Bu ikisi birbirinden çok farklı.These two are very different from each other.
Biz burada farklı etnik ve ekonomik çıkarlar buluyoruz.We find diverse ethnic and economic interests here.
Kate'in sesi diğer kızlarınkinden açıkça farklı.Kate's voice is clearly different from the other girls'.
Hıristiyanlık ve İslam, iki farklı dindir.Christianity and Islam are two different religions.
Perdeleri değiştirmemden sonra oda farklı görünüyor.The room looks different after I've changed the curtains.
Beklediğimden gerçekten farklı.It's really different from what I expected.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
Bir İngiliz farklı bir şekilde hareket ederdi.An Englishman would act in a different way.
Amerika'da, benim programım hemen hemen her gün farklı ve benzersizdir.In America, my schedule is different and unique nearly every day.
O kopya orjinalinden farklı.That copy differs from the original.
Kız kardeşler oldukça farklıdır.The sisters are quite unlike.
Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.You may be right, but we have a slightly different opinion.
Bu konuya farklı açılardan bakmalısın.You must view the matter from different angles.
Senin cevabın benimkinden farklıdır.Your answer differs from mine.
Senin fikrin onunkinden nasıl farklılık gösteriyor?How does your opinion differ from his?
Sizin fikriniz benimkinden oldukça farklı.Your opinion is quite different from mine.
Senin düşüncenle onunki arasında bir farklılık var mı?Is there any difference between your idea and hers?
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.He's a different person when he's drunk, so I don't like to drink with him.
Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.The three people gave three different accounts of the accident.
O, 25 yaşına kadar beş farklı ülkede yaşadı.By the age of 25, she had lived in five different countries.
Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?The style is nice, but do you have it in a different color?
Gece ve gündüz kadar farklılar.They are as different as day and night.
Mikroskop ve teleskop arasındaki farklılığı biliyor musun?Do you know the difference between a microscope and a telescope?
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.Modern cars differ from the early ones in many ways.
Söylemek ve yapmak iki farklı şeydir.Saying and doing are two different things.
Her birey farklıdır.Each individual is different.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Işık dalgaları uzayda ve farklı türde malzemelerde yolculuk ederler.Light waves travel through space and various kinds of materials.
Ne söylediğimiz ve ne demek istediğimiz genellikle oldukça farklıdır.What we say and what we mean are often quite different.
Hayata şimdi daha farklı bakıyorum.I see life differently now.
Hayata artık daha farklı bakıyorum.I see life differently now.
O on yıl önce olduğundan oldukça farklı.He is quite different from what he was ten years ago.
Meseleler şimdi farklı.Matters are different now.
Bugün farklı görünüyorsun.You look different today.
Bugün canım farklı bir şey yapmak istiyor.I feel like doing something different today.
Bu yılın modaları geçen yılınkinden tamamen farklıdır.This year's fashions are completely different to last year's.
Bu yılın modası eski yılların modasından farklı.This year's fashions are different from those of last year.
Bu yılın modası geçen yılınkinden oldukça farklı.This year's fashions are quite different from those of last year.
Hava bu yıl farklıydı.The weather has been unusual this year.
Karışıklığı önlemek için, takımlar farklı renkler giydi.To avoid confusion, the teams wore different colors.
Biz farklı düzlemler üzerinde tartışıyorduk.We were arguing on different planes to the last.
Kız kardeşim ve ben her bakımdan farklıyız.My sister and I are different in every way.
Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.I would act differently in your place.
Gördüğüm her şey umduğumdan tamamen farklıydı.Everything that I saw was completely different from what I had expected.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Karakterlerimiz tamamen farklı.Our characters are completely different.
Benim kameram seninkinden farklıdır.My camera is different from yours.
Benim görüşüm sınıfımdaki diğer öğrencilerin çoğundan farklıdır.My opinion differs from most of the other students in my class.
Benim düşüncem sizinkinden farklı.My opinion is different from yours.
Benim görüşüm sizinkinden tamamen farklı.My opinion is entirely different from yours.
Benim görüşüm seninkinden tamamen farklı.My opinion is entirely different from yours.
Benim görüşüm sizinkinden biraz farklı.My opinion is a little different from yours.
Ben daha farklı düşünüyorum.I think otherwise.
Benim görüşüm onunkinden farklı.My opinion differs from his.
Benim planım seninkinden farklıdır.My plan is different from yours.
Benim fikrim seninkinden oldukça farklı.My idea is quite different from yours.
Benim fikirlerim seninkinden farklı.My ideas are different from yours.
Benim fikrim seninkinden farklı.My idea is different from yours.
Ülkemdeki yiyecek İspanya'nınkinden çok farklı değil.The food in my country is not very different from that of Spain.