Ana içeriğe geç
Sözlük

fakir ile cümle

fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Babası bir alkoliktir ve bu yüzden ailesi çok fakirdir.Неговият баща е разносвач на мляко и по това време семейството живее много бедно.
Ailesi fakirdi ve eğitimini doğduğu yerde sınırlı imkânlarla aldı.Роден е в бедно семейство и получава ограничено образование.
Diğer karakterler: Sybil Vane - Dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir aktris.Сибил Вейн – талантлива актриса и певица, тя е бедно, красиво момиче, в което Дориан Грей се влюбва.
Fakir ve yoksullara yardım edilir.Той помага на бедните и болните.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Френските южноатлантически територии са бедни на минерални ресурси.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Тя го обзавежда богато.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Поляците не могат да направят нищо.
Karbonhidrattan fakir rasyonlarla besleme.Находища на нискокалорични лигнитни въглища.
Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.Jedite meso njihovo, a nahranite i siromaha ubogog!
19. yüzyılın başlarında bataklık kıyıları sadece bir avuç fakir köylüye ev sahipliği yapıyordu.U ranom devetnaestom stoljeću močvarne obale su bile dom samo nekoliko siromašnih seljaka.
Böylelikle alpakalar neredeyse nesli tükenen bir hayvan olarak fakir kızılderi halkının hayvanı haline gelir.Tako alpaka postaje životinja siromašnog domaćeg, indijanskog, stanovništva.
Köy halkı fakirdir.Stanovnici su vrlo siromašni.
Modern Times (Türkçe: Asri Zamanlar) filminde işçilerin ve fakir halkın kötü durumlarına dikkat çekmiştir.Moderna vremena opisuje radnike i siromahe u strašnim uvjetima.
Charlie ve ailesi fakirlikten kurtulup mutlu-mesut yaşarlar.Henry i njegova obitelj ostaju bez prebijene pare.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Bacila je sve niz rijeku Stranac u noći (feat.
Halk fakir olduğu için, yemek pişirmek için ihtiyacı olduğu odunu satın alamamaktaydı.Od privatne imovine imali su samo kravu koju su morali prodati jer je nisu imali čime hraniti.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Od siromaštva dospijeva do bogatuna.
Yataktayken bütün servetini şehrin hasta ve fakirlerine bağışladığını veraset etti.Budući da ih je grad plaćao liječili su sve, bogate i siromašne.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Južnoafrička Republika je jedna od vodećih zemalja u rudarstvu i obradi minerala.
Fakir huzur-ı reşâdetpenâhiye çağrılırım.Imenovan je na mjesto doglavnika.
Fakir ve yoksullara yardım edilir.Socijalna pomoć siromašnima, bijednima i gladnima.
Çok zengin doğal kaynaklarına rağmen günümüz Endonezya'sında fakirlik yaygındır.Indonézia má veľké prírodné bohatstvo, ale napriek tomu je rozšíreným problémom chudoba.
Tarihi dokusu da çok fakirdir.Historicitu knihy považujú za veľmi slabú.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Cieľom je odstránenie chudoby.
Şehrin daha fakir bölgeleri dağlık bölgelerdedir.Najmenšie osídlenie je v horských oblastiach.
Drubetskoy ailesi fakirleşmiş asil bir ailedir.Dostojevskij pochádza z chudobnej šľachty.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Napriek tomu pretrvávali pomerne veľké rozdiely medzi životom bohatých a chudobných.
Çok fakir olduğu için okula devam edememiştir.Kvôli chudobe však nemohol dokončiť strednú školu.
Ülke oldukça fakirdir.Rodina bola veľmi chudobná.
Horatius'un tanımına göre fakirliğe düşmüştü.Horárova dcéra potom plakala.
Schiff, Filistin’deki Yahudilerin içinde bulundukları fakirlik ve çaresizlikten etkilendi.Tabuľu venovala Spoločnosť kresťanov a Židov na Slovensku.
Her iki galaksi de yaşlı ve metal fakiridir.Galaxie v Oktante sú takisto uhlovo malé a slabé.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.Pôdy sú náchylné na eróziu mierne až stredne.
Yerli kökenden olan Juárez fakir bir aileden geliyordu.Toledo pochádzal z chudobnej indiánskej rodiny.
Fakat fakir olmaktan ötürü de biraz hayal kırıklığı yaşar.Pre jeho chudobu ho však po čase opúšťa.
Yaşamının son yıllarını sefalet ve fakirlik icinde geçirmistir.Posledné roky života žil sám a v chudobe.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Večina okuženih je revna in večina se jih okužbe sploh ne zaveda.
Ülke oldukça fakirdir.Država je zelo slabela.
Çetesi ile birlikte şehrin fakir insanlarını soyarlar.Z ženo sta obiskovala revne rudarske družine.
Kanada, gelişimini daha sonraki dönemlerde tamamladığından Palladyan mimari örnekler bakımından fakirdir.Zaradi kasnejšega razvoja je paladijevska arhitektura v Kanadi redka.
Fakir bir ailenin 12 çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir.Rodil se je v revno družino 12 otrok.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Neron je pomagal ljudem po katastrofi.
Fakirlikle başı beladadır ve bazen bunun için ağlar.Dojenček stalno joče, kar ga skrbi.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Ravnatelj do revežev ni toleranten.
Halk fakirlik ve sefalet içinde yaşar.Gyvena skurde ir negandose.
Annesi bekar ve fakirdi.Motina buvo nebylė, vieniša.
Yılanların Öcü, Fakir Baykurt.Pievinės varlės, mažosios kūdrinės varlės.
2011 Eylül’de, 6 fakir aile için evler yapıldı.Kaime 2010 m. buvo 6 gyvenamieji namai.
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.Budintoja – deivė, pažadinanti miegantį žmogų.
Libya’da fakirlik falan yok.Lietuvoje laukinių nėra.
Bor elementi boş bir p orbitaline sahip olduğu için elektronca fakirdir.Boras turi mažai elektronų, užpildančių p orbitalę.
Karbonhidrattan fakir rasyonlarla besleme.Kepenų fermentai skaido angliavandenius.
Yunan mitolojisinde, Penia fakirliğin tecessümüdür (cismanileşmesi).Graikų mitologijoje Penija – skurdo personifikacija.
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.Šis prestižinis meno apdovanojimas reiškė, kad jo daugiau neberibos skurdžios gyvenimo sąlygos.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Turtingesni pradeda gaminti blynus ir dalinti juos vargšams.
De Moivre hayatı boyunca fakir yaşamıştır.Rašytojas Mosfelsbaire gyveno visą savo gyvenimą.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Indonezija – agrarinė šalis su stipria kalnakasybos pramone.
Tarihi dokusu da çok fakirdir.Kraštovaizdžio istorinis draustinis.
Para ve ben birbirimize yabancıyız, yani, ben fakirim.Pinigai ir aš esame vienas kitam svetimi. Kitaip sakant, aš vargšas.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ta korraldas leskede ja orbude abistamist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fakir ile cümle - Sayfa 23 - fakir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App