Ana içeriğe geç
Sözlük

fakir ile cümle

fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ia terlibat di dalam sejumlah organisasi sosial untuk para janda, yatim piatu dan yang miskin.
Fakir huzur-ı reşâdetpenâhiye çağrılırım.Adapun Distrik Malangbong diserahkan ke Kabupaten Sumedang.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.Ayahnya adalah pengusaha kayu dan keluarganya cukup kaya.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Mereka menyambung hidup dengan menyewakan rumah kos yang ada diseberang rumah mereka.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Đa số người mắc bệnh là nghèo và không biết mình mắc bệnh.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Giàu nghèo đều phải gia công.
Cantor 1913'te emekliye ayrıldı, ve I. Dünya Savaşı koşulları yüzünden fakirlik içinde yaşamaya başladı.Cantor nghỉ hưu năm 1913, sống trong nghèo khổ và đói khát trong những năm Chiến tranh thế giới thứ nhất.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Nhà của nông dân nghèo sẽ không có bất kỳ cánh ngoài nào mà chỉ có cánh trong.
Messi’nin UNICEF ile birlikte fakir çocuklara yardım desteği hedeflenmektedir.Hoạt động đại sứ UNICEF của Messi nhằm hỗ trợ các quyền trẻ em.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Lía xuất thân từ một gia đình nghèo khổ.
Zengin - fakir uçurumuna katlanamamaktadır.Quân Thục thế yếu, không đương nổi mấy cánh quân Ngô.
Kendisi çok fakirdi, aylık geliri sadece 16–20 dirhemdi.Riêng hồ đại có âm vực thấp hơn nhị từ 16 đến 20 cung bậc.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.Nhiều phép lạ được xác nhận đã thu hút hàng trăm người đến thị trấn nhỏ bé này.
Yedinci makamı, şevktir ve fakirliktir.Phường 7, thành phố Đà Lạt, tỉnh Lâm Đồng.
Zenginliği de fakirliği de yaşamıştır.Cao Đạt cũng xuất thân giàu có.
Gelişmekte olan ülkelerin yoğun yerleşimli fakir mahallelerinde salgınlar meydana gelebilir.Đại dịch có thể xảy ra ở các khu ổ chuột của các nước đang phát triển.
Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti.Sau khi bố mẹ ông mất, ông lại càng yếu hơn.
Bor elementi boş bir p orbitaline sahip olduğu için elektronca fakirdir.Bo là nguyên tố thiếu hụt điện tử, có quỹ đạo p trống.
Burada Rio’nun gecekondu mahallelerinde fakirlerle birlikte çalıştılar.当地で、彼らはリオのスラム街で貧民とともに働いていた。
Amik I ise mimari açıdan oldukça fakir bulunmaktadır.小柄ながら負けん気が強い。
Hâlâ, tüm hayatımda olduğu kadar fakirim.「これより僕の生涯に、大きい断面。
Güvencesiz, fakir ve yapayalnız yıllardı.生活は貧しく、寂しい晩年であった。
Kanada, gelişimini daha sonraki dönemlerde tamamladığından Palladyan mimari örnekler bakımından fakirdir.カナダではかなり後に発展したために、パッラーディオ建築は稀な存在になっている。
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.より裕福な家庭は奴隷を所有した。
Büyükbabası, arkasında birçok borçla fakirliğin kıyısında bir aile bıraktı.しかし、彼の両親は死後、多額の借金を残した。
Kendisi çok fakirdi, aylık geliri sadece 16–20 dirhemdi.尾羽は長く、枚数は16-20枚。
Servetini cömertçe dağıtmaya, özellikle fakir ressamlara destek olmaya başladı.慈善活動に多額の金を使い、特に貧しい年少の芸術家たちへの支援は惜しまなかった。
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.災いから逃れる方法はただ一つ。
Ülke oldukça fakirdir.かなりの貧乏。
Gerek fakir gerek zengin olsun.お若い皆さん、お金持ちになりましょう。
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.特に富裕層に支持されている。
Fakirlere yönelik bir ikiyüzlülük ve boyun eğdirme ortamı yaratılmıştır.しかし貧乏ゆえの卑しさには縁遠い、廉直な人柄である。
Kaçma Minik Kuş Seni Gidi Fakir Kızın Öyküsü İnsancıklar (Haşhaş Filminden) Gel Gel Ahh..甘忍少女あずき - 本巻収録作品「忍的少女ちまき参る!
Bu konuşmalarda zengin ve fakir arasında hukuksal bir eşitliğin şart olması gerektiğini ileri sürer.つまり立法者は富裕層と貧困層の中間的存在でなければならない。
Libya’da fakirlik falan yok.バルセロナで貧窮のうちに没した。
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.そして、眠るニコス……ふと、目覚めると。
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.子供たちは生きいきとして屈託がない。
Yılanların Öcü, Fakir Baykurt.マスター・ヘビ 雌のヘビ。
Cartman onun fakirliğiyle sürekli dalga geçmektedir.ハーリーをいつもからかっている。
Tarihi dokusu da çok fakirdir.歴史的資料としても価値が高い。
Eskenazi (Sarah Skinazi) İstanbul’da, fakir bir Yahudi Seferad ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.エスケナージはイスタンブールの貧しいセファルディユダヤ系の家庭にサラ・スキナージとして生まれた。
Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinlik yapıyordu.元々は外国の貧しい家の娘であり、暴力的な父に虐待されていた。
Bölge, bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir.そうじゃない センターは牧野真莉愛。
Fakir ama, yine de mutlu.貧しいといえども彼女は幸せだ。
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.漢賽爾與葛麗特是一個貧窮伐木工人的小孩。
Halaha'ya göre kişi bir başkasına iki farklı yemek hediye etmeli ve iki fakire bağış yapmalıdır.根据《哈拉卡》的规定,每个成年人应该赠送给另一个人两种不同的食物,还要给两个贫困的人慈善捐款。
Ahameniş hakimiyeti döneminde Yahudilerden en fakirleri fakat en ateşlileri Yahudiye'ye geri döndü.在阿契美尼德王朝期间,流亡者中最贫穷但最热切的人返回到犹大王国/以色列地。
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.尤其厌恶弱者。
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.酒醒薰破春睡, 夢斷不成歸。
Gerek fakir gerek zengin olsun.不准私蓄,贫富皆穷。
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.只有最穷的公民才没有任何家奴。
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.失業率估計為53%左右,且貧困情形日益嚴重。
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.马超俊出生于一个穷苦家庭。
Gelişmekte olan ülkelerin yoğun yerleşimli fakir mahallelerinde salgınlar meydana gelebilir.大流行可能在發展中國家的貧民窟中發生。
Köy halkı fakirdir.鎮上的人都很窮。
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.它原是貧窮兒童的收納/孤兒院。
Fakir kırsal alanda onun yaşlanmasını durduracak güce ve birçok mucizeye sahip olduğu yayıldı.他生长在一个被隔离开的区域,并且他拥有停止自己变老的能力和多个超自然能力。
Burada Rio’nun gecekondu mahallelerinde fakirlerle birlikte çalıştılar.并曾经到罗马周边的贫困农村从事志愿工作。
Fakiri olmayan köy maalesef sıkıntılı günler yaşamaktadır.久居鄉里,卒年不詳。
Firavunun oğlundan en fakirine kadar hatta hayvanlar da dahil hiç kimse bu beladan kaçamadı.除难近母之外,任何英雄或动物都无法战胜这一怪物。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod