.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.確率を推定してもらいました 例えば 癌を患う確率はどれくらいでしょうか?
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Érje õt romlás váratlanul, fogja meg hálója, a melyet kivetett, essék belé a veszedelembe.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Ik hoop dat zij zonder het te merken, zelf omkomen. Dat zij in hun eigen kuil zullen vallen.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.멸망으로 졸지에 저에게 임하게 하시며 그 숨긴 그물에 스스로 잡히게 하시며 멸망 중에 떨어지게 하소서
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Lad Undergang uventet ramme ham, lad Garnet, han satte, hilde ham selv, lad ham falde i Graven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod