Ana içeriğe geç
Sözlük

fahişe ile cümle

fahişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onun gibi bir fahişe bela getirir sadece.Una mujerzuela como ella no es nada excepto problemas.
Onun gibi bir fahişe bela getirir sadece.Una puttana come lei non sarebbe che un guaio.
Onun gibi bir fahişe bela getirir sadece.Μια τσούλα σαν κι αυτή, μόνο μπελάδεs θα σου φέρει.
Onun gibi bir fahişe bela getirir sadece.Шлюха вроде неё доставляет одни только хлопоты.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.A tak vchádzali k nej, ako sa vchádza k žene smilnici; tak vchádzali k Ahole a k Aholibe k mrzkým ženám.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.E entraram a ela, como quem entra a uma prostituta; assim entraram a Aolá e a Aolibá, mulheres lascivas.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.In hodili so k njej, kakor se hodi k nečistnici; tako so hodili k Oholi in k Oholibi, nesramnima ženskama.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.그들이 그에게 나아오기를 기생에게 나아옴 같이 음란한 여인 오홀라와 오홀리바에게 나아왔은즉
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.Man gik ind til dem som til en Skøge; således gik man ind til Ohola og Oholiba og øvede Skændsel.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.Pues vinieron a ella como vienen a una mujer prostituta; así vinieron a Ohola y Oholiba, mujeres infames
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.Secara bergantian orang-orang mendatangi Ohola dan Oholiba, kedua pelacur yang sudah bejat itu
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.Şi au venit la ea cum vin la o curvă; aşa s'au dus la Ohola şi Oholiba, la aceste femei nelegiuite.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.И те влизаха при нея както влизат при блудница; така влизаха при тия невъздържани жени, при Оола и при Оолива.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.Но приходили к ней, как приходят к жене блуднице, так приходили к Оголе и Оголиве, к распутным женам.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.ויבוא אליה כבוא אל אשה זונה כן באו אל אהלה ואל אהליבה אשת הזמה׃
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.فدخلوا عليها كما يدخل على امرأة زانية. هكذا دخلوا على أهولة وعلى أهوليبة المرأتين الزانيتين.
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.人 與 阿 荷 拉 、 並 阿 荷 利 巴 二 淫 婦 苟 合 、 好 像 與 妓 女 苟 合
Onunla yattılar. Fahişeye gider gibi, bu iki ahlaksız kadının -Oholayla Oholivanın- yanına gittiler.人 與阿荷拉 、 並阿荷利巴 二 淫 婦 苟合 、 好像 與 妓女 苟合
Öpüşüyoruz şu seksi fahişelerle.Beijamos estas putas sensuais.
Öpüyorum o seksi fahişeleri.Beijo estas putas sensuais.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›Ale gdy ten syn twój, który pożarł majętność twoję z wszetecznicami, przyszedł, zabiłeś mu ono tłuste cielę.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›Ale když syn tvůj tento, kterýž prožral statek tvůj s nevěstkami, přišel, zabils jemu tele tučné.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›아버지의 살림을 창기와 함께 먹어버린 이 아들이 돌아오매 이를 위하여 살진 송아지를 잡으셨나이다
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›Ko je pa prišel ta sin tvoj, ki je zažrl premoženje tvoje z vlačugami, si mu zaklal tele pitano.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›Men da denne din Søn kom, som har fortæret dit Gods med Skøger, slagtede du Fedekalven til ham.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›men da denne din sønn kom, han som har ett op din eiendom sammen med skjøger, da slaktet du gjøkalven for ham!
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›No, keď prišiel tento tvoj syn, ktorý so smilnicami prežral tvoj majetok, zabil si mu to krmné teľa.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›vindo, porém, este teu filho, que desperdiçou os teus bens com as meretrizes, mataste-lhe o bezerro cevado.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›а щом си дойде този твой син, който изпояде имота ти с блудниците, за него си заклал угоеното теле.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›як же син твій сей, проївши свій прожиток з блудницями, прийшов, заколов єси йому теля годоване.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›ויבא בנך זה אשר בלע את נחלתך עם הזנות ותזבח לו את עגל המרבק׃
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›ولكن لما جاء ابنك هذا الذي اكل معيشتك مع الزواني ذبحت له العجل المسمن.
