Ana içeriğe geç
Sözlük

fahişe ile cümle

fahişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Po veri nečistnica Rahab ni poginila z nevernimi, ker je sprejela oglednike v miru.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Prin credinţă n'a perit curva Rahav împreună cu cei răzvrătiţi, pentrucă găzduise iscoadele cu bunăvoinţă.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Ved tro undgikk skjøgen Rahab å gå til grunne med de vantro, da hun hadde tatt imot speiderne med fred.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Ved Tro undgik Skøgen Rahab at omkomme med de genstridige; thi hun modtog Spejderne med Fred.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Věrou Raab nevěstka nezahynula s neposlušnými, pokojně přijavši špehéře.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Vierou nezahynula smilnica Rachab s tými, ktorí neposlúchali vo viere, prijmúc vyzvedačov s pokojom.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Wiarą Rachab wszetecznica nie zginęła wespół z nieposłusznymi, przyjąwszy z pokojem szpiegów do gospody.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Δια πιστεως η πορνη Ρααβ δεν συναπωλεσθη με τους απειθησαντας, δεχθεισα τους κατασκοπους με ειρηνην.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Верою Раав блудница, с миром приняв соглядатаев(и проводив их другимпутем), не погибла с неверными.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Вірою Раава блудниця не згинула з невірними, прийнявши підглядників з миром.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.да не би да постигнат в съвършенство без нас; защото за нас Бог промисли нещо по-добро.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.באמונה לא אבדה רחב הזונה עם הסוררים כי אספה את המרגלים אל ביתה בשלום׃
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.بالايمان راحاب الزانية لم تهلك مع العصاة اذ قبلت الجاسوسين بسلام
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.妓 女 喇 合 因 著 信 、 曾 和 和 平 平 的 接 待 探 子 、 就 不 與 那 些 不 順 從 的 人 一 同 滅 亡
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.妓女 喇合 因 著信 、 曾和和 平平的 接待 探子 、 就 不 與 那些 不 順從 的 人 一同 滅亡
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Dock drev hon sin otukt ännu längre: hon mindes sin ungdoms dagar, då hon bedrev otukt i Egyptens land;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.És megsokasítá paráznaságait, megemlékezvén ifjúságának napjairól, mikor Égyiptom földjén paráználkodott;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.그가 그 음행을 더하여 그 젊었을때 곧 애굽 땅에서 음행하던 때를 생각하고
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Lebo rozmnožila svoje smilstvá rozpomínajúc sa na dni svojej mladosti, v ktorých smilnila v Egyptskej zemi.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Makin lama makin sering ia berzinah, tak ada bedanya seperti di masa mudanya ketika ia melacur di Mesir
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Men hun drev sin Bolen videre endnu, idet hun kom sin Ungdoms Dage i Hu, da hun havde bolet i Ægypten,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Men hun drev sitt hor ennu videre; hun kom sin ungdoms dager i hu, da hun drev hor i Egyptens land,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nebo rozmnožila smilství svá, rozpomínajíc se na dny mladosti své, v nichž smilnila v zemi Egyptské,
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nhưng nó thêm nhiều sự hành dâm , nhớ lại những ngày nó còn trẻ và thuở nó hành dâm trong đất Ê - díp-tô .
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.Nhưng nó thêm nhiều sự hành dâm, nhớ lại những ngày nó còn trẻ và thuở nó hành dâm trong đất Ê-díp-tô.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.И она умножала блудодеяния свои, вспоминая дни молодости своей, когда блудила в земле Египетской;
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.ותרבה את תזנותיה לזכר את ימי נעוריה אשר זנתה בארץ מצרים׃
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.واكثرت زناها بذكرها ايام صباها التي فيها زنت بارض مصر.
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.他 還 加 增 他 的 淫 行 、 追 念 他 幼 年 在 埃 及 地 行 邪 淫 的 日 子
Gençliğinde Mısırda yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı.他 還 加增 他 的 淫行 、 追念 他 幼年 在 埃及 地行 邪淫 的 日子
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.De bolede i deres Ungdom i Ægypten: der krammedes deres Bryster, der krænkede man deres Jomfrubarm.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.그들이 애굽에서 행음하되 어렸을 때에 행음하여 그들의 유방이 눌리며 그 처녀의 가슴이 어루만진 바 되었었나니
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.Smilnily v Egypte, smilnily vo svojej mladosti; tam boly mačkané ich prsia a tam opiplali hruď ich panenstva.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.и блудили они в Египте, блудили в своей молодости; там измяты груди их, и там растлили девственные сосцы их.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.Те блудствуваха в младостта си; там бяха налягани гърдите им, и там бяха стискани девствените им съсци.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.ותזנינה במצרים בנעוריהן זנו שמה מעכו שדיהן ושם עשו דדי בתוליהן׃
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.وزنتا بمصر. في صباهما زنتا. هناك دغدغت ثديّهما وهناك تزغزغت ترائب عذرتهما.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.他 們 在 埃 及 行 邪 淫 、 在 幼 年 時 行 邪 淫 . 他 們 在 那 裡 作 處 女 的 時 候 、 有 人 擁 抱 他 們 的 懷 、 撫 摸 他 們 的 乳
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.他 們在 埃及 行邪淫 、 在 幼年 時行 邪淫 . 他 們在 那 裡作處 女的 時候 、 有人 擁抱 他 們的懷 、 撫摸 他 們的乳
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!Ich werde in keinem Lied mehr Hure sagen.
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!Jeg vil aldrig mere synge kælling dit kapisvin!
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!Je ne dirais plus jamais "pute" dans un morceau. Libéral !
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!N-o să mai zic căţea într-un cântec niciodată, liberalule!
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!Nunca diré puta en una canción jamás, ¡liberal!
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!Nunca vou dizer 'bitch' numa canção outra vez liberal!
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!لا تقل ثانية.. كلمة ليبرالي في أغنية!
Hiçbir şarkıda tekrar 'fahişe' demeyeceğim liberal!おいらはエマ・ゴールドマンだ
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.A stalo sa, že svojím hanebným smilstvom poškvrnila zem a cudzoložila s kameňom i s drevom.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.E pela leviandade da sua prostituição contaminou a terra, porque adulterou com a pedra e com o pau.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.És lõn, hogy az õ paráznaságának hírével megfertõztette a földet; mert kõvel és fával paráználkodott.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.I stalo se, že hanebným smilstvím svým poškvrnila země; nebo cizoložila s kamenem i s dřevem.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.I stało się, że haniebnym nierządem swoim splugawiła ziemię; bo cudzołożyła z kamieniem i z drewnem.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Ja haureutensa huudolla hän saastutti maan, ja hän teki aviorikoksen kiven ja puun kanssa.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.그가 돌과 나무로 더불어 행음함을 가볍게 여기고 행음하여 이 땅을 더럽혔거늘
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.och ohelgade så landet genom sin lättfärdiga otukt, i det hon begick äktenskapsbrott med sten och trä.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.og med sitt frekke hor vanhelliget hun landet, og hun drev hor med sten og med tre.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Par sa criante impudicité Israël a souillé le pays, elle a commis un adultère avec la pierre et le bois.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Şi astfel, prin necurăţia ei strigătoare, Israel a spurcat ţara, a preacurvit cu piatra şi lemnul.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Und von dem Geschrei ihrer Hurerei ist das Land verunreinigt; denn sie treibt Ehebruch mit Stein und Holz.
Hiç umursamadan fahişeliğiyle ülkeyi kirletti; taşla, ağaçla zina etti.Ved sin letsindige Bolen vanærede hun Landet og horede med Sten og Træ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod