fakir ile cümle
fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
De Moivre hayatı boyunca fakir yaşamıştır.הטרגדיה רדפה את בואינה כל חייה.
Sarmiento, fakir fakat politik açıdan aktif bir ailede büyümüştür.בוחירד גדלה במשפחה פעילה פוליטית ובעלת נטיות לאומיות.
Kyle'ın Yahudi olmasıyla, Kenny'nin ise fakirliğiyle sürekli dalga geçer.סבו של בקהאם מצד אימו היה יהודי, ובקהאם מגדיר עצמו לעיתים כ"חצי יהודי".
Roman, bir taşra kentindeki fakir bir delikanlının hayat hikâyesini anlatmaktadır. ^רומן המספר על חייה של צעירה העובדת בחווה.
Ama Londra'da çok fakir bir semtte çok mütevazı bir evde yaşamaktaydılar.המשפחה לא הייתה עשירה, וגרה בבית צנוע בפרוורים.
Positano 20. yüzyılın ilk yarısında fakir bir balıkçı köyü durumundaydı.בתחילת המאה ה-18 הייתה חיפה כפר דייגים קטן.
O fakir ama mutlu.הוא עני, אבל שמח.
O fakir ama mutlu.היא ענייה, אבל שמחה.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.Хензел и неговата сестричка Гретел са деца на беден дървар.
De Moivre hayatı boyunca fakir yaşamıştır.През живота си Моавър остава беден.
Isan Tayland'ın en fakir bölgesidir.Исан е най-бедният регион на Тайланд.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Бедните фермерски семейства често нямат каквото и да е било външно крило в къщите си.
Fakirlikle büyüdü.Израства в бедност.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Бедността не му дава възможност да продължи образованието си.
Mahallenin genel durumu fakirdir.Като цяло районът е беден.
Regole monastiche e forma di vita, 2011 (Çok yüksek fakirlik.Правила и начин на живот на монашеството) (2011).
10 kardeşi ile birlikte fakirlik içinde yaşıyorlardı.Израства в бедни условия заедно със своите 10 братя и сестри.
Kenny McCormick: Grubun en fakir üyesidir.Кени МакКормик – Едно от четирите главни хлапета и член на бедно семейство.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Световната банка е изложила като своя цел намаляването на бедността.
Keçi sütü bu vitamin bakımından fakirdir.Китовото мляко е особено хранително.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Тази политика е благоприятна за икономиката, но пропастта между бедни и богати расте.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Исмаил Кемали е роден във Валона (днешна Вльора) в богато феодално семейство на бейове.
Zita ile ilgili anlatılan bir hikâyede onun kendi ve efendilerinin yiyeceklerini fakirlere verdiği söylenir.Един анекдот разказва случка, в която Зита раздала цялата си храна, или тази на господаря си, на бедните.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Тя се грижи особено много за бедните.
Babası bir alkoliktir ve bu yüzden ailesi çok fakirdir.Неговият баща е разносвач на мляко и по това време семейството живее много бедно.
Ailesi fakirdi ve eğitimini doğduğu yerde sınırlı imkânlarla aldı.Роден е в бедно семейство и получава ограничено образование.
Diğer karakterler: Sybil Vane - Dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir aktris.Сибил Вейн – талантлива актриса и певица, тя е бедно, красиво момиче, в което Дориан Грей се влюбва.
Fakir ve yoksullara yardım edilir.Той помага на бедните и болните.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Френските южноатлантически територии са бедни на минерални ресурси.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Тя го обзавежда богато.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Поляците не могат да направят нищо.
Karbonhidrattan fakir rasyonlarla besleme.Находища на нискокалорични лигнитни въглища.
Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.Jedite meso njihovo, a nahranite i siromaha ubogog!
19. yüzyılın başlarında bataklık kıyıları sadece bir avuç fakir köylüye ev sahipliği yapıyordu.U ranom devetnaestom stoljeću močvarne obale su bile dom samo nekoliko siromašnih seljaka.
Böylelikle alpakalar neredeyse nesli tükenen bir hayvan olarak fakir kızılderi halkının hayvanı haline gelir.Tako alpaka postaje životinja siromašnog domaćeg, indijanskog, stanovništva.
Köy halkı fakirdir.Stanovnici su vrlo siromašni.
Modern Times (Türkçe: Asri Zamanlar) filminde işçilerin ve fakir halkın kötü durumlarına dikkat çekmiştir.Moderna vremena opisuje radnike i siromahe u strašnim uvjetima.
Charlie ve ailesi fakirlikten kurtulup mutlu-mesut yaşarlar.Henry i njegova obitelj ostaju bez prebijene pare.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Bacila je sve niz rijeku Stranac u noći (feat.
Halk fakir olduğu için, yemek pişirmek için ihtiyacı olduğu odunu satın alamamaktaydı.Od privatne imovine imali su samo kravu koju su morali prodati jer je nisu imali čime hraniti.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Od siromaštva dospijeva do bogatuna.
Yataktayken bütün servetini şehrin hasta ve fakirlerine bağışladığını veraset etti.Budući da ih je grad plaćao liječili su sve, bogate i siromašne.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Južnoafrička Republika je jedna od vodećih zemalja u rudarstvu i obradi minerala.
Fakir huzur-ı reşâdetpenâhiye çağrılırım.Imenovan je na mjesto doglavnika.
Fakir ve yoksullara yardım edilir.Socijalna pomoć siromašnima, bijednima i gladnima.
Çok zengin doğal kaynaklarına rağmen günümüz Endonezya'sında fakirlik yaygındır.Indonézia má veľké prírodné bohatstvo, ale napriek tomu je rozšíreným problémom chudoba.
Tarihi dokusu da çok fakirdir.Historicitu knihy považujú za veľmi slabú.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Cieľom je odstránenie chudoby.
Şehrin daha fakir bölgeleri dağlık bölgelerdedir.Najmenšie osídlenie je v horských oblastiach.
Drubetskoy ailesi fakirleşmiş asil bir ailedir.Dostojevskij pochádza z chudobnej šľachty.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Napriek tomu pretrvávali pomerne veľké rozdiely medzi životom bohatých a chudobných.
Çok fakir olduğu için okula devam edememiştir.Kvôli chudobe však nemohol dokončiť strednú školu.
Ülke oldukça fakirdir.Rodina bola veľmi chudobná.
Horatius'un tanımına göre fakirliğe düşmüştü.Horárova dcéra potom plakala.
Schiff, Filistin’deki Yahudilerin içinde bulundukları fakirlik ve çaresizlikten etkilendi.Tabuľu venovala Spoločnosť kresťanov a Židov na Slovensku.
Her iki galaksi de yaşlı ve metal fakiridir.Galaxie v Oktante sú takisto uhlovo malé a slabé.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.Pôdy sú náchylné na eróziu mierne až stredne.
Yerli kökenden olan Juárez fakir bir aileden geliyordu.Toledo pochádzal z chudobnej indiánskej rodiny.
Fakat fakir olmaktan ötürü de biraz hayal kırıklığı yaşar.Pre jeho chudobu ho však po čase opúšťa.
Yaşamının son yıllarını sefalet ve fakirlik icinde geçirmistir.Posledné roky života žil sám a v chudobe.