‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Preto ty, smilnico, počuj slovo Hospodinovo!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Protož ó nevěstko, slyš slovo Hospodinovo:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Przetoż, o wszetecznico! słuchaj słowa Pańskiego.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Sentähden, sinä portto, kuule Herran sana:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Vậy nên , hỡi kẻ điếm đĩ , hãy nghe lời của Ðức_Giê - hô-va .
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Bạn muốn có một số điều này, không bạn, bạn bẩn ít con điếm?
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Hočeš malo tega, kajne ti mala umazana kurvica?
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Quieres un poco de esto, ?no, putita sucia?
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Urèitì trochu chceš, ty malá špinavá dìvko.
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.U wilt een beetje van dit, doe u, u vuile kleine hoer niet?
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Vrei puţin din asta, nu-i aşa târfă micuţă ce eşti?
Bunlardan istiyorsun değil mi? Sen küçük kirli fahişesin.Θες λίγο από αυτό, έτσι; Μικρή μου πουτανίτσα;
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin?Bạn không thích nó tốt đẹp, làm bạn, bạn ít con điếm?
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin? Hey, millet. Nasıl gitti?Δεν σου αρέσουν οι καλοί, παλιοπόρνη; <i>- Πως πήγε, παιδιά; - Αχ, μωρό μου.</i>
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin? Hey, millet.Ty to opravdu nemáš ráda po dobrým, že, ty malá dìvko? <i>- Hej lidi, tak jak to šlo?
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin?Ni maš rada prijazno, kajne ti mala cipa?
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin?Nu îţi place tandru, nu, târfă mică?
Bunu beğenmedin, sen küçük fahişe misin?U houdt niet van zacht, kleine hoer?
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!Kako ti omedleva srce, govori Gospod Jehova, ko vse to počenjaš, delo razuzdane nečistnice,
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!나 주 여호와가 말하노라 네가 이 모든 일을 행하니 이는 방자한 음부의 행위라 네 마음이 어찌 그리 약한지
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!Quão fraco é teu coração, diz o Senhor Deus, fazendo tu todas estas coisas, obra duma meretriz desenfreada,
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!TUHAN Yang Mahatinggi berkata, "Semuanya itu telah kaulakukan seperti pelacur yang tak tahu malu
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!Колко е слабо сърцето ти, казва Господ Иеова, Като вършиш всички тия работи, Дело на безочлива блудница!
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!מה אמלה לבתך נאם אדני יהוה בעשותך את כל אלה מעשה אשה זונה שלטת׃
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!ما امرض قلبك يقول السيد الرب اذ فعلت كل هذا فعل امرأة زانية سليطة
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!主 耶 和 華 說 、 你 行 這 一 切 事 、 都 是 不 知 羞 恥 妓 女 所 行 的 、 可 見 你 的 心 是 何 等 懦 弱
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!主 耶和華 說 、 你 行這 一切事 、 都 是 不知羞 恥 妓女 所 行的 、 可見 你 的 心 是 何等 懦弱
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.Daarom bleven de lenteregens uit. Want u bent een prostituée en net zo brutaal.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.en Snare blev dine mange Elskere for dig. En Horkvindes Pande har du, trodser al Skam.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.그러므로 단 비가 그쳐졌고 늦은 비가 없어졌느니라 그럴지라도 네가 창녀의 낯을 가졌으므로 수치를 알지 못하느니라
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.Sadekuurot tyrehtyivät, kevätsade jäi tulematta, mutta sinulla oli porttonaisen otsa, et tahtonut hävetä.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.За то были удержаны дожди, и не было дождя позднего; но у тебя был лоб блудницы, ты отбросила стыд.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.וימנעו רבבים ומלקוש לוא היה ומצח אשה זונה היה לך מאנת הכלם׃
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.فامتنع الغيث ولم يكن مطر متأخر. وجبهة امرأة زانية كانت لك. أبيت ان تخجلي.
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因 此 甘 霖 停 止 、 春 〔 原 文 作 晚 〕 雨 不 降 . 你 還 是 有 娼 妓 之 臉 、 不 顧 羞 恥
Bu yüzden yağmurların ardı kesildi, Son yağmur yağmadı. Yüzsüz bir fahişeye benzedin, Utanç duymak istemedin.因此 甘霖 停止 、 春 〔 原文 作晚 〕 雨 不 降 . 你 還是 有 娼妓 之臉 、 不 顧羞恥
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Bo nierządnica jest dół głęboki, a cudza żona jest studnia ciasna.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Căci curva este o groapă adîncă, şi străina o fîntînă strîmtă.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Car la prostituée est une fosse profonde, Et l`étrangère un puits étroit.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Denn eine Hure ist eine tiefe Grube, und eine Ehebrecherin ist ein enger Brunnen.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.For skjøgen er en dyp grav, og den fremmede kvinne en trang brønn;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Kajti jama globoka je nečistnica in tesen vodnjak tuja žena;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.대저 음녀는 깊은 구렁이요 이방 여인은 좁은 함정이라
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Lebo smilnica je hlbokou jamou a úzkym hrdlom studnice cudzozemka.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Mert mély verem a tisztátalan asszony, és szoros kút az idegen asszony.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Nebo nevěstka jest jáma hluboká, a studnice těsná žena cizí.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Perempuan nakal yang melacur adalah perangkap yang berbahaya
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Porque cova profunda é a prostituta; e poço estreito é a aventureira.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Porque fosa profunda es la prostituta; pozo angosto es la mujer extraña
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Sillä portto on syvä kuoppa, ja vieras vaimo on ahdas kaivo.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Thi en bundløs Grav er Skøgen, den fremmede Kvinde, en snæver Brønd;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Ty skökan är en djup grop, och nästans hustru är en trång brunn.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.una fossa profonda è la prostituta, e un pozzo stretto la straniera
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Vì kị nữ vốn là một cái hố sâu , Và dâm_phụ là một cái hầm hẹp .
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Vì kị nữ vốn là một cái hố sâu, Và dâm phụ là một cái hầm hẹp.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.διοτι η πορνη ειναι λακκος βαθυς και η αλλοτρια γυνη στενον φρεαρ.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Защото блудницата е дълбока яма, И чуждата жена е тесен ров.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.потому что блудница – глубокая пропасть, и чужая жена – тесный колодезь;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.כי שוחה עמקה זונה ובאר צרה נכריה׃
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.لان الزانية هوة عميقة والاجنبية حفرة ضيّقة.