Biraz falza politik.Je trochu vypočítavá.
Biraz falza politik.Nieco polityczna.
Biraz falza politik.Sie ist ein bisschen politisch.
Biraz falza politik.Trošku manévruje.
Biraz falza politik.Um pouco política.
Biraz falza politik.Ze is een beetje politiek.
Biraz falza politik.Είναι λίγο "πολιτικάντισσα".
Biraz falza politik.Вона політично упереджена.
Biraz falza politik.Малко политически настроена.
Biraz falza politik.Она себе на уме.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.É egocentrica ed ha un orientamento politico.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.Es egocéntrica y tiene un sesgo político.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.좀 독단적이고 이기적일 것 같아요, 정치성향도 좀 셀것 같구요.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.היא דואגת לעצמה. היא קצת פוליטית.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.تبدو ذاتية بعض الشيء. سياسية قليلا.
Biraz fazla iddialı. Biraz falza politik.彼女と一緒に働きたいか確信が持てない
Bir dakikamız falan var.약 1분정도 시간이 남았는데요.
Bir dakikamız falan var.Ci resta ancora circa un minuto.
Bir dakikamız falan var.Il nous reste environ une minute.
Bir dakikamız falan var.Mai avem aproximativ un minut.
Bir dakikamız falan var.Tenemos aún como un minuto
Bir dakikamız falan var.We hebben nog ongeveer een minuut over.
Bir dakikamız falan var.Wir haben noch etwas eine Minute.
Bir dakikamız falan var.Została może minuta.
Bir dakikamız falan var.Остава ни около минута.
Bir dakikamız falan var.У нас залишилася одна хвилина.
Bir dakikamız falan var.У нас осталось не больше минуты.
Bir dakikamız falan var.יש לנו בערך דקה שנותרה.
Bir dakikamız falan var.لدينا حوالي دقيقة متبقية.
Bir düşün, baba. Annem Tayvanca falan biliyor muydu?잘 생각해, 아빠.
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)قد يدعونى يوما ما للتحدث فى (تيد). إحتياجى لها مثل.." (ضحك)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Egy nap meghívnak majd a TED-re is. Ez olyan --" (Nevetés)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Eines Tages werde ich zu TED eingeladen werden. Das ist wie --" (Lachen)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Jednou mě pozvou do TED. Je to --" (smích)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Jeg bliver inviteret til TED en dag. Det her er --" (Latter)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Je serai invité à TED un jour. Tu vois -- " (Rires)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Kiedyś zaproszą mnie na TED..." (Śmiech)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Me invitarán a TED un día. Esto es como..." (Risas)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Op een dag word ik uitgenodigd voor TED. Dit is als..." (Gelach)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)O să fiu invitat la TED într-o zi. Ceea ce - " (Râsete)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Rồi một ngày nào đó cháu sẽ được mời đến TED. Việc này -- " (Tiếng cười)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Tämä on --" (Naurua)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)그리고 언젠간 TED에 초대 받을 거에요. 이건 -- (웃음)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)"Um dia vou ser convidado para o TED..." (Risos)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Θα με καλέσουν στο TED μια μέρα. Είναι όπως...."(Γέλια)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)И един ден ще ме поканят в TED." (Смях)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Ля-ля-ля." смех
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)יזמינו אותי ל-TED יום אחד. זה כמו -- " (צחוק)
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)そして私の祖母がまた最高の人でした
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Az egyik, hogy csodálatos bolygó -- a gyűrűivel és egyebekkel nagyon szép.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.D'abord, c'est une planète très attirante, il y a ces magnifiques anneaux, etc.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.첫째, 아주 매력적인 행성이죠. 고리들이 아주 예쁩니다.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primo, è un pianeta molto bello, ha proprio la bellezza degli anelli e così via.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primul, este o planetă superbă -- are frumuseţea inelelor şi aşa mai departe.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Ten eerste is het een zeer aantrekkelijke planeet -- met de mooie ringen, enzovoorts.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Thứ nhất, đó là một hành tinh rất hấp dẫn - mang vẻ đẹp của những chiếc nhẫn.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.To bardzo ładna planeta, ma piękne pierścienie itd.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Uno, es un planeta muy atractivo -- tiene la belleza de los anillos y demás.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zaprvé, je to velmi krásná planeta, má krásné prsteny či prstence a mnoho dalšího.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zum einen ist der Planet sehr attraktiv, die Schönheit der Ringe und so weiter.