Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.貧困の反対に位置して遠いのは正義 という世界になっています 最後に 私はとても効果的で素晴らしく
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Bol som chudobné dieťa, chodil som bosý.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Byłem ubogim, bosonogim chłopcem.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Ero un bambino povero, con i piedi scalzi.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Fui uma criança pobre, descalça.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Ich war ein armes, barfüßiges Kind.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.I was a poor child, barefoot.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Jadi saya merasakan kemiskinan
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Jag var ett fattig barn, barfota.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Szegény gyerek voltam, mezítlábas.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Ήμουν ένα φτωχό παιδί, χωρίς παπούτσια.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Бях бедно дете, ходех бос.
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.Я был бедным и босоногим
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum..ולכן חוויתי עוני
Ben çıplak ayaklı, fakir bir çocuktum.私の父も母も田舎の学校の 教師でした
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Eu nasci num lugar de camponeses muito pobres. A pobreza acabou me influenciando.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Ich wurde in einem sehr armen Zuhause geboren, auf dem Land. So lernte ich die Armut kennen.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.I was born in a very poor home, a peasant home, so I experienced poverty.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Jag föddes i ett mycket fattigt hem, ett hem på landet så jag har upplevt fattigdom.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Nagyon szegény családban születtem, így megtapasztaltam a nyomort.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Narodil som sa vo veľmi chudobnej rodine, v roľníckom dome. Takže viem, čo je chudoba.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Saya lahir dalam keluarga petani yang sangat miskin.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Sono nato in una casa molto povera, quindi ho vissuto la povertà,
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Γεννήθηκα σε μια πολύ φτωχή αγροτική περιοχή. Έτσι δοκίμασα τη φτώχεια.
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim."Роден съм в много беден дом и зная какво е бедността,
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.Я родился в очень бедном доме, крестьянском доме, и я познал бедность
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim..נולדתי בבית מאוד עני. בית כפרי
Ben çok fakir bir evde doğdum, bir köylü evi, böylelikle yoksulluğu tecrübe ettim.私は裸足だったし 貧しい子供でした
Ben fakirlerin yeni koruyucusuyum... ...ve gecekonduları yıkıyorum.Героя не волнует, если вы свора пьяных напуганных баранов!
Ben fakirligi savunmuyorumIch schiebe nicht alles auf die Armut.
Ben fakirligi savunmuyorumIk geef armoede niet de schuld.
Ben fakirligi savunmuyorumNem a szegénység ügyében akarok közbenjárni.
Ben fakirligi savunmuyorumNo estoy usando la pobreza como excusa.
Ben fakirligi savunmuyorumNon sto adducendo la povertà come giustificazione.
Ben fakirligi savunmuyorumVous pouvez dire que c'est en partie un problème d'éducation.
Ben fakirligi savunmuyorumНе пледирам за бедност.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Am crescut în East Los Angeles, fără să-mi dau măcar seama că eram săracă.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Crecí en el Este de Los Ángeles, sin siquiera darme cuenta de que era pobre.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Dorastałam we wschodnim Los Angeles, nie do końca będąc świadomą jaka jestem biedna.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Dunque, sono cresciuta a Los Angeles est, senza nemmeno accorgermi di essere povera.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Eu cresci no leste de Los Angeles, sem mesmo perceber que era pobre.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Ich bin im östlichen Teil von Los Angeles aufgewachsen, ohne überhaupt zu bemerken, dass ich arm war.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Jag växte upp i östra Los Angeles utan att inse att jag var fattig.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.J'ai grandi dans l'est de Los Angeles, sans même me rendre compte que j'étais pauvre.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Saya tumbuh besar di East Los Angeles, tidak menyadari sama sekali bahwa saya miskin.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Szóval Los Angeles keleti részén nőttem fel, fel sem fogva a szegénységemet.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Takže, vyrostla jsem ve východním Los Angeles aniž bych si vůbec uvědomovala, že jsem chudá.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Tôi đã lớn lên ở bờ Đông Los Angeles, và thậm chí hồi đó tôi không nghĩ là mình nghèo.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Μεγάλωσα λοιπόν στο Ανατολικό Λος Άντζελες, δίχως να έχω συνειδητοποιήσει ότι ήμουν φτωχή.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Израстнах в източен Лос Анжелис без дори да си давам сметка, че съм бедна.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Я виросла у східному Лос-Анджелесі, навіть не підозрюючи, що я була з бідної родини.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan, Doğu Los Angeles'ta büyüdüm.Я выросла в восточной части Лос-Анджелеса даже не подозревая о том, что я бедна.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan,Ik groeide op in Oost-Los Angeles.
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan,저는 제가 가난한 줄 모른 채로
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan,אז גדלתי במזרח לוס אנג'לס,
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan,لقد نشآت في شرقي لوس آنجلوس،
Ben fakir olduğumun farkında bile olmadan,自分の家が貧乏だってことすら 知らずにです
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Aus meiner Sicht, ist das die Art von Welt, die die Seele von armen Menschen erlösen kann.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Dal mio punto si vista, è questo tipo di mondo che può redimere le anime delle persone povere.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.D'après moi, c'est ce genre de monde qui peut racheter les âmes des gens pauvres.