Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.כי לא יהיה עוד כל חזון שוא ומקסם חלק בתוך בית ישראל׃
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.لانه لا تكون بعد رؤيا باطلة ولا عرافة ملقة في وسط بيت اسرائيل.
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.從 此 、 在 以 色 列 家 中 必 不 再 有 虛 假 的 異 象 、 和 奉 承 的 占 卜
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.從此 、 在 以色列 家中 必不 再 有 虛假 的 異象 、 和 奉承 的 占卜
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.A ja powiedziałem: "nie ma żadnego konfliktu".
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Ceea ce am spus de fapt este, "nu sunt polemici deloc".
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Ce que j'ai vraiment dit, c'est que ce n'était pas du tout problématique.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.하지만 제가 실제로 말한것은 "그들은 전혀 논쟁거리가 아니다" 였어요.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Lo que dije en realidad es que no son polémicas, en absoluto.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Nhưng những gì tôi thực sự đã nói là nó hoàn toàn không gây tranh cãi chút nào.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Nos, valójában azt mondtam, hogy egyáltalán nem veszekedősek.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.O que eu disse foi que não eram contenciosas de todo.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Quello che dissi in realtà fu: "Non c'è nessun tipo di controversia".
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Vad jag faktiskt sa var att det inte var omstritt alls.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Ve skutečnosti jsem řekl, že nejsou kontroverzní ani za mák.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Was ich tatsächlich sagte war, dass sie überhaupt nicht umstritten sind.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Wat ik had gezegd, was dat ze helemaal niet betwist waren.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Αυτό που στην πραγματικότητα είχα πει, είναι ότι δεν είναι καθόλου αμφιλεγόμενες.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Това, което всъщност казах е, че те не са изобщо оспорвани.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Хотя, на самом деле, я сказал, что эти выборы совершенно не вызвали дискуссий.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.Хоча я насправді сказав, що вони взагалі не дискусійні.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.מה שבעצם אמרתי היה, הן לא ברות ויכוח בכלל.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.وما قلته في الحقيقة، أنه ليس جدلياً بالمرة.
Asil soyledigim ise, onlar tartismali falan degil.違うんですよね その項目の編集は頻繁に行われていました
Aslına bakarsanız, Fallon'un çok iyiymiş gibi gösterdiğiEn fait, ils n'ont jamais vraiment adhéré au logo avant que Fallon le mette sur
Aslına bakarsanız, Fallon'un çok iyiymiş gibi gösterdiği사실상, 팰론이 아주 괜찮은
Aslına bakarsanız, Fallon'un çok iyiymiş gibi gösterdiğiלמעשה, הם מעולם לא ממש הבינו את הלוגו
Aslına bakarsanız, Fallon'un çok iyiymiş gibi gösterdiğiوفي حقيقة الأمر لم يقتنعوا بالشعار تماما
Aslına bakarsanız, Fallon'un çok iyiymiş gibi gösterdiğiファロンが
AS: Oradan çıktığımda gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.Khi tôi bước ra khỏi đó mắt xoe tròn thích thú.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Dzwoni porucznik Falman na otwartej linii.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Há uma chamada para si, do Tenente Falman, de uma linha pública.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Løjtnant Falman ringer udefra.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Löjtnant Falman ringer utifrån.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.-Puhelu luutnantti Falmanilta.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Tiene una llamada del teniente Falman.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Una chiamata da una linea pubblica dal tenente Falman.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Σε καλεί από δημόσια γραμμή κάποιος υπολοχαγός Φάλμαν.
Asteğmen Falman bir telefon kulübesinden sizi arıyor.Вам звонит по городской линии лейтенант Фалман.
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Da ist Spaghettisoße."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Jejda. Trocha omáčky."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.저는 "어, 스파게티 소스 거기있네."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh, c'è della salsa lì."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh là. De la sauce à spaghettis là."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh, tengo un poco de salsa aquí".
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Tenho aqui molho de esparguete."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Tôi nói, "Ồ. Nước sốt spaghetti ở đây."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Zeg ik: "Oh. spaghettisaus hier. "
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.אני עושה, "הו. קצת רוטב ספגטי שם."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.أسرع " أوه صلصة الإسباجيتى هنا "
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.ナプキンを膝に乗せ
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?뭔가 말씀하고 계신건가요? 아니면,
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?"Ты вот про эту штуку, где коты поют?
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?עם חתולים ששרים? כאילו, האם זה הדבר
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?الذي مع القطط المغنيه؟ مثل، هل هذا هو الشيء
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?あれが社会のために いいって言うの?」
Bak bilgisayarıma!" falan diyeceğim."A! Κοιτάξτε εκεί τον υπολογιστή μου." (Γέλια)
Bak bilgisayarıma!" falan diyeceğim.Ceva de genul, "Oh, wow. Uitaţi-vă la computerul meu aici!" (Râsete)
Bak bilgisayarıma!" falan diyeceğim. (Kahkaha)"Årh, prøv at se min computer derovre!" (Latter)
Bak bilgisayarıma!" falan diyeceğim. (Kahkaha)"우와! 제 컴퓨터좀 보세요!" (웃음)