Ana içeriğe geç
Sözlük

felaket ile cümle

felaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Film neredeyse mali bir felaket oldu.De film werd een financiële flop.
Bu maçın ardından geçen yıllar ise Braddock için gerçek bir felaket dönemiydi.Ondanks dit was het seizoen een succes voor Bradley.
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.Gelukkig voor hen werd hun ongehoorzaamheid hen niet fataal.
Doğal kaynaklı felaketlere ise doğal felaketler denir.In de vierde uitbreiding, genaamd Natural Disasters, staan natuurrampen centraal.
BAC Baas için tam bir felaket olmuştu.Deze actie viel zeer slecht bij Van Baak.
Dolayısıyla şimdi gelecekten ve insanoğlunu bekleyen felaketten haberdardırlar.Daardoor kon hij het lot van de mensen en de toekomst te weten komen.
Bu felaketten dolayı bir milyondan fazla insan ölmüştür.Bij deze slag kwamen meer dan een miljoen mensen om het leven.
Bu, bir felaket için bir reçetedir.Het is een recept voor een ramp.
Tüm bunlar, ekonomik bir felaket olan Dördüncü Haçlı Seferi'nin gelişiyle birlikte değişti.Wszystko to zmieniło się z przybyciem IV krucjaty, która była ekonomiczną katastrofą.
Ayrıca ekvatora yakın yerleşim konumu, Filipinler'i tayfun felaketine eğilimli hâle getirmektedir.Położenie w strefie klimatu równikowego powoduje, że Filipiny narażone są na tajfuny.
Doğal kaynaklı felaketlere ise doğal felaketler denir.Katastrofy naturalne nazywa się raczej klęskami żywiołowymi lub kataklizmami.
Ardı ardına yaşanan doğal felaketler ise durumu ağırlaştıran etkenler olmuştur.Jednak wspomniana klęska żywiołowa prawdopodobnie przyczyniła się do nasilenia tego zjawiska.
Bunun yanında 2015 yapımı felaket filmi San Andreas'ta Dwayne Johnson ile birlikte rol aldı.W 2015 wcieliła się w postać Blake w filmie San Andreas z Dwayne'em Johnsonem.
Rus ekonomisi bu sırada felakete doğru gidiyordu.Gospodarka Rosji leżała w ruinie.
Film neredeyse mali bir felaket oldu.Film okazał się porażką finansową.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zginął w Katastrofie promu Challenger w 1986.
Bakınız Oksijen Felaketi.Warstwa ozonowa.
Ülke, ekonomik olarak tam bir felaketin eşiğine geldi.Cywilizacja staje twarzą wobec totalnej katastrofy.
Sevince sevin, felakete üzül, pek fazla da olmasın.Wracałam bardzo smutna, zapłakana, ale bez żalu do nikogo.
Astronotlar güçlükle Dünya'ya geri dönebildiler ve böylece bir felaket atlatılmış oldu.Kosmonauci doznali ogromnych przeciążeń, ale szczęśliwie powrócili na Ziemię.
Felakette 74 kişi öldü.W sumie zginęły 74 osoby.
Oluşan deniz kirliliği o zaman kadar görülmüş en büyük felaketti.Była to do owego czasu najpoważniejsza katastrofa morska na Atlantyku.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.W ten sposób polski plan obrony załamał się.
Dar sokaklarda, en yakını 1632 yılında gerçekleşmiş birçok yangın felaketi yaşandı.W czasach nowożytnych najważniejszym wydarzeniem był wielki pożar, do którego doszło w 1662 r.
Başta her şey planlandığı gibi gittiyse de sonrası felaketle sonuçlandı.Początkowo wszystko idzie zgodnie z planem, jednak później pojawiają się problemy...
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.Obywatele Związku Radzieckiego dobrze wiedzą, jak straszną rzeczą jest wojna.
(Sabiî geleneğine göre, dünya bugüne dek üç büyük felaket dönemi geçirmiştir.)(Nuvarande standard är 3 gånger så lång.)
Ancak bu görev neredeyse bir felaketle sonuçlandı.Uppdraget var nära att bli en katastrof.
Batışı 1.514 kişinin ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.1 514 människor har mist livet i en av världens värsta fartygskatastrofer.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 – Kärnkraftsolyckan i Tjernobyl inträffar.
Yakında çıkacak olan Felaket Henry kitabıdır.Boken utspelar sig i en avlägsen framtid, där tideräkningen utgår från Henry Ford.
Ancak ekonomik sıkıntılar ve deprem felaketi nedenleriyle 6 şube kapanmak zorunda kaldı.Han fick dock mekaniska problem och tvingades bryta efter bara sex varv.
Atlantik aşırı ilk seferi ise geminin sonraki kaptanı için tam bir felaket ile sonuçlandı.De inleder ett förhållande, ursprungligen till sjökaptenens stora missnöje.
Ilan Ramon , İsrail'in ilk astronotu, Columbia felaketinde hayatını kaybetti.Ilan Ramon, israelisk astronaut (död när rymdfärjan Columbia exploderar över Texas).
Boston Şeker Pekmezi Felaketi, 15 Ocak 1919'da Neighborhood of Boston, Massachusetts'te yaşanmıştır.Sirapskatastrofen i Boston var en olycka i Boston, Massachusetts som inträffade 15 januari 1919.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Han tjänstgjorde 1986 i den kommission som undersökte Challengerolyckan.
Darien girişiminin başarısızlığı İskoçya ekonomisi için tam bir felaket olmuştur.Dariénplanen var ett misslyckat försök av Skottland att etablera en koloni på Panamanäset.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.I början på 1960-talet hade Nationen två stora problem.
Etkisi biten felaketin sonunda sadece bir küçük grup canını kurtarabilmişti.Genom att till slut offra sig själv lyckas han rädda några enstaka barn.
Felaket, 64 Milyon insanın ölümüne sebep oldu."Katastrofen krävde minst 36 000 människoliv.
1964 yılındaki sel felaketinde tamamı Aşağı Köy'den parçalanarak 1969'da yeni yerleşim yerine yerleşmiştir.Vid en olycklig renovering 1969 byttes dock fönstren ut i kvarteret.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Många är så kallade katastroffilmer.
Homo erectus'un Toba felaketi sonucu yok olduğu düşünülmektedir.Homo erectus anses ha utvecklats från Homo habilis, även om detta har blivit ifrågasatt.
Hindistan'da Bhopal felaketi meydana geldi.Bhabua Bhabuas läge i Indien.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Такі відмови називаються катастрофічними.
1866'da siyasetten emekliye ayrıldı, iş hayatına başladı ve felaket sonuçlarla karşılaştı.1866 року він залишив політику та зайнявся бізнесом, де зазнав краху.
Havacılık tarihinin en büyük felaketinde 583 kişi öldü.Загинуло 583 чоловік, це була найжахливіша катастрофа в історії авіації.
Of felaketi destanıЕпiчна трагедiя
Yakın felaketler ve yeni savaşlarla ortaya çıkan tehdit kokusu onu rahat bırakmamaktaydı.Безперестанні війні і загальний занепад лякали своєю безвихіддю.
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.Разом їм необхідно спробувати врятувати планету.
20. yüzyılın en büyük doğa felaketi olarak kabul edilir.Це найбільша природна катастрофа 20-го століття, спричинена циклоном.
Bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor.Деталі того інциденту дотепер невідомі.
Ancak 1556 Şensi Depremi, Çin tarihinin en kötü felaketi değildir.Zemětřesení v Šen-si v roce 1556 nebylo nejhorší katastrofou v čínských dějinách.
Bu felaketin arından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Legie XVII, XVIII a XIX nebyly už nikdy obnoveny.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Jejich zkázu dovršil déšť.
Üçüncü Yüzyıl Krizi Roma İmparatorluğunu politik olarak neredeyse felaketin eşiğine getirmişti.Krize třetího století přivodila Římské říši téměř úplnou zkázu.
Film neredeyse mali bir felaket oldu.Tento film byl finančním propadákem.
Julian’ın 363 yılındaki felaketle sonuçlanan Pers seferine katıldı.Ve srovnání s Julianovou ofenzivní politikou, která skončila katastrofou během perského tažení v roce 363.
Felakette Exxon Valdez isimli petrol tankerinden resmî verilere göre 10.8 milyon galon petrol denize akmıştır.Při havárii tankeru Exxon Valdez mělo dojít k úniku 41 milionů litrů ropy.
Bu felaketten dolayı bir milyondan fazla insan ölmüştür.Při této události zahynul téměř milion obětí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod