Ana içeriğe geç
Sözlük

fahişe ile cümle

fahişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Vì nó khinh sự dâm loạn mình, thì làm ô uế đất nầy, hành dâm với đá và gỗ.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Vì nó khinh sự dâm_loạn mình , thì làm ô_uế đất nầy , hành dâm với đá và gỗ .
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Και με την διαφημισιν της πορνειας αυτης εμιανε τον τοπον και εμοιχευσε μετα των λιθων και μετα των ξυλων.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.И с невъздържания си блуд тя оскверни земята, и прелюбодействува с камъните и дърветата.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.И явным блудодейством она осквернила землю, и прелюбодействовала с камнем и деревом.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.והיה מקל זנותה ותחנף את הארץ ותנאף את האבן ואת העץ׃
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.وكان من هوان زناها انها نجست الارض وزنت مع الحجر ومع الشجر.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.因 以 色 列 輕 忽 了 他 的 淫 亂 、 和 石 頭 木 頭 行 淫 、 地 就 被 玷 污 了
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.因 以色列 輕忽 了 他 的 淫亂 、 和 石頭木頭 行淫 、 地 就 被 玷污 了
Juan Antonio fahişelere karşı oldukça dostaneydi ve... ...tam fotoğraflık olduklarını düşünüyordu.Juan Antonio, era amigo de todas as prostitutas... ...e pensou que podiam ser um bom tema.
Juan Antonio fahişelere karşı oldukça dostaneydi ve... ...tam fotoğraflık olduklarını düşünüyordu.Juan Antonio fue simpático con todas las rameras... ...y pensó que serían un tema maravilloso.
Juan Antonio fahişelere karşı oldukça dostaneydi ve... ...tam fotoğraflık olduklarını düşünüyordu.Juan Antonio jó barátságban volt az összes kurvával, és úgy gondolta, csodás témaként szolgálhatnak.
Juan Antonio fahişelere karşı oldukça dostaneydi ve... ...tam fotoğraflık olduklarını düşünüyordu.Juan deed aardig tegen de hoeren en vond dat ze model konden staan.
Juan Antonio fahişelere karşı oldukça dostaneydi ve... ...tam fotoğraflık olduklarını düşünüyordu.خوان أنطونيو كان صديقاً لكل العاهرات و كان يعتقد أنهن موضوع رائع
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ, để trong xứ không có điều dâm loạn và đầy dẫy những ác dục.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con_gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ , để trong xứ không có_điều dâm_loạn và đầy_dẫy những ác dục .
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Du sollst deine Tochter nicht zur Hurerei halten, daß nicht das Land Hurerei treibe und werde voll Lasters.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.네 딸을 더럽혀 기생이 되게 말라 음풍이 전국에 퍼져 죄악이 가득할까 하노라
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Nepoškvrníš svojej dcéry tým, že by si ju oddal smilstvu, aby nesmilnila zem a bola by zem plná mrzkosti.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Nepoškvrňuj dcery své, dopouštěje smilniti jí, aby země nesmilnila a nebyla naplněna nešlechetností.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Ontheilig uw dochter niet door haar te laten prostitueren, anders zal het land worden vervuld met schanddaden.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.אל תחלל את בתך להזנותה ולא תזנה הארץ ומלאה הארץ זמה׃
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.لا تدنس ابنتك بتعريضها للزنى لئلا تزني الارض وتمتلئ الارض رذيلة.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.不 可 辱 沒 你 的 女 兒 、 使 他 為 娼 妓 . 恐 怕 地 上 的 人 專 向 淫 亂 、 地 就 滿 了 大 惡
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.不可辱沒 你 的 女兒 、 使 他 為 娼妓 . 恐怕 地上 的 人專 向 淫亂 、 地 就 滿 了 大惡
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.Det så hendes Søster Oholiba, og dog kom hun i endnu værre Brynde og bolede endnu værre end Søsteren.
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.그 아우 오홀리바가 이것을 보고도 그 형보다 음욕을 더하며 그 형의 간음함보다 그 간음이 더 심하므로 그 형보다 더 부패하여 졌느니라
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.Oholiba, adiknya melihat kejadian itu, tetapi ia lebih bernafsu melakukan perzinahan daripada Ohola
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi."Su hermana Oholiba vio esto, pero corrompió su deseo más que la otra; su lujuria sobrepasó a la de su hermana
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.ותרא אחותה אהליבה ותשחת עגבתה ממנה ואת תזנותיה מזנוני אחותה׃
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.فلما رأت اختها أهوليبة ذلك افسدت في عشقها اكثر منها وفي زناها اكثر من زنى اختها.
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.他 妹 妹 阿 荷 利 巴 雖 然 看 見 了 、 卻 還 貪 戀 、 比 他 姐 姐 更 醜 . 行 淫 亂 、 比 他 姐 姐 更 多
‹‹Kızkardeşi Oholiva bunu gördü, ama şehveti ve fahişelikleri kızkardeşininkinden daha utanç vericiydi.他 妹妹 阿荷利巴 雖然 看 見了 、 卻還貪戀 、 比他 姐姐 更 醜 . 行淫亂 、 比他 姐姐 更多
Memeleri olmayan... ...bir fahişeydi.Co noc śni mi się to samo.
Memeleri olmayan... ...bir fahişeydi.Šlapka, co neměla žádný kozy.
Memeleri olmayan... ...bir fahişeydi.Vsako noč sanjam isto stvar.
Memeleri olmayan... ...bir fahişeydi.Μια "τούρτα" που δεν... ...έχει βυζιά.
Memeleri olmayan... ...bir fahişeydi.Една проститутка, която... ...нямаше никакви цици.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.거의 60살, 만져볼 수는 없더라도 매춘부 보다 약간 더 나아서, 나를 여전히 자극해.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Aproape 60 şi totusi aceste abia tangibile, ceva mai bune ca prostituatele, încă mă pot stârni.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Bijna zestig en nog laat ik me onwillekeurig meeslepen in een droom rondom deze del.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Blisko 60 na karku, a wciąż te niedotykalne, te niewiele lepsze od nierządnic, pobudzają mnie.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Casi 60, y sin embargo estas casi intangibles, apenas mejores que prostitutas, aún me excitan.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Fast 60, auch wenn diese schwer Greifbaren, kaum besser als Huren, mich immer noch anmachen können.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Почти 60-т, хотя они почти не осязаемы, едва ли больше, чем шлюхи, они всё ещё могут меня завести.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.Почти на 60, и все пак тези едва осезаеми, едва ли по-добри от блудници, още могат да ме раздвижат.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.כמעט בת 60, ובכל זאת הנשים הכמעט בלתי-מוחשיות האלה, בקושי דרגה אחת מעל פרוצות, עדיין מסוגלות לעורר אותי.
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.تقارب الـ60, رغم ذلك تظهر بالكاد ملموسة بالكاد أفضل من العاهرات, مازالت قادرة على إثارتي
O, bir huysuz fahişedir.Đó là 1 con mụ hung dữ không ai thoát được.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur. - Çok sevimli, Karl.Je to zlá mrcha, před kterou není úniku.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur. - Çok sevimli, Karl.Sie ist eine Giftschlange, die einem das Mark aus den Knochen saugt.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur. - Çok sevimli, Karl.Είναι μια αιματορουφήχτρα και δεν μπορώ να της ξεφύγω.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur. - Çok sevimli, Karl.Тя е зла кучка и кръвопийца, от която няма спасение.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.Dia wanita jahat, yang memamah, yang tak boleh kita hindari.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.- En led mær, man ikke bliver fri for.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.-Hän on helvetin sitkeä harppu.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.- Una puttana viscida e parassita.
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.,בשעה 16:58
O, bir huysuz fahişedir. Ondan kurtuluş yoktur.إنها كلبة وشريرة ولا مفر منها
Onun gibi bir fahişe bela getirir sadece.Si tu te laisses berner, tu vas mal finir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod