fakir ile cümle
fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Annemin onun hakkında tek söylediği şey ailesinin çok fakir olduğuydu.Единственото, което майка ми ни каза за него, беше, че семейството му е много бедно.
Annemin onun hakkında tek söylediği şey ailesinin çok fakir olduğuydu.הדבר היחיד שאימי סיפרה לנו עליו היה שמשפחתו ענייה מאד.
Annemin onun hakkında tek söylediği şey ailesinin çok fakir olduğuydu.الشئ الوحيد الذي أخبرتني به والدتي عنه هو أن أسرته كانت فقيرة جداً.
Annemin onun hakkında tek söylediği şey ailesinin çok fakir olduğuydu.彼の家はとても貧しいということ 母は彼の家にヤム芋や米や
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Cei săraci și vulnerabili n-ar mai trebui să fie amenințați de boli infecțioase, de fapt, nimeni.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Die Armen und Verwundbaren müssen nicht länger durch Infektionskrankheiten bedroht werden, niemand muss das.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.I poveri e i più deboli non devono più essere minacciati da malattie infettive anzi: nessuno deve più esserlo.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.이젠 더 이상 가난하고 약한 자들이 전염성 병들에 의해 위협을 받지 않아도 됩니다. 혹은 물론 모두가 그럴 것 입니다.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Nalezljive bolezni ne bodo več ogrožale revnejših slojev prebivalstva. Nikogar, pravzaprav.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Niet langer zullen de armen en kwetsbaren bedreigd worden door besmettelijke ziekten en, ja, ook iedereen.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.Не трябва вече бедните и уязвимите да бъдат заплашвани от заразни болести, нито пък който и да било.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.אין יותר סיבה שהעניים והפגיעים יחיו תחת איום של מחלות מדבקות או, בעצם, כל אחד.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.لم يعد الفقراء و الضعفاء في خطر الإصابة بالأمراض المعدية أو أي أحد.
Artık fakir ve savunmasız kişiler , yada aslında hiç kimse, bir enfeksiyon hastalığı ile tehdit edilmemeli.伝染病におびえる必要はないのです -もちろん他の人たちもです バーツラフ・スミルが言っている
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.Es gibt keinen Unterschied zwischen Reich und Arm mehr: ein Mythos.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.Il n'y a plus de fossé entre les riches et les pauvres, c'est un mythe.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.부자와 가난한 자 사이에 더 이상 격차가 없습니다. 그것은 신화입니다.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.Nie ma już przepaści między bogatymi i biednymi.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.אין פער בין עשירים לעניים יותר. זה מיתוס.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.لم تعد هناك فجوة بين الغني والفقير. هذه خرافة
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok. Bu bir efsane.小さな谷がありますが ずっと途切れなく分布しています
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Der er ikke noget gab mellem rig og fattig længere.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Det finns inget gap mellan rik och fattig längre.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Er zit geen gat meer tussen rijk en arm.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Isso é um mito.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Không còn khoảng cách giữa người giầu và người nghèo.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Medzi bohatými a chudobnými neexistuje žiadna priepasť.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Mezi bohatými a chudými neexistuje žádná propast.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Nincs többé szakadék a szegények és a gazdagok között.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Non c'è più differenza tra ricchi e poveri.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Nu mai există diferenţe între bogaţi şi săraci.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Rikkaiden ja köyhien välillä ei enää ole rakoa.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Tak ada lagi jurang antara orang kaya dan miskin.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Ya no existe la brecha entre los ricos y pobres.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Δεν υπάρχει πια χάσμα μεταξύ πλούσιων και φτωχών.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Больше не существует разрыва между богатыми и бедными.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Вече няма пропаст между богати и бедни.
Artık zengin ve fakir arasında bir uçurum yok.Немає розриву між багатими і бідними.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.우리는 극도의 가난, 굶주림, AIDS를 퇴치할 수 있습니다.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz. Fakat sizin yardımınıza ihtiyacımız var.We kunnen extreme armoede, hongersnood en aids verslaan, maar we hebben jullie hulp nodig.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Me voimme voittaa köyhyyden, nälänhädän ja AIDSin.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Możemy pokonać skrajne ubóstwo, głód, AIDS.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Nous pouvons combattre la pauvreté, la famine, le Sida.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Podemos acabar com a pobreza extrema, a fome, a SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Podemos derrotar a la pobreza extrema, al hambre, al SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Possiamo sconfiggere la povertà estrema, la fame, l'AIDS.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Putem învinge sărăcia extremă, foametea, SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Wir können extreme Armut, Hunger und AIDS besiegen.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Μπορούμε να νικήσουμε την ακραία φτώχεια, την πείνα το ΕΪΤΖ.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Можем да победим крайната бедност, глада, СПИН.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Мы можем победить крайнюю нищету, голод, СПИД.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.אנו יכולים לנצח עוני קיצוני, רעב, איידס.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.نحن نستطيع قهر شّدة الفقر، المجاعات، الايدز.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.だから助けが必要なの
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.Faktanya, mayoritas rakyat Guatemala bukan keturunan Spanyol Mereka suku Indian Maya dan sangat miskin
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.Valójában a guatemalaiak nagy része nem spanyol leszármazott. Bennszülött maják akik nagyon szegények.
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.V resnici, večina prebivalstva ni Španskega porekla, so potomci Majev in zelo revni.
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.Но большинство людей в Гватемале не потомки испанцев - они индейцы майя и очень бедны
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.למען האמת, רוב תושבי גוואטמלה .הם לא ממוצא ספרדי ,הם צאצאי שבט המאיה .והם עניים מאוד
Aslında, Guetamala halkının çoğunluğu İspanyol kökenli değil - onlar yerli Maya halkı, ve çok fakirler.彼らは先住のマヤ民族で 大変貧しいです 1950年代に人口の2%が