Allah'ın huzurunda şefaat da fayda vermez.Intercession with Him profits not, except for him whom He permits.
Onlar kendilerine zarar getirip fayda vermeyen şeyler öğreniyorlardı.And they learn that which harms them and profits them not.
Daha onlarda sizin için nice faydalar bulunur.We give you to drink (milk) of that which is in their bellies.
Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Allah'tan başka; sana ne fayda, ne de zarar veremeyecek olan şeylere yalvarma!And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
Bu (Kur'an) da ona (yani Muhammed'e) indirdiğimiz mübarek (çok faydalı) bir öğüttür.This too is a blessed message that We revealed.
Zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Onlarda sizin için (sütleri, derileri, tüyleri gibi daha birçok) faydalar var.And in them you have other benefits as well, and through them you satisfy your needs.
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır.Whatever thing you are given is only the provision of this life.
Bir kent halkı inanmalı değil miydi ki, imanları kendilerine fayda versin!If only there was one town that believed and benefited by its belief.
Kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Bu nişanelerde sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır.In them are benefits for you until a certain time.
Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır; gönüllerinizdeki arzulara, onlara binerek ulaşırsınız.And in them you have other benefits as well, and through them you satisfy your needs.
Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.What an evil companion!
Hayra ait bir şey verirseniz bunun faydası size.Any charity you give is for your own good.
Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir.Whoever sees, it is to the benefit of his soul; and whoever remains blind, it is to its detriment.
Allah'ı bırakıp da sana fayda veya zarar vermeyecek şeylere tapma.And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Zulmettiğiniz için bugün (nedamet) size hiçbir fayda vermeyecektir.It will not benefit you on that Day, since you did wrong.
Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı.But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way.
Onlara: Bir süreye kadar faydalanın, denmişti.They were told, “Enjoy yourselves for a while.”
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır.And We sent down iron, in which is violent force, and benefits for humanity.
Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir.Whoever sees, it is to the benefit of his soul; and whoever remains blind, it is to its detriment.
O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez.And if you return, We will return; and your troops, however numerous, will not benefit you.
Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı?If only there was one town that believed and benefited by its belief.
"Ve Allah'dan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma!And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır.As for the froth, it is swept away, but what benefits the people remains in the ground.
Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır.In them are benefits for you until a certain time.
Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda sağlamadı.But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way.
Anne babanız ile evlatlarınızdan hangisinin size daha faydalı olacağını siz bilemezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Askeriniz çok da olsa size hiç fayda vermez, çünkü Allah müminlerle beraberdir.God is with the believers.
Ancak onları faydalandırın (bir miktar bir şey verin).In such a case, pay them something anyhow.
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere, ma'zeretleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı".Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler.We did indeed benefit from one another and now have reached the term which You had set for us.'
O gün zalimlere, özür beyan etmeleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Ama onları da faydalandırın.In such a case, pay them something anyhow.
(Resulüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz!(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere, özür dilemeleri hiçbir fayda sağlamaz.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
(Ey inkarcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz!Eat and enjoy yourselves for a while.
Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın.In such a case, pay them something anyhow.
Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık".We did indeed benefit from one another and now have reached the term which You had set for us.'
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."You will have little time after that to enjoy (the pleasures of life).”
O gün zalimlere özür dilemeleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Fakat günahları faydalarından daha çoktur. Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar.Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere mazeretleri fayda sağlamaz. Onlara sadece lânet vardır!the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür.A day on which no soul hath power at all for any (other) soul.
Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlat ediniriz."Perchance he may prove useful to us or we may adopt him as a son.
Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir.That is comfort of the life of the world.
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır.‘Today that will be of no avail to you.
Keşke bir kasaba olsaydı da inansaydı ve inanması kendisine fayda verseydi!Why, was there never a village that believed and its belief benefited them?
İnanıp da inançlarından fayda gören şehir halkı, ancak Yunus'un kavmidir.Why, was there never a village that believed and its belief benefited them?
De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım?Say: 'Are we to call, other than Allah, what can neither help nor harm us?
De ki: "Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım?Say: 'Are we to call, other than Allah, what can neither help nor harm us?