fakir ile cümle

fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Det är inte realistiskt med livslång behandling för alla i de fattigaste länderna.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Điều trị dài hạn cho tất cả mọi người là điều phi thực tế tại các nước nghèo nhất.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Doživljenjsko zdravljenje ni realistično za vse v najrevnejših državah.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Dożywotnie leczenie jest nierealistyczne w najbiedniejszych krajach.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Elinikäinen hoito ei ole realistinen vaihtoehto jokaiselle sairastuneelle köyhimmissä maissa.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Het is niet realistisch, levenslange behandeling voor iedereen in de armste landen.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Ini tidak realistis dengan perawatan seumur hidup untuk setiap orang di negara-negara termiskin.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.최빈국의 모든 국민들에게 평생동안 치료를 제공하는 것이 비현실적이긴 하지만,
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Lebenslange Behandlung ist nicht realistisch für alle in den ärmsten Ländern.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Não é realista aplicar tratamentos para o resto da vida a todas as pessoas nos países mais pobres.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.No es realista un tratamiento de por vida para todos en los países más pobres.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Non è realistica una cura a vita per tutti nelle nazioni più povere.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Tratamentul permanent nu este realist pentru toţi cei din ţările sărace.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.V najchudobnejších krajinách nie je reálne mať celoživotnú liečbu pre každého.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Δεν είναι ρεαλιστική η μακροχρόνια αγωγή για όλους στις φτωχότερες χώρες.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Доживотно лечение не е реалистично за всеки в най-бедните страни.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Нереально надавати лікування протягом всього життя кожному інфікованому в найбідніших країнах.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Это нереально -- предоставить медицинскую поддержку до конца жизни каждому инфицированному в бедных странах.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.טיפול לכל החיים אינו מציאותי לכל אדם במדינות העניות ביותר
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.هذا ليس واقعي لتوفير علاج يستمر مدى الحياة لجميع الناس في أفقر الدول
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.最貧国のすべての人にとって もちろん今行われていることはとても素晴しいことです
Bu gördüğünüz durum. Bu derin bir fakirlik değil.Det här är situationen förstår ni, det är inte djup fattigdom.
Bugün, Başkan ofisi devraldığından beri, 3.5 milyon kadın daha fakirlik içinde yaşıyor.Es gibt 3,5 Millionen mehr Frauen in Armut heute als als der Präsident übernahm
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Ahora llamamos a esto pobreza.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Dnes to voláme chudoba.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Dziś nazywamy to nędzą.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Ezt ma szegénységnek hívjuk.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Heutzutage nennen wir das Armut.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Hoje em dia, isso chama-se pobreza.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Idag kalder vi det fattigdom.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Kita menyebutnya kemiskinan saat ini.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.우리는 오늘날 그것을 빈곤이라 부릅니다.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Ngày nay ta gọi đó là sự đói kém.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Nu noemen we dat armoede.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Oggi la chiamiamo povertà.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.On appelle ça de la pauvreté de nos jours.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.O numim, astăzi, sărăcie.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.To byla soběstačnost.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Αυτό το αποκαλούμε φτώχεια τη σήμερον ημέρα.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.В наши дни мы называем это бедностью.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.Ние днес наричаме това бедност.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.אנחנו קוראים לזה עוני בימינו.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.نُسمي ذلك بالفقر هذه الأيام .
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.しかし 右のマウスは
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık, HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.De meeste Afrikaanse verhalen dezer dagen gaan over hongersnood, hiv en aids, armoede of oorlog.
Bu iyiydi ama bunlar yanlış 117 ülkeydi. Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.لقد كان ذلك جيّد, لكنّهم كانوا الأمم الخطأ... لأنهم الأكثر فقراً من بين كل الأممّ
Bu kadar fakirlik, açlık yeter.Dovolj je bilo revščine, lakote.
Bu kadar fakirlik, açlık yeter.Elég ideig voltatok szegények, éheztetek ..."
Bu kadar fakirlik, açlık yeter.Lange genug arm gewesen, gehungert.'
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
Bu kapında kilit yok ve de evinde fakir insanları besliyorsun anlamına mı geliyor?Не заключваш дома си, приемаш бедни хора в него и ги храниш?". "О, не"!

İlgili Sayfalar