Ana içeriğe geç
Sözlük

fay ile cümle

fay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Peki polis reformunun gerçekleştirilmemesi kimin için faydalı olacak?Corrupt politicians, compromised police officers, and criminals.
Avrupa perspektifleri açısından, her iki ülke de yapıcı bir diyalogdan fayda sağlayacaktır.Both will benefit from a constructive dialogue, as far as their European perspective is concerned.
"Bu hareket topluma hiçbir fayda sağlamayacak," diyor Koludroviç Globus'a yaptığı açıklamada."This will not bring anything good to society," Koludrovic told Globus.
Bildiride, projenin "toplumlara görünür sosyal ve ekonomik faydalar" sağladığı belirtiliyor.It is bringing "visible social and economic benefits for the communities," the release said.
SETimes: Kosova bu anlaşmadan nasıl fayda görecek?SETimes: How would Kosovo benefit from this agreement?
Prelec: Diyalog kuzey Kosova'daki krizden sağ çıkarsa ... gerçek faydalar sağlamalıdır.Prelec: If the dialogue survives the crisis in northern Kosovo… it should bring real benefits.
SETimes: Bahsettiğiniz o amatör ruhun faydası ne?SETimes: What are the benefits of that amateur spirit?
Fakat Karadağ hükümetindeki çıkmazın bu sorunlara bir faydası olmayacak." şeklinde konuştu.But the gridlock in the Montenegrin parliament will not help matters," Morrison said.
Reformda, Arnavut şirketlerinin yanı sıra dış yatırımcılara da bir çok önemli fayda sağlanıyor.It provides several important benefits for Albanian businesses as well as foreign investors.
Exit'in yerel faydaları ve en büyük katkısı nelerdir?What are Exit's local benefits and its greatest contribution?
SETimes: Exit ekonomik ve pazarlama açısından faydalı mı?SETimes: Is Exit worthwhile from an economic and marketing point of view?
Bu hiç kimseye fayda sağlamaz." dedi.This won't bring any good to anyone," a disappointed Muslim believer told SETimes.
Üyeliğin Arnavutluk açısından faydaları neler?What are Albania's benefits from this membership?
Faymann da Avusturya'nın Sırbistan ile AB arası ilişkilerin yakınlaşmasına verdiği desteği yineledi.Faymann reiterated Austria's support for closer relations between Serbia and the EU.
Diyalogda kararlaştırılan her şey, uzun vadede her iki tarafa da fayda sağlayacaktır.Everything agreed in the dialogue will, in the long run, be of benefit to both sides.
Uygulanmadıkları sürece, bazı konular üzerinde mutabakat sağlamanın faydası yok.It is no use agreeing on things unless they are implemented.
Otobüsler, pratik faydalarının yanı sıra Üsküp'e farklı bir görsel unsur da kazandıracak.Besides their practical benefit, the buses will introduce a distinctive visual element to Skopje.
Ancak sosyal medyanın faydası sadece kültür bilinciyle de sınırlı değil.The utility of social media is not limited to increased cultural awareness, however.
İnsanlar, bundan hiçbir fayda elde edemedikleri gibi, giderek de fakirleşti.From this, they have not gained anything.
Biz, her iki tarafın da uzlaşmadan fayda göreceğine inanıyoruz." dedi.We believe both sides would benefit from a settlement," she said.
İşçi iyi korunursa, bunun bir çok faydasını görürüz.If the worker is well protected, we will see multiple benefits.
İkinci olarak, işçi çalışabildiği ve görevlerini yerine getirebildiği için şirket fayda görür.Second, there is benefit for the company since the worker can work and fulfill its assignments.
Begoviç, "Bizim çevremizde korumacılıktan kim fayda görecek?"Who will benefit from protectionism in our environment?
Bir saatte yüzlerce insanın faydalandığı çadırda masalar bir dolup bir boşalır.The tables fill and empty quickly as several hundred people an hour benefit from the tent.
Bu tedbir işverenler, çalışanlar ve sistem için bir çok fayda sağlamaktadır.This measure yields many benefits for the employers, the employees and the system in general.
Aday ülkeler halihazırda AB yardımlarından faydalanabiliyor.EU funding is already available to candidate countries.
Ancak kimi İstanbullular, bu büyüme eğiliminin kendileri açısından faydalı olacağını sanmıyor.But not all residents feel they will benefit from the trend.
Stoilkovski, "Bu tür STK'lardan faydalanılıyordu ve buna hâlâ izin veriyorlar."Such NGOs were, and still allow, being taken advantage of.
Ancak mevcut imkânlardan da büyük oranda faydalanılmıyor.Meanwhile, the possibilities remain largely untapped.
Kaya sondajı: Bulgarlar fayda ve risk görüyorlarShale drilling: Bulgarians see benefits, risks
Ashdown, "BH'nin ICTY ile işbirliğinde ilerleme gördüğümüzü belirtmekte fayda var," dedi."It is worth pointing out that we have seen ICTY co-operation in BiH developing," said Ashdown.
