Ana içeriğe geç
Sözlük

fal ile cümle

fal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Прежде всего, это очень красивая планета — с учётом красоты её колец и всего такого.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Първо, това е много атрактивна планета -- притежава красотата на пръстените и така нататък.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.האחד, הוא כוכב מאד יפה -- יופיין של הטבעות וכדומה,
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.الأول هو أنه كوكب جذاب و هي الجاذبية التي تعطيه إياها الحلقات.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.とても美しいリングをもっています 科学者にとっても このリングは特別なんです
Birkaç yüzlük falandılar.Itu hanya berharga beberapa ratus
Birkaç yüzlük falandılar.그래 봐야 몇 십만 원 아니었어?
Birkaç yüzlük falandılar.Mas custaram apenas umas centenas.
Birkaç yüzlük falandılar.¿No había salido $100?
Birkaç yüzlük falandılar.Там всього на пару сотень було.
Birkaç yüzlük falandılar.لقد كانت مئات قليلة
Bir...saniye... Daha hiç bir şey konuşmadık ki... Maaş falan...Stojte, kaj pa plača in ostale stvari?
Bir sapık falan mı?Ein Stalker?
Bir sapık falan mı?Nebuna?
Bir sapık falan mı?Seorang penguntit?
Bir sapık falan mı?Una stalker?
Bir sapık falan mı?Une harceleuse ?
Bir sapık falan mı?Zboczeńcem?
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Bylo tam hodně lidí, jezdí tam věřící v kolečkových křeslech a s berlemi a tak podobně.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.C'erano molte persone - i fedeli arrivavano in sedia a rotelle, con le stampelle e così via.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.De gelovigen komen er in rolstoelen en op krukken in drommen op af.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Der var mange mennesker der -- de troende kommer der -- kørestole og krykker og så videre.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Det var mycket folk där -- de troende kom för att vara med i sina rullstolar och sina kryckor och så vidare.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Eine Menge Leute waren anwesend - die Gläubigen verkehren dort -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Era multă lume acolo... credincioşi veniţi să fie în ... scaune cu rotile şi cârje şi altele.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Havia lá muita gente — apareciam fiéis em cadeiras de roda e de muletas.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Hay un montón de personas, los creyentes que vienen, sillas de ruedas y muletas y así.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Il y avait beaucoup de monde -- les fidèles venaient avec leurs -- fauteuils roulants, leur béquilles, etc.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.사람들이 많았는데 - 신념에 찬 이들은
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benApp Storeに登録する 準備ができたので
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benEén ervan was Earth Fortune.
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benJedna z nich to "Earth Fortune", gotowa do umieszczenia w App Store.
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve ben그 중 하나가 바로 지구운세였습니다.
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benUna a fost Earth Fortune.
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benUna de ellas terminó siendo Tierra Fortuna y estaba
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benאחת מהן היתה Earth Fortune, (מזל האדמה) והייתי
Bir tanesi Dünya Falı'na dönüştü ve benوكان أحدهما هو الأرض فورتشن، وكنت
Bir tank falan getirmedikleri sürece...A meno che non abbiano un carro armato, saremo...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Desde que não tragam um tanque ou algo assim, estamos...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Jos heillä ei ole panssarivaunua, me...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Mientras no traigan un tanque o algo así, estamos...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Musieliby mieć czołg albo coś w tym rodzaju...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Så længe de ikke har en kampvogn ...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Så länge de inte har en pansarvagn...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Ενόσω δεν έρχονται με κανένα άρμα, είμαστε...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Если они не применят танк или ещё что-то, мы...
Bir tavuk falan?Un poulet ?
Bir tavuk falan?Κοτόπουλο;
Bir tavuk falan?Курица?
Bir tavuk falan?Ayam?
Bir tavuk falan?De gaina?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod