fakir ile cümle
fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.A veces no tienen suficiente comida. Viven bajo el umbral de la pobreza.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Câteodată nici nu au suficientă hrană. Ei trăiesc sub limita sărăciei.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Czasami nie mają nawet wystarczająco jedzenia. Żyją poniżej granicy ubóstwa.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Emellanåt har de inte ens tillräckligt med mat. Och de lever sina liv under fattigdomsgränsen
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Kadang - kadang mereka bahkan tidak memiliki cukup makanan. Dan mereka hidup di bawah garis kemiskinan.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.때로는 그들은 충분한 음식 조차도 없습니다. 그들은 빈곤선 아래서 살고 있습니다.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Manchmal haben Sie nicht einmal genug Essen. Sie leben unterhalb der Armutsgrenze.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Néha nincs is elég ennivalójuk. És a szegénységi küszöb alatt élnek.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Niekedy dokonca nemajú dosť jedla. A žijú pod hranicou chudoby.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Nogen gange har de ikke engang nok mad. Og de lever under fattigdomsgrænsen.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Občas toho jídla ani nemají dostatek. A žijí pod hranicí chudoby.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Parfois ils n'ont même pas assez à manger. Et ils vivent sous le seuil de pauvreté
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Por vezes, não têm sequer comida suficiente. Vivem abaixo da linha da pobreza.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Qualche volta non hanno neanche abbastanza cibo. E vivono sotto la soglia di povertà.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Soms hebben ze niet eens genoeg voedsel. Ze leven onder de armoedegrens.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Thậm chí đôi khi họ không có đủ thức ăn. Và họ sống dưới mức nghèo đói.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Včasih nimajo niti dovolj hrane in živijo pod mejo revščine.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Μερικές φορές δεν έχουν καν αρκετό φαγητό. Και ζουν κάτω από το όριο της φτώχειας.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Деколи їм навіть бракує їжі. Вони живуть за межею бідності.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Иногда им даже не хватает еды. И они живут за чертой бедности.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Понякога те дори не разполагат с достатъчно храна. И те живеят под прага на бедността.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.ולפעמים אין להם אפילו מספיק אוכל. והם חיים מתחת לקו העוני.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.واحيانا لا يملكون الطعام الكافي وهم يعيشون تحت خط الفقر
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.「貧困ライン」を下回る生活をしています 20億人の人々が
Bazıları fakir, bazıları zengin.Ada yang miskin, ada yang kaya.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Alcuni sono poveri, altri ricchi.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Algunos son pobres, otros ricos.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Certains sont pauvres, certains sont riches.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Einige sind arm, andere reich.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Jedni są biedni, inni bogaci.
Bazıları fakir, bazıları zengin. Milyarlık nüfusları var.Alguns são pobres, alguns são ricos.
Bazıları fakir, bazıları zengin. Milyarlık nüfusları var.어떤 나라는 가난하고, 어떤나라는 부자죠. 수십억의 자산을 가집니다.
Bazıları fakir, bazıları zengin. Milyarlık nüfusları var.כמה עניים, כמה עשירים. יש מליארדים.
Bazıları fakir, bazıları zengin. Milyarlık nüfusları var.بعضهم فقراء، و بعضهم أغنياء. هنالك البلايين.
Bazıları fakir, bazıları zengin. Milyarlık nüfusları var.その時、世界銀行の総裁は3年生でした
Bazıları fakir, bazıları zengin.Một vài nước nghèo, một vài nước giàu có.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Några är fattiga, andra är rika.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Některé jsou chudé, některé bohaté.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Némelyik gazdag, némelyik szegény.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Niektorí sú chudobní, niektorí bohatí.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Nogen er fattige, nogen er rige.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Sommige zijn arm, andere zijn welvarend.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Unele sunt sărace, alte bogate.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Άλλες είναι φτωχές, άλλες πλούσιες.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Некоторые богатые, некторые - бедные.
Bazıları fakir, bazıları zengin.Някои са бедни, някои са богати.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Alguien dijo que éramos súper pobres, y también somos súper poderosos.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Cineva a spus că suntem super săraci şi totodată super putere.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Có người nói chúng tôi siêu nghèo, và cũng cực kì giàu.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Iemand zei dat we superarm zijn, en ook een supermacht.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Jemand sagte wir seien superarm, aber auch eine Supermacht.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.어떤 사람들은 우리가 매우 가난하고 하고, 매우 강력하다고 합니다.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Ktos powiedział, że jesteśmy mega ubodzy, ale również mega potężni.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Nogen sagde at vi er super fattige, og vi er også super magt.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Qualcuno ha detto che siamo super poveri, ed anche una super potenza.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Quelqu'un a dit que nous sommes super pauvres, et aussi une super puissance.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Valaki azt mondta, szuper szegények vagyunk, de szuperhatalom is.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Κάποιος είπε ότι είμαστε υπερ-φτωχοί, αλλά είμαστε και υπερδύναμη.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Некто сказал, что мы сверхнищие, и в то же время сверхдержава.
Bazıları, süper fakiriz ama aynı zamanda süper gücüz dedi.Някой каза, че сме супер бедни, и също така сме суперсила.