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›但 你 這 個 兒 子 、 和 娼 妓 吞 盡 了 你 的 產 業 、 他 一 來 了 、 你 倒 為 他 宰 了 肥 牛 犢
Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.›但 你 這個兒子 、 和 娼妓 吞盡 了 你 的 產業 、 他 一 來 了 、 你 倒為 他 宰 了 肥牛犢
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Jak tě nevěstkou učiněno to město věrné, plné soudu! Spravedlnost přebývala v něm, nyní pak vražedlníci.
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.신실하던 성읍이 어찌하여 창기가 되었는고 공평이 거기 충만하였고 의리가 그 가운데 거하였었더니 이제는 살인자들 뿐이었도다
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Mint lett paráznává a hív város! teljes vala jogossággal, igazság lakozott benne, és most gyilkosok!
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Ôi ! thành trung_nghĩa đã hóa_ra kỵ nữ , nó vốn đầy sự chánh trực , giờ đầy những kẻ giết người !
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Ôi! thành trung nghĩa đã hóa ra kỵ nữ, nó vốn đầy sự chánh trực, giờ đầy những kẻ giết người!
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Πως η πιστη πολις κατεσταθη πορνη, ητο πληρης κρισεων η δικαιοσυνη κατωκει εν αυτη αλλα τωρα, φονεις.
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Как сделалась блудницею верная столица, исполненная правосудия! Правда обитала в ней, а теперь – убийцы.
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.Как стана блудница верният град, Който беше пълен с правосъдие! Правда обитаваше в него, а сега - убийци.
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.איכה היתה לזונה קריה נאמנה מלאתי משפט צדק ילין בה ועתה מרצחים׃
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.كيف صارت القرية الامينة زانية. ملآنة حقا كان العدل يبيت فيها. واما الآن فالقاتلون.
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.可 歎 忠 信 的 城 、 變 為 妓 女 . 從 前 充 滿 了 公 平 、 公 義 居 在 其 中 、 現 今 卻 有 兇 手 居 住
Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.可 歎 忠信 的 城 、 變為 妓女 . 從前 充滿 了 公平 、 公義 居 在 其中 、 現今卻 有 兇手 居住
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.네가 또 나의 준 금 은 장식품으로 너를 위하여 남자 우상을 만들어 행음하며
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.ותקחי כלי תפארתך מזהבי ומכספי אשר נתתי לך ותעשי לך צלמי זכר ותזני בם׃
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.واخذت امتعة زينتك من ذهبي ومن فضتي التي اعطيتك وصنعت لنفسك صور ذكور وزنيت بها.
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.你 又 將 我 所 給 你 那 華 美 的 金 銀 、 寶 器 、 為 自 己 製 造 人 像 、 與 他 行 邪 淫
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.你 又 將 我 所 給 你 那華 美 的 金銀 、 寶器 、 為自己 製造 人像 、 與 他 行邪淫
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Ai curvit cu Egiptenii, vecinii tăi, cu trupul plin de vlagă, şi ţi-ai înmulţit curviile, ca să Mă mînii.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du bedrev otukt med egyptierna, dina grannar med det stora köttet, ja, mycken otukt till att förtörna mig.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du bolede med Ægypterne, dine sværlemmede Naboer, og drev din Bolen vidt og krænkede mig.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du drev hor med Egyptens sønner, dine kjøttfulle naboer, og du drev stadig hor, så du vakte min harme.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.하체가 큰 네 이웃나라 애굽 사람과도 행음하되 심히 음란히 하여 내 노를 격동하였도다
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Блудствувала си и с Египтяните, Едрите си съседи, И като си блудствувала, твърде много си Ме разгневила.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.ותזני אל בני מצרים שכניך גדלי בשר ותרבי את תזנתך להכעיסני׃
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.وزنيت مع جيرانك بني مصر الغلاظ اللحم وزدت في زناك لاغاظتي
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.你 也 和 你 鄰 邦 放 縱 情 慾 的 埃 及 人 行 淫 、 加 增 你 的 淫 亂 、 惹 我 發 怒
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod