farkındalık ile cümle
farkındalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Stratejik Planlama: Daha iyi bir farkındalık programı oluşturmak için net hedefler belirlemek.Strategic Planning: to come up with a better awareness-program, we need to set clear targets.
Sürekli aktivizm arayışıyla FGM için farkındalık artıyor.Awareness has been rising for FGM with constant pursuit of activism.
Son zamanlarda bazı kuruluşlar "HIV / AIDS Farkındalık Haftası" adını kullanmıştır.Latterly some organizations have used the name "HIV/AIDS Awareness Week".
Şef Gaston Acurio, yerel malzemelerle ilgili farkındalık yaratmasıyla tanınmıştır.Chef Gaston Acurio has become well known for raising awareness of local ingredients.
Dikkat Dikkat kontrolü istem dışı körlük farkındalık Ön özenli işlemeAttention Attentional control Inattentional blindness Mindfulness Pre-attentive processing
Bu durum komadan farklıdır. Koma, hem farkındalıktan hem de uyanıklıktan yoksun bir durumdur.This condition differs from a coma: a coma is a state that lacks both awareness and wakefulness.
Bitkisel hayattaki hastalar komadan çıkmış olabilir, ancak yine de farkındalık kazanmamış olabilir.Patients in a vegetative state may have awoken from a coma, but still have not regained awareness.
Cinsel Taciz Konusunda Farkındalık EksikliğiLack of awareness about sexual harassment
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Centre of Governance per incentivare la conoscenza e l'esercizio del ruolo sociale nel servire la società.
Uygulamada dört ana kategori bulunur: Aktivite, Uyku, Farkındalık ve Beslenme.L'applicazione, appena aperta, mostra 4 sezioni: Attività, Mindfulness, Alimentazione e Sonno.
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Центр управления для повышения уровня осведомленности и осуществления социальной роли в служении обществу.
Kendisi de Monika gibi farkındalık kazanır ve yine aynen Monika'nın yaptıklarını yapmaya yeltenir.Позже она осознает, что сама делает тоже самое с Моникой.
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.لذلك علينا أن نكون سعداء أنه يبشّرنا بصورة غاية في الذكاء.
Bireyin benliğinin farkında olması olarak kısaca tanımlanabilecek Öz farkındalık iki uçta tanımlanmaktadır.Zanegowanie bytu może więc być rozumiane dwojako.
Meditasyon düşüncesiz farkındalık konumudur.Вітчизняна медицина вважає мене безнадійною.
Medya Farkındalık Ağı bulgularını "Çok başarılı bir film için tekrar izleme oranı yaklaşık %5'tir.Media Awareness Network a spus că, „Rata de repetare a vizionării unui blockbuster este de aproximativ 5%.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.A társadalomlélektan lelkifurdalása és lekiismerete.
Durumsal farkındalık ve Endonezya savaş sanatı pencak konusunda kendini geliştirmiştir.Το μοναδικό του ενδιαφέρον η βελτίωσή του στην τέχνη της αερομαχίας.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Fremme viden om økologi og bæredygtighed.
Çeşitli duygusal durumlar öz farkındalık ile pekiştirilir.Store beslutninger træffes med følelserne.
Ana madde: Öz farkındalık Bir canlının kendisine yönelik farkındalığını ifade etmektedir.Dao yang sesungguhnya hanya dapat dipahami dengan melalui kesadaran rohani manusia.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması."Mengukur Kadar Kesadaran dan Toleransi Masyarakat".
Bekarlar Günü Bekarlar Farkındalık Günü ^ a b Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).Truy cập ngày 14 tháng 4 năm 2014. ^ Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.治理センターは意識を高め、社会サービスの中で社会役割を実行します。
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.它教會我們深入思考我們的想法。
Ayrıca, ihracatta farkındalık projesine destek vermektedir.נוסף על כך, הוא מעוניין לדבר איתו על פרויקט הנוקמים.
İntifada Filistin sorununa uluslararası farkındalık sağladı .Palestínska otázka dala medzinárodnému terorizmu rozhodujúci impulz.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Narava-družba-ekološka zavest.
Ama genellikle diyebilirim ki, farkındalık (uyanış) herhangi bir egzersizin neticesi olarak gelemez.Und...'Nein. Nichts von dem sagt er. Und das ist nicht wichtig.
Ama tüm açıklamalar, farklılıklar ve algı; farkındalıkta ortaya çıkıyor.Mas todas as descrições, diferenças e percepções surgem na consciência.
Ama tüm açıklamalar, farklılıklar ve algı; farkındalıkta ortaya çıkıyor.Men alla beskrivningar och skillnader och uppfattningar uppenbaras i medvetandet.
Ama tüm açıklamalar, farklılıklar ve algı; farkındalıkta ortaya çıkıyor.Nem a cselekvés állapota, hanem a teljes tudatosság állapota. Ugyanakkor a tudatot nem lehet igazán leírni.
Ama tüm açıklamalar, farklılıklar ve algı; farkındalıkta ortaya çıkıyor.Pero todas las descripciones y diferencias y percepciones aparecen en la conciencia.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.À, tôi bị thu hút bởi việc nâng cao ý thức về sự nhìn nhận Ngày Nhân đạo.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Bom, eu estava definitivamente atraída por sensibilizar as pessoas para este dia de reconhecimento.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.음, 저는 이 날에 대한 사람들의 인식을 높일 수 있다는 점에 굉장히 끌리게 되었습니다.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Nun, ich wollte Aufmerksamkeit erzeugen für diesen Tag der Anerkennung.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Ну, меня безусловно привлекала идея повышение понимания необходимости признания этого дня.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Allo stesso modo, dietro ad ogni singolo pensiero vi è la nuda coscienza, la pura consapevolezza.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Begitu pula dibalik setiap pemikiran ada sebuah kesadaran yang alami.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Da mesma forma, por detrás de cada pensamento há uma consciência nua e crua, um conhecimento puro.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De asemenea, în spatele fiecărui gând este conștiința pură.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De la même manière, derrière chaque pensée il y la conscience nue, la pure conscience.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De la misma forma, detrás de cada pensamiento existe la conciencia desnuda, pura.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Genauso gibt es hinter jedem einzelnen Gedanken das blosse Bewusstsein, das blosse Erkennen.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Joka ainoan ajatuksen takana on pelkkä puhdas tietoisuus.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.마찬가지로, 모든 생각에는 그저 의식, 순수한 의식이 있을 따름입니다.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Likväl, bakom varje tanke finns det en naken medveten, ren medvetenhet.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Op dezelfde manier is er achter iedere gedachte het naakte, pure bewustzijn.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Podobně je i za každou jednotlivou myšlenkou holé vědomí, čirá bdělost. To je podstata.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Podobnie z myślami: za każdą kryje się czysta, naga świadomość.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Taktiež, za každou jednou myšlienkou sa nachádza prosté vedomie, rýdze uvedomenie si.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Tương tự như vậy, đằng sau mỗi suy nghĩ có một ý thức, một sự nhận biết thuần khiết
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Ugyanígy, minden egyes gondolat mögött ott rejlik maga a tudat, a tiszta tudatosság.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Παρομοίως, πίσω από κάθε σκέψη υπάρχει η γυμνή καθαρή συνείδηση.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Аналогично этому, за каждой мыслью скрыто чистое, обнажённое самосознание, осознание себя.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Подібно до цього, за кожною думкою існує гола свідомість, чисте розуміння. Дуже часто ми шукаємо ззовні.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Подобно на това, зад всяка една мисъл има чиста съзнателност, чисто усещане.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.באותו אופן, מאחורי כל מחשבה בודדת ישנה ההכרה החשופה, מודעות טהורה.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.بالمثل , خلف كل فكرة هناك ضمير مجرد , معرفة نقيه .