Bogota'yı ele alalım. Silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığının pençesindeki fakir, Latin şehri:ניקח את בוגוטה. ענייה, לטינית, מוקפת בפשעי נשק
Bogota'yı ele alalım. Silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığının pençesindeki fakir, Latin şehri:فلنأخذ بوجوتا على سبيل المثال. فهي منطقة لاتينية فقيرة يحيطها عنف مسلح
Bogota'yı ele alalım. Silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığının pençesindeki fakir, Latin şehri:サウスブロンクスと似かよった評判です
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.זה חייב להיות מדינה ענייה אכן שאינו תומך ארנבת.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Asta trebuie să fie o ţară săracă, într-adevăr că nu acceptă un iepure.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Cela doit être un pays pauvre en effet que ne supporte pas un lièvre.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Das muss ein armes Land in der Tat nicht unterstützt ein Hase sein.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Dat moet een arm land inderdaad die geen ondersteuning biedt een haas te worden.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Det måste vara ett fattigt land i själva verket som inte stöder en hare.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Det må være et fattigt land, ja, der ikke understøtter en hare.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Đó phải là một nước nghèo thực sự không hỗ trợ một thỏ.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Ez lesz egy szegény ország valójában, amely nem támogatja a nyúl.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Itu harus menjadi negara miskin memang yang tidak mendukung kelinci.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.그것은 토끼를 지원하지 않는 참으로 가난한 나라 여야합니다.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Que debe ser un país pobre en efecto, que no es compatible con una liebre.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Que deve ser um país pobre de fato que não suporta uma lebre.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Questo deve essere un paese povero, infatti, che non supporta una lepre.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Sen täytyy olla köyhä maa todellakin joka ei tue jänis.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.To mora biti res slaba država, ki ne podpira zajca.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.To musi być biednym krajem, że rzeczywiście nie obsługuje zająca.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.To musí byť naozaj chudobná krajina, ktorá nepodporuje zajaca.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.To musí být opravdu chudá země, která nepodporuje zajíce.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Αυτό πρέπει να είναι μια φτωχή χώρα και μάλιστα ότι δεν υποστηρίζει έναν λαγό.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Това трябва да бъде бедна страна, наистина, че не поддържа заек.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Це повинно бути дійсно бідна країна, яка не підтримує зайця.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.Это должно быть действительно бедная страна, которая не поддерживает зайца.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.يجب أن تكون دولة فقيرة حقا لا يدعم أرنبا بريا.
Bu bir tavşan desteklemiyor gerçekten fakir bir ülke olmalıdır.私たちの森は、それらの両方を注ぎ、すべての湿地の周りやヤマウズラを見られるかもしれない
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.ويبدأ ذلك في إزاحة عبء ثقيل عن فقراء العالم
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Algo que empieza a aligerar una gran carga que afecta a los pobres del mundo.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.A to zvedne velké břímě z ramen světové chudiny.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Dan hal tersebut akan mulai mengangkat sebuah beban berat dari orang-orang miskin di dunia.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.E isto reduz as dificuldades da população mais pobre.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.En dat zal een zware last lichten van de armen in de wereld.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.E questo comincia a sollevare un pesante fardello dalle spalle dei poveri.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Et cela commence à enlever un lourd fardeau qui pèse sur les pauvres de notre planète.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Ez pedig nehéz terhet vesz le a világ szegényeinek válláról.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.그리고 이것은 전 세계의 저소득층의 큰 짐 하나를 덜어줄 것입니다.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Şi asta va ridica sarcina grea de pe sărăcia mondială.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.To pomoże usunąć brzemię obciążające najbiedniejszych.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.To zníži obrovskú tiahu celosvetovej chudoby.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Und das wird für die Ärmsten der Welt eine große Entlastung bedeuten.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Và nó dần nhấc bỏ gánh nặng của tầng lớp người nghèo.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Vilket lyfter en tung börda från världens fattiga.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Και αυτό αφαιρεί ένα μεγάλο φορτίο, από τους φτωχούς του πλανήτη.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.А това започва да облекчава товара на бедните по света.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.И это снимет тяжелейшую ношу с мировой бедноты.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.І це зніме важку ношу зі світової бідноти.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.וזה מתחיל להוריד נטל כבד על עניי העולם
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.取り除くことになります 第二点。人口減少は労働力不足を
Bu derin bir fakirlik değil.Bukanlah tingkat kemiskinan yang parah.
Bu derin bir fakirlik değil.Ce n'est pas la pauvreté extrême. C'est une situation spéciale.
Bu derin bir fakirlik değil.Es ist keine tiefe Armut.
Bu derin bir fakirlik değil.Het is niet diepe armoede.
Bu derin bir fakirlik değil.즉 극심한 가난이 요인이 아닌 특별한 상황인겁니다.
Bu derin bir fakirlik değil.Não é pobreza extrema.
Bu derin bir fakirlik değil.Nem a mély szegénység.
Bu derin bir fakirlik değil.Není to velkou chudobou.
Bu derin bir fakirlik değil.Nie chodzi o biedę.
Bu derin bir fakirlik değil.Nie je to hlboká chudoba.