Ana içeriğe geç
Sözlük

faz ile cümle

faz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Daha fazla zaman kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose any more time.
Ben fiyatın fazla düşük olduğunu düşünüyorum.I consider the price too low.
Çorba çok kötü. Tuzu fazla kaçmış.The soup is very bad. It's too salty.
O çok fazla içki içer.He drinks a lot.
Tom, seni çok fazla özledim!Tom, I have missed you so much!
Beş rubleden fazla ödeme yapmayınız.Don't go above five rubles.
Soğandan nefret ettiğimden daha fazla havuçtan nefret ediyorum.I hate carrots even more than I hate onions.
O gerçekten çok fazla yedi.She really ate too much.
Gittikçe daha fazla insan doğal tıp yöntemleri arıyor.More and more people search methods of natural medicine.
O ölmeden önce, hastanede bir aydan fazla zaman harcadı.Before dying, she spent more than a month in hospital.
O, ölmeden önce hastanede bir aydan daha fazla bir süre geçirdi.Before dying, he spent more than a month in hospital.
Bu pantolon benim için fazla uzun.These trousers are too long for me.
Biz Noel hediyeleri için çok fazla harcadık.We spent too much for the Christmas presents.
Mary karpuzları kavunlardan daha fazla sever.Mary likes watermelons more than melons.
Genellikle daha fazla öğrenmek için kendimi motive olmuş hissediyorum.I often feel motivated to learn more.
Çayına çok fazla şeker attın.You put too much sugar in your tea.
Bir kereden daha fazla Boston'a gittim.I've been to Boston more than once.
Boston'da üç yıldan daha fazla yaşadım.I lived in Boston for more than three years.
Senin hakkında daha fazla öğrenmek için can atıyorum.I'm dying to learn more about you.
Daha fazla para ödünç almam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I should borrow more money.
Birden fazla cep telefonun var mı?Do you have more than one mobile phone?
Onlar çok fazla çalışmazlar.They don't work very hard.
Bangladeş'te bir tekstil fabrikası çöktüğünde 1000 işçiden daha fazlası öldü.More than a 1000 workers died when a textile factory collapsed in Bangladesh.
Daha fazla D vitaminine ihtiyacım var.I need more vitamin D.
Daha fazla gidemezsin.You can't go further.
Yaşam fazla kısadır.Life is too short.
Bu çok fazla iş.That's so much work.
Bu sahte çevrecilikten daha fazla bir şey değil.That's nothing more than greenwashing.
Lütfen ihtiyacından daha fazla su kullanma.Please don't use more water than you need.
İşaretlere daha fazla dikkat etmeliyim.I should have paid more attention to the signs.
Tom başka herhangi birinden daha fazla acı çekiyor gibi görünüyor.Tom seems to be in more pain than anyone else.
Tom benden çok daha fazla para kazanır.Tom makes a lot more money than I do.
Tom beklediğinden daha fazlasını aldı.Tom got more than he bargained for.
Keşke daha fazla yakın arkadaşlarım olsa.I wish I had more close friends.
Tom ondan çok fazla hoşlanmazdı.Tom didn't like that very much.
Tom bununla ilgili çok fazla düşünmedi.Tom didn't think too hard about this one.
Tabağınıza çok fazla koymayın! Her zaman ikincisini yiyebilirsiniz.Don't put so much on your plate! You can always have seconds.
Sanırım onların buna bizden daha fazla ihtiyacı var.I suppose they need it more than we do.
Filipinler o yıl yirmiden fazla süper tayfun yaşadı.The Philippines experienced more than twenty super typhoons that year.
Senin ülken hakkında gerçekten daha fazla öğrenmek istiyorum.I would really like to learn more about your country.
Çok fazla şampanya içme.Don't drink too much champagne.
Tatoeba'nın her zaman daha fazla cümlelere ihtiyacı var!Tatoeba always needs more sentences!
4 milyondan fazla Avustralyalı, İngilizceden başka bir dilde iletişim kuruyor.Over 4 million Australians communicate in a language other than English.
Araba sigortan için çok fazla ödüyor musun?Are you paying too much for your car insurance?
Onun yatağının yanında iki saatten fazla oturdum.I sat next to his bed for more than two hours.
Daha fazla komşu arıyor musun?Are you looking for more neighbors?
Çok fazla içiyorsun.You drink too much.
Onlar çok fazla içer.They drink too much.
Çok fazla istiyor muyum?Am I asking for too much?
En fazla üç saat sürecek.It'll take three hours, tops.
En fazla, sadece üç saat sürecek.At most, it'll only take three hours.
Daha fazlasını bilmek ister misin?Do you want to know more?
Gereğinden fazla gıda vardı.There was more than enough food.
Bu web sitesinde bayan üyelerden daha fazla erkek üye var.There are more male members than female ones on this website.
O, haftanın her günü bir saatten daha fazla yürüyor.She walks for more than an hour every day of the week.
Bu gürültüye daha fazla katlanamam.I can't put up with this noise any longer.
Daha fazla bir şey var mı?Is there something more?
Birden daha fazla vardı.There was more than one.
Tom tuttuğundan daha fazla sözünden döner.Tom breaks more promises than he keeps.
Pilav kilo aldırır, fazla yeme ondan!Rice makes you fat, so don't eat too much of it!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
faz ile cümle - Sayfa 37 - faz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App