BBC'ye göre, sağlık bakanı vekili olayın "ülkenin futbol tarihindeki en büyük felaket" olduğunu iddia etti.USA Vietnami-poliitika toetamine oli Milibandi sõnul "Tööpartei ajaloo kõige häbiväärsem peatükk".
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.Aastal 1986 toimus Tšornobõli tuumakatastroof Ukrainas.
Bu savaş Konfederasyon Devletleri Ordusu için en kötü felaketlerden biri oldu.See ühendatud laager oli üks suuremaid konföderatsiooni sõjaväelaagreid.
(2007) 2000'ler dünya tarihinde yıkıcı felaketler yaşanan bir onyıl olmuştur.2007. aastat loetakse pöördeliseks ajaks tsivilisatsiooni ajaloos.
Böylece birliklerin büyük kısmı için sonuç, bir felakete doğru yöneldi.Nii kasotasid paljud senaatorite suguvõsad suure osa oma maavaldustest.
Göbü bu sebepten dolayı devamlı sel felaketleri ile karşılaşmaktadır.Põhjuseid seovad tagajärgedega pidevad põhjuslikud rajad.
Bunun yanında 2015 yapımı felaket filmi San Andreas'ta Dwayne Johnson ile birlikte rol aldı.Järgmisel aastal oli tal juhtiv roll Blake Gainesina katastroofifilmis "San Andreas", koos Dwayne Johnsoniga.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.지능 지수는 12포인트 떨어졌죠 악몽이었습니다 오랑우탄과 사람 모두에게요
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Az IQ-juk 12 pontot romlott. Szörnyű volt az orángutánoknak és embereknek egyaránt.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Copiii au pierdul 12 puncte IQ. Un dezastru pentru toti, urangutani si oameni.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Foi um desastre para os orangotangos e pessoas.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Ils ont perdu 12 points de Q.I; c'était un désastre pour les orangs-outans et les gens.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Mereka kehilangan 12 poin IQ, benar-benar malapetaka bagi orangutan dan manusia.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Nó là một thảm họa cho đười ươi và con người.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Perdieron 12 puntos de CI, un desastre para orangutanes y personas.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Persero 12 punti in QI; fu un disastro per gli orango e per la gente.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Sie verloren 12 IQ Punkte, es war ein Desaster, für die Orang-Utans und die Menschen.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Straciły po 12 punktów IQ. To była katastrofa dla orangutanów i dla ludzi.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Ze verloren 12 IQ-punten; het was een ramp voor orang-oetans en mensen.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Ztratili 12 IQ bodů... byla to katastrofa jak pro orangutany tak pro lidi.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.Децата загубиха 12 IQ (Коефициент за Интелигентност) точки; беше бедствие за орангутаните и хората.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.У них на 12 баллов снизился коэффициент умственного развития, для людей и орангутангов это была катастрофа.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.הם איבדו 12 נקודות IQ, זה היה אסון
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.لقد فقدوا 12 نقطة ذكاء ؛ فقد كانت كارثة لإنسان الغاب واللناس.
12 IQ puanı kaybettiler; tam bir felaketti hem orangutanlar hem de insanlar için.オラウータンにも住民にも。 火災に対処することが最も重要になるのです。
150, tamam. 160, tamam. 200, uzay istasyonu için felaket olur.150 OK, 160 OK, 200 schlecht, Desaster für MlR-Raumstation.
150, tamam. 160, tamam. 200, uzay istasyonu için felaket olur.Ha viszont 200, az katasztrófa űrállomásnak.
160, tamam. 200, uzay istasyonu için felaket olur.Două sute, mare dezastru pentru staţia spaţială.
160, tamam. 200, uzay istasyonu için felaket olur.واحد وستين مائتان كارثة سيئة للمحطة الفضائية
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.1994-ben volt egy nagy katasztrófa Ruandában, Afrikában.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.1994, đã có một thảm họa lớn ở Rwanda, châu Phi.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.1994년에, 아프리카 르완다에 아주 큰 재난이 있었죠.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.1994 rådde en akut kris i Rwanda i Afrika.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.Em 1994, houve um grande genocídio no Ruanda, em África.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.En 1994 hubo un gran desastre en Ruanda, áfrica.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.En 1994, il y a une catastrophe terrible au Rwanda, en Afrique.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu. İki kabile, Hutu ve Tutsi, birbirleriyle savaştılar.Bei dem großen Desaster 1994 in Ruanda, Afrika, bekämpften sich die Bevölkerungsgruppen der Hutu und Tutsi.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.În 1994 a fost dezastrul din Ruanda, Africa.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.In 1994 was er een grote ramp in Rwanda, Afrika.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.Nel 1994 c'è stato un grande disastro in Ruanda, in Africa.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.Tahun 1994, ada bencana besar di Rwanda, Afrika.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.To 1994, έγινε μια μεγάλη καταστροφή στη Ρουάντα, στην Αφρική.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.V roku 1994 bol v africkej Rwande veľký konflikt.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.W 1994 r. w Ruandzie nastąpiła tragedia.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.В 1994 году большая катастрофа произошла в Руанде, в Африке.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.През 1994 г., имаше голямо бедствие в Руанда, Африка.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.У 1994 році сталося велике лихо в Руанді, в Африці.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.ב-1994 היה אסון גדול ברואנדה, אפריקה.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.عام 1994، كان هناك كارثة كبيرة في رواندا، أفريقيا.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu.フツとツチの2つの種族が 武力衝突し
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.2001-ben borzalmas éhínséget éltünk át.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.2001년인데요. 그때 우리는 끔찍한 기근을 겪었습니다.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.5か月もしないうちにマラウィ人みんなが餓死し始めました
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.Em 2001 passámos por uma terrível fome.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.En 2001 experimentamos una terrible hambruna.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.En 2001, nous avons connu une terrible famine.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.I 2001 oplevede vi en frygtelig hungersnød.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.Im Jahr 2001 erlebten wir eine fürchterliche Hungersnot.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.În 2001 a fost o foamete grozavă.
2001'de felaket bir kıtlık yaşadık.In 2001 leden we onder een verschrikkelijke hongersnood.