Kız çocuklarını eğitmenin faydaları nesilden nesle geçer.The benefits of educating girls are passed from one generation to the next.
Bu durumun vatandaşlar açısından anlamı nedir ve genel müdürlüğünüze ne gibi faydaları olacak?What does this mean for citizens, and how much will it help the directorate?
Bu değişiklik, Ulusal Banka dahil ülkedeki pek çok kuruluş açısından faydalı olacak.This change will help many institutions in the country, including the National Bank.
SETimes'a konuşan Ljajiç, Belgrad ile takışmanın Boşnaklara fayda sağlamayacağını söyledi.Confrontation with Belgrade will not benefit the Bosniaks, Ljajic told SETimes.
Rehn'e göre, Sırp halkı AB vize kısıtlamalarının gevşemesinden de fayda görecek.Serbian citizens, according to Rehn, will also benefit from an easing of EU visa restrictions.
AB'ye bu tür bir yaklaşma Priştine ve bölgeye ancak fayda sağlar.That closeness of the EU can only do Pristina, and the region, good.
Znidariç, "Kendi köylülerini döven bir otorite, hiçbir fayda bekleyemez."An authority that beats its own peasants can't expect any good.
Çapoğlu, "Davos'un Erdoğan'a iç cephede faydası dokundu." dedi."Davos helped Erdogan on the local [front]," he said.
Kosova'nın ekonomisi diaspora yatırımlarından fayda görebilir. [Laura Hasani/SETimes]Kosovo's economy could benefit from diaspora investments. [Laura Hasani/SETimes]
Arnavutluk, aynı zamanda NATO üyeliğini de kolaylaştıran bu anlaşmadan faydalandı.Albania has benefitted from such an agreement, which also facilitated its membership into NATO.
Olimpiyat istihdam açısından da son derece faydalı oldu.The Games have been very effective for employment, too.
Vizesiz seyahat hakkının sağladığı faydalara ise paha biçmek imkansız.The benefits from visa liberalisation are invaluable.
Novikov, bundan tüm Sırbistan'ın fayda görebileceğini de ekledi.All of Serbia can only benefit from that, he added.
Uzmanlar, IMF ile Sırbistan arasında yapılacak anlaşmanın faydalarını tartışıyorlar.Experts debate the benefits of the forthcoming agreement between the IMF and Serbia.
Santrallerin satışının getireceği faydaların derecesiniyse zaman gösterecek.The extent of the benefits generated by plants' sales remain to be seen.
Haxhinasto: Bence bu, Sırbistan'a hiçbir fayda sağlamayan bir tutum ve tercih.Haxhinasto: I think it is an attitude and a choice that does not help Serbia at all.
Türkiye, aktif fay hattına yakın bir bölgede ilk nükleer santralini kurmaya hazır.Turkey is ready to break ground on its first nuclear plant in an area near an active fault line.
Bu yılki çabalardan yaklaşık 300 bin öğrenci ve öğretmenin faydalanması bekleniyor.An estimated 300,000 students and teachers are expected to benefit from the effort this year.
Söz konusu reform askeri kariyer peşinde koşan gençlere de fayda sağlayacak.The reform will also include benefits for young people pursuing a military career.
Güney Akım'da ise, ilk bakışta Türkiye'ye sağlayacağı faydalar bariz görünebilir.As for South Stream, at first glance the benefits for Turkey may seem less obvious.
Anlaşmadan en az iki büyük fayda bekleniyor.At least two major benefits are expected.
Diğerleriyse yorum ve sonuçları öğrenmek için İnternet'ten faydalanıyorlar.Others have been using the Internet to obtain match commentary and results.
Ancak yorumcular, bunun önemli faydalarının olacağı inancındalar.But the benefits would be substantial, analysts believe.
SE Times: Kültürün ve kültürel olayların ne gibi bir faydası olabilir?SE Times: How can culture and cultural events help?
Dumitrache, başkalarını da Roman olmaktan gurur duymaya ve bunun faydalarını kabul etmeye çağırıyor.He urges others to be proud they are Roma and to accept the benefits.
Öte yandan banka çalışanları, kendilerine sağlanan düşük faizli kredilerden faydalanabiliyor.Bank employees, meanwhile, can take advantage of special low rates available to them.
Feith, EULEX'in başta Sırp azınlık olmak üzere Kosova'daki herkese fayda sağlayacağını kaydetti.Feith said EULEX would benefit everyone in Kosovo, especially the Serb minority.
Türkiye, Ortadoğu'da yaşanan demokrasi hareketlerinden fayda sağlayabilir mi?Could Turkey benefit from the wave of pro-democracy movements in the Middle East?
2006 yılı sonu itibarıyla KDV’nin sağladığı faydalar gözle görülür düzeye erişecektir.By the end of 2006 the benefits of VAT should be visible to all.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod