Ana içeriğe geç
Sözlük

fakir ile cümle

fakir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Günümüzde ilçe ülkenin en fakir bölgesidir.Maakunta on Irakin köyhimpiä.
Soylu ancak fakir bir aileden gelen Villars 1671 yılında Fransız ordusuna katıldı.Villars astui Ranskan armeijan palvelukseen vuonna 1671.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Hänen isovanhempansa olivat orjia.
O, fakirlerin bir dostudur.Hän on köyhien ystävä.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.Ο Χάνσελ και η Γκρέτελ είναι τα παιδιά ενός φτωχού ξυλοκόπου.
Fakir bir aileden gelmektedir ve Evanjelik Hıristiyandır.Προέρχεται από φτωχή οικογένεια και είναι Ευαγγελικός Χριστιανός.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Οι περισσότεροι άνθρωποι που νοσούν είναι φτωχοί και δεν συνειδητοποιούν ότι είναι μολυσμένοι.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Επειδή ήταν πολύ φτωχός νοίκιαζε δωμάτια του σπιτιού για να βγάλει κάποια χρήματα.
Libya’da fakirlik falan yok.Δε θα χάσουμε την Λιβύη.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Άλλοι να είναι πλούσιοι κι άλλοι φτωχοί.
Vito Sicilya göçmenidir ve fakir bir ailede büyümüştür.Γεννήθηκε στην Σιναλόα και μεγάλωσε σε μια φτωχή αγροτική οικογένεια.
Güvencesiz, fakir ve yapayalnız yıllardı.Για λίγο καιρό ήταν άνεργος, μόνος και εντελώς απένταρος.
Hastalık selenyumdan fakir meralarda beslenen koyunların yavrularında görülür.Είναι κοινή πρακτική να δίνεται το κρέας αλόγου σε παιδιά που υποφέρουν από αναιμία.
Ceyhan tabi orman bakımından fakirdir.Πομόνα ήταν νύμφη των δασών.
Papazları tekrar hasta ve fakirler tarafını tutan kişiler olmaya çağırdı.Οι αδελφότητες εκείνες αναλάμβαναν τη περίθαλψη των φτωχών και ασθενών.
Ülke oldukça fakirdir.Η περιοχή είναι φτωχή.
Zengin muhitlerdeki okullar, fakir olanlara nazaran daha iyi durumdadırlar.Τις θέσεις του για το σοσιαλισμό μπορούμε να δούμε καλύτερα στο Πλούσιοι και Φτωχοί.
“Zina fakirliğe yol açar.”"Ανεβαίνει τώρα γρήγορα από τον πλούτο στη φτώχεια".
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Εκείνος δίνει τα πλούτη του στους αγαθούς και τους κακούς τους κάνει φτωχούς.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Ιδιαίτερο καθεστώς παραχωρήθηκε στο Φιούμε (σημερινή Ριέκα), ως ξεχωριστό τμήμα του Βασιλείου της Ουγγαρίας.
Tom fakirdir.Ο Τομ είναι πένης.
Milies of Pelion'da fakir bir anne babanın [1] çocuğu olarak doğdu ve yedi kardeşi vardı.Γεννήθηκε στις Μηλιές του Πηλίου από φτωχούς γονείς[8]. Είχε συνολικά άλλα επτά αδέλφια.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Nogle af de rigeste familier havde slaver.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Det første af verdensmålene går ud på at afskaffe fattigdom.
Libya’da fakirlik falan yok.I Danmark er der ingen fattigdomsgrænse.
Ülke oldukça fakirdir.Et lidet fattigt land.
Ülke yeraltı kaynakları bakımından fakirdir.Undergrunden er særdeles fattig på naturlige ressourcer.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Bateman er fra en meget rig familie.
Bor elementi boş bir p orbitaline sahip olduğu için elektronca fakirdir.Resultatet er, at der er underskud af elektroner i P-materialet.
Bazı eleştirmenler Doré'nin Londra'daki fakirlik üzerine fazla odaklandığını düşünüyordu.Noen kritikere var bekymret over at Doré så ut til å fokusere på fattigdommen som eksisterte i London.
Hansel ve Gretel, fakir bir oduncunun çocuklarıdır.Hans og Grete er barna til en fattig tømmerhugger.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.I de senere årene har arbeidsløsheten ligget rundt 40 %, og andelen fattige er enda høyere.
Fakir ve çılgın biridir.Hans Liv og Gærning.
Isan Tayland'ın en fakir bölgesidir.Dette er Thailands fattigste region.
Fakirlikle büyüdü.Han vokste opp i fattigdom.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Huang kom fra en fattig familie.
Öldüğü zaman gayet fakir olduğu da bilinmektedir.Det er kjent at han først levde ytterst fattig.
Ülke oldukça fakirdir.De var relativt fattige.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Robin kjemper for de fattige med å stjele penger fra de rike og gi til de fattige.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Vi må forstå hva økende forskjeller mellom fattig og rik fører til.
Film, fakirlik ve muhtaçlık hakkındaydı.Filmen handlet om utroskap og forsoning.
Diyarbakır'da, fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Han vokste opp som en fattig gutt i byen Zadar.
Çok Fakir ve kimsesiz kişi sayısı oldukça azdır.Det har ganske få, og svært ulike personer.
Biz tanımadığımız sınıfın o fakir sınıfın adamıyız.Det var lite kjennskap til den papirløse underklassen.
Zenginler fakir halka gıda yardımında bulunur.De måtte få hjelp fra fattigkassa.
İnguşetya, Rusya’nın en fakir bölgelerinden biridir.Likevel er området et av Russlands fattigste.
II. Dünya Savaşı zaten fakir olan aileyi iyice zorladı.Andre verdenskrig kom til å svekke selskapet sterkt.
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.Det var et barnehjem for foreldreløse og fattige jenter.
Mescidin Suffa denilen bir bölümü fakirlere ayrılmıştı.Et poeng var at maten skule deles med de fattige.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Tidvis hadde deres foreldre eller besteforeldre vært slaver.
Aynı zamanda az gelirliler ve fakir ve fukaraya karşı gayet eli açıktı.Det viste til fattigfolk og utkantfolk.
Ülke oldukça fakirdir.Negara ini sangat miskin.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Menurut Marxisme-Leninisme, kulak adalah musuh dari para petani miskin.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Ia juga memberikan bantuan kepada anak-anak Muslim dan Bahá'í yang miskin.
Annesi bekar ve fakirdi.Adapun bijinya kecil dan tunggal.
1888 Missouri Maryville'de fakir bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya geldi.Lahir pada tahun 1888 di Maryville, Missouri, Carnegie adalah seorang anak petani yang tidak mampu.
“Zina fakirliğe yol açar.”"Pekerjaan Sosial Dalam Menangani Kemiskinan".
Fakir, geliri ihtiyaçlarını karşılamayan kişi iken, miskin geliri hiç olmayan kimsedir.Padahal kaum miskin tidak memiliki uang cukup untuk mengembalikan bunga dan mereka juga tidak memiliki agunan.
Onlar fakir olanlara tamamını verdiler."Bersama-sama mereka sering menyumbangkan sebagian keuntungannya bagi kaum miskin.
Halkın, büyük bir kesimi fakirdir, bölge kurak ve verimsizdir.Tentara sangat berkuasa, penduduk sangat miskin serta berkekurangan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod