Mu kıtası felakete kurban gitti.Mangkubumen untuk korban kecelakaan.
Kur'an bu felakete Arim Seli olarak değinir.Namun begitu, perbedaan tersebut belum sampai mendistorsi Al-Quran.
Bütün o yangınlardan ve harp felaketlerinden sonra hepsi bir hayal oldu."Lalu banjir, kebakaran dan gempa bumi akan terjadi."
Bakınız Oksijen Felaketi.Lihat oksidasi diol.
Ayrıca 1996 yılında felaket filmi Daylight'da babası ile ikinci kez sinema filminde rol aldı.Dia juga bermain bersama ayahnya dalam film Daylight pada tahun 1996.
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."Kelaparan ini menyebabkan 43 juta orang meninggal. (bantuan)
Bu bir felaket filmi değil.Ini bukan krisis sandera.
Şehir 2008 yılındaki yoğun yağışlar nedeniyle bir sel felaketi geçirdi.Syibam rusak parah akibat banjir pada tahun 2008.
Bu felaketten dolayı bir milyondan fazla insan ölmüştür.Lebih dari satu juta orang dideportasi akibat kebijakan tersebut.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Dua bencana menyerang kota ini pada pertengahan 1800-an.
Aynı yıl uğranılan bir başka fırtına felaketinde, donanmanın hemen hemen kalan tüm gemiler batmıştır.Setelah terlambat selama 1 bulan karena badai, hampir semua kapal yang dijanjikan tidak tiba.
"Birçok felaketimiz var ama bin yıldır da bir aradayız".Konon pertarungan ini terjadi ribuan tahun yang lalu dan memakan waktu ribuan tahun pula.
Bu durum da felaketle sonuçlanan salgınların ortaya çıkmasına neden olmuştur.Kejadian inilah yang mengakibatkan kepribadian jahatnya muncul.
Bu bir felaket filmi değil.Đó không phải là một bộ phim thảm họa.
Gemide geçirdiği zamanı anlatır ve Jack'ten felaketten beridir ilk kez bahseder.Bà kể lại câu chuyện về những ngày bà ở trên tàu, và là người đầu tiên nhắc tới Jack kể từ sau thảm kịch.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.Kế hoạch phòng thủ của Ba Lan hoàn toàn bị phá sản.
Bakınız Oksijen Felaketi.Chất khử bị oxy hóa.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Trong những năm 1800, hai thảm họa đã giáng xuống phố.
Aynı generaller bunun bir felakete yol açacağından emindiler.Kẻ sĩ nước Tấn cho rằng việc này sẽ gây ra loạn lạc.
Felaketin Londra'ya ve Londra halkına etkileri oldukça ağır olmuştur.Chuyến đi qua tuyến Rotterdam và London gặp nhiều khó khăn.
Felaket bir sezon geçirdi.Khép lại một mùa giải ấn tượng của anh.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Những hư từ trong trường hợp này được gọi là các chứng tố.
Fransız tarafında Wissembourg felaketinden sonra planlama önemli bir şey oldu.Về phía quân Pháp, việc lên kế hoạch sau trận thảm bại tại Wissembourg trở thành vấn đề sinh tử.
1920-21 kuraklığı bu felaketi derinleştirdi.Cuộc Đại khủng hoảng kinh tế 1929-1933 đã khoét sâu mâu thuẫn này.
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."“Trận lũ làm hơn 40 người chết diễn ra như thế nào”.
Hindistan'da Bhopal felaketi meydana geldi.Thủ phủ huyện Bhopal đóng ở Bhopal.
Yeryüzünde felaketlere neden olur.Sự thịnh vượng khiến cho đất này gặp tai họa.
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.またこの番付記載のみの場所も負け越しには数えない。
Havacılık tarihinin en büyük felaketinde 583 kişi öldü.死者583人を出す史上最悪の航空事故となった。
Bunlardan bir tanesi bugünkü dünyadan önce yaşanmış ve hepsi felaketle sonlanmış dört çağ olduğunu belirtir.それによれば、現在の世界の前には4つの時代があり、それぞれ大災害によって終焉を迎えたとされる。
Ancak bu görev neredeyse bir felaketle sonuçlandı.しかしこのミッションは寸前のところで大惨事に終わるところだった。
Her zaman felaketleri düşünmemek gerek.常に感情を表に出さない。
1920-21 kuraklığı bu felaketi derinleştirdi.1920年から1921年にかけて発生した旱魃が事態を更に悪化させた。
Bakınız Oksijen Felaketi.酸素の発見者。
İddiası "Endüstriyel devrim ve getirdikleri insan ırkı için bir felaket olmuştur" şeklindeydi.「産業革命とその帰結は、人類に大きな災いをもたらしている」。
Eyaletteki en yıkıcı sel felaketi 1997 yılında meydana gelmiştir.東部で最も大きな被害をもたらした洪水は1997年のものだった。
İkinci dönemde, tufanla insanoğlunun uğradığı felaket vurgulanır.この第二の苦の中に、人間が一般に感ずる苦は含まれる。
Film, Raccoon City felaketinin 5 yıl sonrasını konu alıyor.アンブレラ終焉 ラクーンシティ壊滅から5年後の2003年。
Bu yangın felaketzedelerine yardımın şehir dışından gelmesi gerekmektedir.この邪悪な波動を火の一族が見逃す訳がない。
Risk: Bir kayıp, felaket ya da diğer istenmeyen sonuçları içeren bazı ihtimallerin olduğu durum.Non-Enemy ActionはOther Losses、Missing or Unknown Causeである。
Filipinler tropik fırtına felaketi sonucunda olağanüstü hal ilan etti.フィリピン・レイテ島で、大雨による大規模な土砂崩れ発生。
Bu savaş Konfederasyon Devletleri Ordusu için en kötü felaketlerden biri oldu.南軍にとってはこの戦争最大級の惨事となった。
Cenazede büyükbaba bir felaket senaryosu haykırır fakat sadece Marge dinler.勝治の祖父が出したメモリアル・メリーゴーランドの強化版であり、死神を倒した技。
İnsanların epizodik hatırlamada felaket bozukluklara rağmen, benlik duygusunu korudukları gösterilmiştir.他人の自己嫌悪エピソードを聞くと元気を取り戻す。
23 bin kişinin ölümüne neden olan afet, 20. yüzyılın en ölümcül ikinci yanardağ felaketi oldu.その結果、約30,000人が死亡、20世紀の火山災害中最大であったことで知られる。
Julian’ın 363 yılındaki felaketle sonuçlanan Pers seferine katıldı.この遺構は、363年のペルシア遠征時にユリアヌスが利用している。
Dünyayı yaratan Tanrılar uyanmasına rağmen bu felaketin önlenmesi çok zor.死を司る神であるため、戦闘に勝ったとしてもその身を滅ぼすことは不可能。
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.此不獨本朝不共戴天之恨,抑亦貴國除惡未盡之憂。
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."這一擦造成六十四人死亡。
BBC'ye göre, sağlık bakanı vekili olayın "ülkenin futbol tarihindeki en büyük felaket" olduğunu iddia etti.BBC报道,埃及卫生部副部长表示“这是埃及足球运动历史上伤亡最惨重的灾难事件”。
Doğal felaketler de hayalet kasaba oluşumunda etkilidir.灾难也可能是造成鬼镇的一个因素。
ABD'de ölü sayısı felaket boyutlarında, kayıtları ölçülmez niteliktedir.在美國发生的枪击案件中,很大比例都是非致命性的。
Felakette 74 kişi öldü.事故已造成74人遇难。
Yakında çıkacak olan Felaket Henry kitabıdır.亨利慊悔的故事后来成一个传说。
Kur'an bu felakete Arim Seli olarak değinir.不以此言壞亂於彼。
Günümüze kadar sel felaketiyle birçok insan mahsur kalmıştır.直到如今仍在許多人的心裡留下傷痕。
Batışı 1.514 kişinin ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.這次災難震驚了全世界,造成1,514人死亡,成為歷史上最嚴重的和平時期船難。
Fakat onun yardımları genellikle felaketle sonuçlanır.他的特技往往導致災難。
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.这些隐患最终导致了切尔诺贝利核事故的发生。
Dolayısıyla şimdi gelecekten ve insanoğlunu bekleyen felaketten haberdardırlar.以是之故未来现在善男女等。