Ana içeriğe geç
Sözlük

fakir ile cümle

fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.但是道曼诺维奇明白这并没有触动根本的社会制度。
Fakirlikle başı beladadır ve bazen bunun için ağlar.對自己的貧乳十分介懷,甚至偶尔因此暴怒。
Hâlâ, tüm hayatımda olduğu kadar fakirim.我知道我一生都会做恶梦。
Bir insanın olabileceği kadar tembel, fakir, sapık ve aynı zamanda utangaçtır.柳亦如人瘦,憑柔絲牽惹,一樣情長。
Kesilen bölgede çok yoksul varsa tamamı fakirlere dağıtılmalıdır.如果你是一个地狱里的穷人,你就缺德。
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.헨젤과 그레텔은 가난한 나무꾼의 아이들이다.
Onlar fakir olanlara tamamını verdiler."가서 가진 것을 팔아 가난한 이들에게 주어라.
Daha zengin değil, daha fakir olacaktır" şeklinde görüş bildirmiştir.그는 이 세상을 부유한 사람과 가난한 자의 갈등으로 보지 아니하였습니다.
Gerek fakir gerek zengin olsun.가난한 사람들이 당신이 부자라는 것을 느끼게 하라.
Kyle'ın Yahudi olmasıyla, Kenny'nin ise fakirliğiyle sürekli dalga geçer.그는 카일을 유대인이라고, 스탠을 “계집애” 같다고, 케니를 가난하다고 늘 모욕한다.
Fakirlikle büyüdü.그는 빈민가에서 성장했다.
Zekât: Fakirlere dağıtılmak üzere belirli gelir grubuna sahip insanların gelirinden yaptığı yardım.그는 가난한 백성들을 위해 자신의 많은 재산을 기부함으로써 훌륭한 군주로 거듭났다.
II. Dünya Savaşı zaten fakir olan aileyi iyice zorladı.그의 아버지가 2차 세계 대전 중에 사망해서 가족은 매우 가난하게 살았다.
Annesi bekar ve fakirdi.그러나 그는 고독했고 가난할 수밖에 없었다.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.그녀는 불행한 사람들, 특히 고아들을 돕고 있다.
24:19 Hasatın onda birini fakire ayır Deut.4.19 이후 자유당의 수뇌부의 한 사람으로도 지목되었다.
Gündoğmuş köyü orman yönünden çok fakir bir durumdadır.낮은 우리들에게 이제 어두운 숲으로부터 다가오고 있다네.
Kendisi genç, yakışıklı ve fakir bir gençtir.너는 젊고, 아름다우니까.
“Zina fakirliğe yol açar.”“슈퍼주니어 "가난이 우릴 성공케 했다"”.
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.구글 CBETA 검색, "六隨眠".
Ülke oldukça fakirdir.המדינה ענייה יחסית.
Gerek fakir gerek zengin olsun.כי העני ייתכן שיעשיר וישלם.
Fakirlikle büyüdü.גדל בעוני.
Mr. Camden Farebrother — Fakir ama zeki bir papaz ve amatör doğa bilimci.מר קמדן פרדברדר - כומר חכם אך עני וחובב טבע.
Halk fakirlik ve sefalet içinde yaşar.המשפחה חיה בעוני ובצפיפות.
Bu olaydan sonra kariyeri asla düzelmedi ve 1820'lerde Paris'te, aç ve fakir bir şekilde öldü.מונטפורת לא התאושש מהמכה, ולבסוף נפטר בסביבות שנת 1820 בפריז, עני ומורעב.
2011 Eylül’de, 6 fakir aile için evler yapıldı.באוקטובר 2013 התגוררו במתחם שש משפחות יהודיות.
Mescidin Suffa denilen bir bölümü fakirlere ayrılmıştı.תשורות שקיבל חילק אחמד לעניים.
Bu yeni şehre yerleştirilen halk Romagna, Veneto ve Friuli bölgelerinden getirilen fakir çiftçilerdi.האוכלוסייה שיישבה את העיר החדשה הייתה מורכבת מאיכרים עניים מרומאניה, ונטו ופריולי.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.התלמידים העניים שוחררו משכר לימוד וקיבלו גם עזרה בלבוש וארוחות.
Araplar çok fakirdir, kendi ülkelerinde; ata topraklarında hizmetçi konumuna düşmüşlerdir.הערבים, כך כתב בהתייחסו לפלשתינה, עניים מרודים במולדתם, ומעמדם - מעמד משרתים בארץ אבותיהם.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.הרפובליקה המרכז-אפריקאית מוגדרת כאחת המדינות הפחות מפותחות בעולם.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.עמי ותמי הם ילדיו של חוטב עצים עני.
“Zina fakirliğe yol açar.”הגזע שלנו סובל בגלל הגירה זו".
Bazı eleştirmenler Doré'nin Londra'daki fakirlik üzerine fazla odaklandığını düşünüyordu.חלקם הוטרדו מהעובדה שהאמן התמקד בעוני שהתקיים בלונדון.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.להשתדל בעזרה לנישואי יתומים ויתומות ובני עניים.
De Moivre hayatı boyunca fakir yaşamıştır.הטרגדיה רדפה את בואינה כל חייה.
Sarmiento, fakir fakat politik açıdan aktif bir ailede büyümüştür.בוחירד גדלה במשפחה פעילה פוליטית ובעלת נטיות לאומיות.
Kyle'ın Yahudi olmasıyla, Kenny'nin ise fakirliğiyle sürekli dalga geçer.סבו של בקהאם מצד אימו היה יהודי, ובקהאם מגדיר עצמו לעיתים כ"חצי יהודי".
Roman, bir taşra kentindeki fakir bir delikanlının hayat hikâyesini anlatmaktadır. ^רומן המספר על חייה של צעירה העובדת בחווה.
Ama Londra'da çok fakir bir semtte çok mütevazı bir evde yaşamaktaydılar.המשפחה לא הייתה עשירה, וגרה בבית צנוע בפרוורים.
Positano 20. yüzyılın ilk yarısında fakir bir balıkçı köyü durumundaydı.בתחילת המאה ה-18 הייתה חיפה כפר דייגים קטן.
O fakir ama mutlu.הוא עני, אבל שמח.
O fakir ama mutlu.היא ענייה, אבל שמחה.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.Хензел и неговата сестричка Гретел са деца на беден дървар.
De Moivre hayatı boyunca fakir yaşamıştır.През живота си Моавър остава беден.
Isan Tayland'ın en fakir bölgesidir.Исан е най-бедният регион на Тайланд.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Бедните фермерски семейства често нямат каквото и да е било външно крило в къщите си.
Fakirlikle büyüdü.Израства в бедност.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Бедността не му дава възможност да продължи образованието си.
Mahallenin genel durumu fakirdir.Като цяло районът е беден.
Regole monastiche e forma di vita, 2011 (Çok yüksek fakirlik.Правила и начин на живот на монашеството) (2011).
10 kardeşi ile birlikte fakirlik içinde yaşıyorlardı.Израства в бедни условия заедно със своите 10 братя и сестри.
Kenny McCormick: Grubun en fakir üyesidir.Кени МакКормик – Едно от четирите главни хлапета и член на бедно семейство.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Световната банка е изложила като своя цел намаляването на бедността.
Keçi sütü bu vitamin bakımından fakirdir.Китовото мляко е особено хранително.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Тази политика е благоприятна за икономиката, но пропастта между бедни и богати расте.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Исмаил Кемали е роден във Валона (днешна Вльора) в богато феодално семейство на бейове.
Zita ile ilgili anlatılan bir hikâyede onun kendi ve efendilerinin yiyeceklerini fakirlere verdiği söylenir.Един анекдот разказва случка, в която Зита раздала цялата си храна, или тази на господаря си, на бедните.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Тя се грижи особено много за бедните.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod