Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.愛 慕 智 慧 的 、 使 父 親 喜 樂 . 與 妓 女 結 交 的 、 卻 浪 費 錢 財
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.愛慕 智慧 的 、 使 父親喜樂 . 與 妓女 結交 的 、 卻浪費 錢財
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Abban az idõben jött a királyhoz két parázna asszony, és megálla õ elõtte.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Alors deux femmes prostituées vinrent chez le roi, et se présentèrent devant lui.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Atunci au venit două femei curve la împărat, şi s'au înfăţişat înaintea lui.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Bấy giờ, có hai con bợm đến cùng vua, đứng trước mặt vua.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Bấy_giờ , có hai con bợm đến_cùng vua , đứng trước mặt vua .
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Então vieram duas mulheres prostitutas ter com o rei, e se puseram diante dele.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.때에 창기 두 계집이 왕에게 와서 그 앞에 서며
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Korte tijd later kwamen twee prostituées bij de koning om hem een meningsverschil voor te leggen.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Pada suatu hari, dua orang wanita pelacur datang menghadap Raja Salomo
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.På den tid kom det to skjøger og trådte frem for kongen.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.På den Tid kom to Skøger til Kongen og trådte frem for ham.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Por aquel entonces dos prostitutas vinieron al rey y se pusieron de pie delante de él
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Siihen aikaan tuli kaksi porttoa kuninkaan luo, ja he astuivat hänen eteensä.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Tedaj sta prišli dve ženski, nečistnici, h kralju in stopili predenj.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Tedy přišly dvě ženy hokyně k králi, a stály před ním.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Tedy przyszły dwie niewiasty wszetecznice do króla, i stanęły przed nim.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Un giorno andarono dal re due prostitute e si presentarono innanzi a lui
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Vid den tiden kommo två skökor till konungen och trädde fram inför honom.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Vtedy prišly dve ženy - smilnice ku kráľovi a postavily sa pred ním.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Zu der Zeit kamen zwei Huren zum König und traten vor ihn.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Τοτε ηλθον δυο γυναικες πορναι προς τον βασιλεα και εσταθησαν εμπροσθεν αυτου.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Тогава дойдоха при царя две блудници та застанаха пред него.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.Тогда пришли две женщины блудницы к царю и стали пред ним.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.אז תבאנה שתים נשים זנות אל המלך ותעמדנה לפניו׃
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.حينئذ اتت امرأتان زانيتان الى الملك ووقفتا بين يديه.
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.一 日 有 兩 個 妓 女 來 、 站 在 王 面 前
Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.一 日 有 兩個 妓女 來 、 站在 王 面前
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu. Diğeri hapse girip çıkmış bir delikanlı.Một cô gái có mẹ làm gái điếm, và giờ cô cũng làm gái điếm, cùng một thiếu niên đã từng vào tù.
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu. Diğeri hapse girip çıkmış bir delikanlı.Момиче, чиято майка беше проститутка и тя самата беше проститутка и момче, което беше излязло от затвора.
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.Fui para o hotel e encontrei dois amerasiáticos mais velhos.
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.어머니가 몸을 팔았고 자신 또한 몸을 팔고 있는 한 소녀와
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.ילדה שאמא שלה הייתה פרוצה, וגם היא הפכה לפרוצה,
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.فتاة كانت أمها تمارس البغاء، وكانت هي تمارس البغاء،
Biri, annesi fahişelik yapan bir kızdı kendisi de fahişe olmuştu.彼女自身も売春婦でした もう一人、刑務所を出たり入ったりしている少年もいました
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Aprinde lumina roşie, târfă, Roxanne, sau vom ajunge toţi într-o casă albă cu perdele negre din post.
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Prižgi to rdečo luč, ti cipa Roxanne, ali pa bomo vsi končali v veliki beli hiši z črnimi zavesami na postaji.
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Rozsvi to svìtlo, ty dìvko, nebo všichni skonèíme ve velkým bílým domì s èernejma závìsama.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Vậy nên, hỡi kẻ điếm đĩ, hãy nghe lời của Ðức Giê-hô-va.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Zato čuj, nečistnica, besedo GOSPODOVO!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Δια τουτο, ακουσον, πορνη, τον λογον του Κυριου
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Затова, чуй, блуднице, словото Господно.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Посему выслушай, блудница, слово Господне!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!לכן זונה שמעי דבר יהוה׃
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!فلذلك يا زانية اسمعي كلام الرب.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!你 這 妓 女 阿 、 要 聽 耶 和 華 的 話
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!你 這 妓女 阿 、 要聽 耶和華 的 話
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Azért te rima, halld meg az Úr beszédét!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!C`est pourquoi, prostituée, écoute la parole de l`Éternel!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Darum, du Hure, höre des HERRN Wort!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!,,De aceea, ascultă, curvo, Cuvîntul Domnului!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Derfor, du Skøge, hør HERRENs Ord!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Hör därför HERRENS ord, du sköka.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Hør derfor Herrens ord, du horkvinne!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!그러므로 너 음부야 여호와의 말을 들을지어다
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!O bandeloze hoer, luister naar het woord van de HERE:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Perciò, o prostituta, ascolta la parola del Signore
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!"'Por tanto, oh prostituta, escucha la palabra de Jehovah
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Portanto, ó meretriz, ouve a palavra do Senhor.