Ana içeriğe geç
Sözlük

farz ile cümle

farz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Ayrıca herhangi bir cismin sonsuz kütleye ya da enerjiye sahip olamayacağı farz edilir.因此會預設沒有任何物體會有無窮的質量或是能量。
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.根据伊斯兰教的规定,穆斯林每天必须礼拜五次。
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.鄂容安稱:‘敵人來了應當抵擋,爲什麽要著急逃走’。
Sabah Namazı Güneş doğmadan önce kılınan farz bir namazdır.晨禮(فجر) 早上進行的禮拜,時間是在日出之前的拂曉之時。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.於是五部淨來到佛所,旋繞行道,合掌禮拜,退坐一面,後世人即皆知禮則了。
Kur’an'ı ezberlemek, yani hafız olmak farz-ı kifâyedir.「念」是指念白,即念出台詞。
Borçlu olana zekât farz değildir.不動產不屬於個人財產。
(Küçük) Cisimlerin çoğunluğu için çap, bir aklık farzedilerek tahmin edilir.在廣東話中,大多是用作辱罵別人粗口(粵語髒話)。
Vefat eden Müslümanlar hakkında duâ olan cenaze namazı, farz-ı kifâyedir.自稱可以用祈禱治病的祈禱師,其實是騙取錢財的人。
Farz olan cihadın sadece savunma savaşı olan cihad olduğu görüşü bildirilmiştir.蒼葉也才知道Noiz就是對他強制開戰的那個人。
Farz edelim ki birisi yağmurda ayakta duruyor olsun ve rüzgar olmasın.最终我们还发现,如果雨天还有风的话,就不会有人打了。
Çekirdeğin çapının Plüton'un çapı %70'i olup yaklaşık 1700 km kadar olduğu farz edilmektedir.相關研究假設冥王星核心的直徑約為1700公里,約冥王星直徑的70% 。
Borçlu olana zekât farz değildir.다만, 상속인의 과실에 의하는 것은 그러하지 아니하다.
Bütün gaz ve toz bulutunun çok uzun zaman önce yıldızlara dönüştüğü farzediliyor.가스나 먼지 따위는 거의 찾아볼 수 없으며, 이런 가스 먼지들은 오래 전에 모두 별이 된 것으로 생각된다.
Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.너는 전에 처치사(處置使)가 되어 장죄(贓罪)를 범(犯)하였다는 더러운 소리가 있었는데, 그때 조정의 논의가 분분(紛紛)하였다.
Sabah Namazı Güneş doğmadan önce kılınan farz bir namazdır.숙빈(宿賓): 관례를 올리기 하루 전에, 주인 이하가 빈(賓)에게 편지를 보내 초청한다.
Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir.메시지가 손실되거나 순서가 변경 또는 중복될 수 있다.
Bir topluma selâm verene cevap vermek farz-ı kifâyedir.사회 부조리를 통쾌하게 해결하는 사회 고발물 드라마.
Duyularımız bazen bizi aldattığına göre, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını farzetmeliyim.이를테면, 우리의 감각은 때때로 우리를 속이기에, 나는 우리에게 나타나는 모든 것이 실은 존재하지 않는다고 가정하기로 하였다.
Yılın 628 olduğunu farz edelim.שנת 628 היא השנה ה-28 במאה ה-7.
Arlsanıma farz oldu, bu deyyusları bertaraf edesiz.האם אני הפנמתי תפישות אלה באופן בלתי מודע?
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.הזיכרים נוהגים להתפלל, בדומה למרבית המוסלמים, חמש פעמים ביום.
Sabah Namazı 2 Sünnet, 2 de Farzdan oluşur.הכנסייה מכוסה על ידי שבע כיפות, שתיים מהן בצורת פירמידה.
Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir.רגע הבשורה נתפש לעיתים גם כרגע העיבור או ההתעברות.
Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder.Тарауих – нощната молитва, която се изпълнява само през Рамадан.
Yılın 628 olduğunu farz edelim.Отбелязва се на 256-тия ден от годината.
Farz edelim ki birisi yağmurda ayakta duruyor olsun ve rüzgar olmasın.От (i) ние не можем да разберем дали навън вали дъжд, или не.
Yılın 628 olduğunu farz edelim.Pravo u 628. godini.
Bakteriyel olduğu farz edilen pnömoni, antibiyotikler ile tedavi edilir.Pretpostavljena bakterijska pneumonija se liječi antibioticima.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Moslimovia sa modlia 5x denne.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Opravljanje molitve - Muslimanom je zapovedano, da petkrat dnevno opravljajo obvezno molitev.
Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir.Največkrat so prevedeni ali sproti razloženi.
Bakteriyel olduğu farz edilen pnömoni, antibiyotikler ile tedavi edilir.Pljučnica, za katero se kot povzročitelj domneva bakterije, se zdravi z antibiotiki.
Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir.Pagal atsiradimo laiką žvairumas būna įgimtas arba įgytas.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Per šią kelionę Alachas nurodė Pranašui, jog musulmonams yra privalomos penkios maldos per dieną.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Viis korda päevas kutsutakse minarettidelt muslimeid palvele.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim. Size bir tercih sunuğumu farzedin.Jeg giver jer et par eksempler mere på irrationel beslutningstagen. forestil jer at jeg giver jer et valg.
Akıldışı kararlara birkaç örnek daha vereceğim. Size bir tercih sunuğumu farzedin.Vă voi da alte câteva exemple de luări de decizii iraţionale. imaginaţi-vă că vă dau de ales.
Ama bu durumda yeni mal varlığına sahip olmak için borçlanmadıklarını farz ediyoruz.Máte akcii za 0,05 dolarů, může se změnit jen o cent jedním směrem. Předtím to byla vlastně osmina.
Ama bu durumda yeni mal varlığına sahip olmak için borçlanmadıklarını farz ediyoruz.つまり、$1000000の価値があると同意するなら、
Ama farzedin ki biraz farklı olsaydı.하지만 약간 다른 걸 상상해보세요.
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Aber angenommen -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale představte si -- (Potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale predstavte si -- (potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale przyjmijmy ...(Brawa) (Napis: zwolennicy teorii asteroidów nie mogą być patriotami.)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ampak recimo-- (Aplavz)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Dar să presupunem -- (Aplauze)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".하지만 한 번 생각해보세요. (소행성 이론의 지지자는 애국 시민이 될 수 없다.) (박수)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Maar veronderstel -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mas suponham... (Risos) (Aplausos) [Os apoiantes da Teoria do Asteroide não são cidadãos patrióticos]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ma supponiamo... (Applausi)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Men sæt - (Bifald)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mutta oletetaan -- (Suosionosoituksia)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Pero supongan... (Aplausos)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Tapi misalnya-- (Tepuk tangan)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- (Χειροκρότημα)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- [Χειροκροτήματα]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Но представете си -- (аплодисменти)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים) [מחיאות כפיים]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod