Ana içeriğe geç
Sözlük

fakirlik ile cümle

fakirlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.Όμως ο πλούτος της δεν αξιοποιείται για να γλιτώσει το λαό της από τη φτώχεια.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.Но минералното богатство на Африка не е използвано, за да извади хората си от бедността.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.Но природное богатство Африки сегодня не используется для избавления людей от бедности.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.אבל העושר המינרלי של אפריקה אינו משמש כדי להוציא את תושביה מעוני.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.ولكن الثروة المعدنية من إفريقيا لا تستخدم لانتشال الناس من الفقر.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.使われることがないので 多くのアフリカ人がとても怒っているのです
Fakirlik artmakta ve zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyümekte.3百万もの産業国家外国債務が、600兆ドルを超えましたが、
Fakirlik artmakta ve zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyümekte.La pauvreté est en hausse et l'écart se creuse entre les riches et les pauvres.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Ce n'était pas corrélé avec les niveaux de pauvreté.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Er was geen correlatie met armoedeniveaus.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Es korrelierte nicht mit Armutsgrenzen.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.가난함의 수준도 마찬가지였습니다. 아무런 상관관계가 없었습니다
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.Não se correlacionavam com o nível de pobreza.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.Nie zależały od poziomu biedy.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.לא היה מיתאם לרמות העוני. לא מצאנו קשר.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.لم ترتبط بمستوى الفقر. لم ترتبط.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu. İlişki yoktu.それぞれの学校で教員にひとつだけ質問したところ
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Nekorelovalo to ani s mierou chudoby.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Nekorelovalo to s mírou chudoby.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.No se correlacionan con los niveles de pobreza.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Nu a corelat cu nivelurile de sărăcie.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Tidak berhubungan dengan tingkat kemiskinan.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Δεν συσχετιζόταν με το επίπεδο της φτώχειας.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Ни с уровнем жизни.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.Нямаше връзка с нивата на бедност.
Fakirlik içinde yaşayan nüfusların çoğunlukla, doğal kaynaklarla çevrili olması ironik değil mi?아이러니하게도 가난에 허덕이는 엄청난 인구는 절대적으로 풍부한 천연자원에 둘러싸여 살아가고 있습니다.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.A sua pobreza era a minha história única sobre eles.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Bieda była jedyną historią na ich temat.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Câu chuyện phiến diện của tôi về họ chính là cái nghèo.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Chudoba byl můj jediný příběh o nich.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Deras fattigdom var min enda berättelse om dem.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Heidän köyhyytensä oli minun yksi tarinani heistä.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Hun armoede was mijn enige verhaal over hen.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Ich chudoba bola pre mňa ich jediným príbehom.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Ihre Armut war die einzige Geschichte von ihnen, die ich kannte.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.J'avais fait de leur pauvreté une histoire unique.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Kemiskinan mereka adalah cerita tunggal saya.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.그들에 대해 제가 들은 단편적인 이야기는 가난이었죠.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.La loro povertà era la mia unica storia su di loro.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Njihova revščina je bila moja edina zgodba o njih.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Sărăcia era unica mea poveste despre ei.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Su pobreza era mi única historia sobre ellos.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Η φτώχεια τους ήταν η μονοσήμαντη ιστορία που ήξερα γι' αυτούς.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Их нищета была единственным, что я о них знала.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Їхня бідність - єдине, що я знала про них.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Тяхната нищета беше единствената ми история за тях.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.העוני שלהם היה הסיפור היחיד שהיה ברשותי עליהם.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.فقرهم كان نظرتي الآحادية لهم.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.何年もして私がアメリカの大学進学に
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Avem nevoie de noi modalităţi, mai bune, de a face faţă sărăciei, războiului şi bolilor.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Chúng ta cần những cách mới, những cách tốt hơn, để đối phó với nghèo đói, chiến tranh và dịch bệnh.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Ci servono soluzioni nuove, migliori, per affrontare la povertà, le guerre, e le malattie.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Kita perlu cara baru, cara yang lebih baik, untuk mengatasi kemiskinan, peperangan, dan wabah penyakit.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.가난, 전쟁, 질병을 극복하기 위해서 더 좋은 새로운 방법을 찾아야 합니다.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrebujeme nové, lepšie spôsoby ako čeliť chudobe, vojnám a chorobám.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrebujemo nove, boljše načine za spopad z revščino, vojnami in boleznimi.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Potrzebujemy nowych, lepszych rozwiązań problemów biedy, wojny i choroby.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Precisamos de novas e melhores maneiras, de lidar com a pobreza, as guerras e a doença.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Új, jobb módszerekre van szükségünk a szegénység, háborúk és betegségek ellen.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.Uusia, parempia tapoja selviytyäksemme köyhyydestä, sodista ja sairauksista.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod