Diğer dondurmalardan farklı olarak içinde en az %3,5 oranında tereyağı olması gerekmektedir.The Italian law requires gelato to have a minimum of 3.5% butterfat.
Zaman içinde de kardeşi Robert Pritzker ile birlikte yaklaşık 60 farklı şirket kurdu.With his brother Robert Pritzker, he built a portfolio of 60 diversified industrial corporations.
Bu bulgular farklı öğrenim yaklaşımları uygulanmış birçok farklı tür üzerinde tekrarlanmıştır.The report confirms that similar areas of education are approached in a variety of ways.
Bütün farklılık gösteren diğer akideler sapkınlık olarak kabul edildiler.All other dives are considered to be intermediate.
GBIF - Global Biyolojik Farklılık Bilgi Yardımı - özel kuruluş.GBIF—the Global Biodiversity Information Facility.
Lacivert; onurun, saygınlığın ve farklılığın ifadesidir.It means propriety, sense of shame.
On beş yaşına kadar farklı okullarda okudu.He had been in five different schools before the age of 12.
Bu alanlar Van Gogh'un Hollanda ve Paris'te gördüğü yerlerden çok farklıydı.The area was quite different than what he'd known in the Netherlands and Paris.
Bu birbirine temas eden iki farklı ortamın matematiksel yüzeyidir.It is a mathematical surface belonging jointly to the two media that touch it.
Cēpacol, boğaz pastilleri dahil olmak üzere farklı sağlık ve hijyen ürünlerini piyasaya sürdü.Cēpacol has released different health and hygiene products including throat lozenges.
Dil değişimi konusunda farklı görüşler mevcuttur.Collecting Views on Language Change.
Mayınlar görüntü olarak aynıdır sadece ağırlıkları ve ebatları farklıdır.The mines are broadly similar, differing only in size and weight.
Motor üretimi boyunca farklı adlarla anılmıştır.The engine was given different names throughout its production.
1990'lı yıllarda ABD'de farklı alanlara yöneldi.That was followed in the 1990s by agreements with individual European states.
Bu eğilimin, farklı frekanslardaki ışığı içerdiği düşünülebilir.This pulse can be thought of as consisting of light of several different frequencies.
Koni ve çomak hücreler arasında önemli işlevsel farklılıklar vardır.There are major functional differences between the rods and cones.
Farklı ülkelere gitsek bile beraberdik.The tour came to various different countries.
Fikir farklılığı.Ideas of difference.
Farklı 2 nokta yalnız bir doğru belirtir.Each correct answer was worth two points.
Genellikle iki farklı bölge vardır.There are mainly two regions.
Asya'da yer alan farklılıklar kültürel, ekonomik ve tarihi kökenlere sahiptir.The types of diversity in Asia are cultural, religious, economic and historical.
Britanya Hondurası'ndan (yani Belize) farklı olarak İspanyol Hondruras'ı olarak da bilinir.It was formerly known as Spanish Honduras to differentiate it from British Honduras (now Belize).
Ancak insan hakları üzerine Sovyet kavramı Batı'dan çok farklıydı.The Soviet conception of human rights was very different from conceptions prevalent in the West.
Kız tarafıyla erkek tarafının ailelerinin hayata bakış açısı tamamen farklıdır.Women's salaries compared to their male counterpart is drastically different.
Fransa tarihi boyunca pek çok farklı bayrağa sahip olmuş ve kullanmıştır.British India had a range of flags for different purposes during its existence.
Albümün iki farklı uyarlaması vardır.The album has two hidden tracks.
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.The handwriting and style is unlike that of the "Dear Boss" letter and "Saucy Jacky" postcard.
Arenada 72 yönetim süiti vardır ve bunlar farklı etkinlikler için kiralanabilmektedir.The arena has 72 luxury suites, which can be rented for different events.
Farklı doğu tipleri bulunur.Is the East Different?
Promotörlerde farklı dizi elemanı sınıfları bulunur.Different classes of sequence elements are found in the promoters.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.They left because of personal and musical disagreements.
Bu alanlar, tüm ağ mimarisinin farklı bölümlerini kapsamaktadır.This effects the operations of all other portions of the framework.
Japon ordusu bu savaşta farklı kimyasal silahları birçok kez kullandı.The Imperial Japanese Army frequently used chemical weapons.
18. yüzyıl boyunca pek çok farklı versiyonu yayımlanmıştır.In the 20th century, different versions of the poem have been published.
Tüyleri farklıdır.Your skin is different.
Başka kaynaklarda farklı seçim sonuçları gösterilmektedir.Other sources are said to report different results.
Tek bir malzemenin ayrı fazlar oluşturabilen çeşitli farklı katı halde olabilir.A single material may have several distinct solid states capable of forming separate phases.
Cantor, sıral sayılar ve nicel sayılar olmak üzere iki farklı sonsuz sayı tanımlamıştır.Cantor defined two kinds of infinite numbers: ordinal numbers and cardinal numbers.
Etnik anklavlar, farklı bir kültürün yaşandığı bölgelerde yaşanan kültürlerdir.Heterotopias are real spaces that exist in every culture.
Bieber şarkıyı, My World Tour'da farklı düzenlemelerle söylemiştir.Bieber opened every show on his My World Tour with the song.
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.There is some confusion as to the exact date of his return.
Ana madde: Klasik mekanik Klasik teorinin, fizik için çok farklı iki anlamı vardır.Classical theory has at least two distinct meanings in physics.
Bunun yanında Kur'an âyetlerini farklı tercihlere göre sayfalandırabilmektedir.The term da'wah has other senses in the Qur'an.
Artık şişko, farklı bir şarkıcımız vardır ve biz de onu çok sevmişizdir.And she is a great singer, very good, I adore her.
Bir kare matrisin determinantı ancak ve ancak sıfırdan farklı ise terslenebilir matrisdir.For example, a square matrix has an inverse if and only if its determinant is not zero.
Albümün yalnızca bir farklı cover içeren ‘’The Version B’’si 16 Temmuz’da yayınlandı.The Version B of album was released on July 16, having only a different cover.
Ama herkes farklıdır.Everyone is different.
Quo vadis deyişi tarihte ve modern kültürde birçok farklı şekilde ve yerde kullanılmaktadır.Salvia divinorum is becoming more widely known and used in modern culture.
Lordlar Kamarası'nın yanındaki yer tamamen farklı.The House of Lords site is quite different.
Büyük üreticiler sıkça muhtelif markaları farklı ürün sektörleri için üretirler.Manufacturers will often produce sticks for a number of different brands.
Ama farklılık önemli derecede değildi.Other differences were not significant.
Bu çalışmanın birçok farklı formları vardır.There are many different forms of this work.
Ayrıca farklı olarak "iş sağlığı" dersini almıştır.He opposed "Right to Work" type labor legislation.
Ve bu durumun onların içerisinde farklı olarak ortaya çıkacağından şüpheliydi.However, the importance of this effect appears to vary significantly across situations.
Benim farklı bir stilim var.They have a different style.
Diğer yönetim organları ise Roma'da farklı binalarde ikamet edilmişlerdir.Now both bodies had to be preserved in rum.
Bu durum, çalışma yollarının farklı uygulamalarının her zaman uyumlu olmadığı anlamına gelmektedir.This meant that different implementations of work-arounds were not always compatible.
Bu durum, her bireyin sosyal hayata bakış tarzının farklı olması şeklinde açıklanabilir.This implies that each individual views work–life conflict differently.
Erkek ve dişi çiçekler farklı ağaçlarda bulunur.Male and female flowers are on different trees.
Şehir bölgelerinin görünüşü epey farklıdır.The appearance of the city quarters is quite different.