Fahişe, ben mi?Le berner, moi ?
Fahişe, ben mi?Una mujerzuela, eso soy yo?
Fahişe, ben mi?Τσούλα, εγώ;
Fahişe, ben mi?Значит, я шлюха?
Fahişelerinin yanına git! Pislik!¡Vete a la puta gringa que te parió! - ¡Bolsa de mierda!
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Bergabunglah dalam pembebasan para pelacur.
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Pridružite se k osvoboditvi prostitutk!
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Připojte se k osvobozování prostitutek!
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Złączeni w wyzwalaniu prostytutek!
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Γίνετε μέλος στην απελευθέρωση των ιερόδουλων!
Fahişelerin özgürleşme hareketine katılın!Включете се в освобождаването от проституцията!
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.A rozmnožila si svoje smilstvo do zeme Kananeja a tak až do Chaldejska, ale ani tým si sa nenasýtila.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.A tak příliš jsi smilnila v zemi Kananejské s Kaldejskými, a aniž jsi tak se nasytila.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.A tak rozmnożyłaś wszeteczeństwo swe w ziemi Chananejskiej i Chaldejskiej, a i tak nie nasyciłaś się.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Daarom begon u ook nog de goden van het grote handelsland Babel te aanbidden. En ncg was u niet tevreden.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Du gick med din otukt ända bort till krämarlandet, kaldéernas land; men icke ens så blev du mätt.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.És sokasítád paráznaságodat a kalmárok földje, Káldea felé, de még ezzel sem elégedél meg.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.hai moltiplicato le tue infedeltà nel paese di Canaan, fino nella Caldea: e neppure allora ti sei saziata
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.장사하는 땅 갈대아에까지 심히 행음하되 오히려 족한 줄을 알지못하였느니라
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.machtest du der Hurerei noch mehr bis ins Krämerland Chaldäa; doch konntest du damit auch nicht satt werden.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Og du drev stadig hor, helt bort til kremmerlandet Kaldea; men heller ikke da blev du mett.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Potem si pomnožila nečistovanje svoje proti deželi tržnikov, proti Kaldeji, a še tega nisi bila sita.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Så udstrakte du din Bolen til Kræmmerlandet, Kaldæernes Land, men blev endda ikke mæt.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Sitten sinä yhä enensit haureuttasi kauppiasten maahan päin, Kaldeaan, mutta et siitäkään saanut kyllääsi.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Ţi-ai înmulţit curviile cu ţara Canaanului şi pînă în Haldea, dar nici acolo nu te-ai săturat.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Vả , mầy đã thêm nhiều sự dâm_dục với đất Ca-na-an cho_đến Canh-đê , thế_mà mầy cũng chưa no chán !
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Vả, mầy đã thêm nhiều sự dâm dục với đất Ca-na-an cho đến Canh-đê, thế mà mầy cũng chưa no chán!
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Και επολλαπλασιασας την πορνειαν σου εν γη Χανααν μεχρι των Χαλδαιων και ουδε ουτως εχορτασθης.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.и умножила блудодеяния твои в земле Ханаанской до Халдеи, но и тем не удовольствовалась.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.ותרבי את תזנותך אל ארץ כנען כשדימה וגם בזאת לא שבעת׃
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.وكثرت زناك في ارض كنعان الى ارض الكلدانيين وبهذا ايضا لم تشبعي.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.並 且 多 行 淫 亂 直 到 那 貿 易 之 地 、 就 是 迦 勒 底 、 你 仍 不 滿 意
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.並且 多 行 淫亂 直到 那貿 易 之 地 、 就是 迦勒底 、 你 仍 不 滿意
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.A chociażem przymawiał onej cudzołożnicy zastarzałej, a iż oni raz z jedną, raz z drugą nierząd płodzą,
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Da sa jeg om den utslitte skjøge: Nu driver de rett hor med henne, ja med henne.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Então disse eu da envelhecida em adultérios: Agora deveras se contaminarão com ela e ela com eles.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.És mondék: Még az elaggott is házasságot tör? most már paráznaságod fog paráználkodni, és úgy lõn.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ich aber gedachte: Sie ist der Ehebrecherei gewohnt von alters her; sie kann von der Hurerei nicht lassen.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Io pensavo di costei, abituata agli adultèri: Ora costoro si faranno complici delle sue prostituzioni
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.내가 음행으로 쇠한 여인을 가리켜 말하노라 그가 그래도 그들과 피차 행음하는도다
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Så sagde jeg: Således har de horet, på Skøgevis har de bolet.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà dâm rằng: Bây giờ chúng sẽ gian dâm với nó, và nó với chúng.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà_dâm rằng : Bây_giờ chúng sẽ gian_dâm với nó , và nó với chúng .
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Tedaj sem dejal o njej, ki je opešala vsled prešeštvovanja: Bodo li še zdaj prešeštvovali ž njo, in ona tudi?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Vtedy som povedal o tej zodranej od mnohonásobného cudzoložstva: Teraz už budú smilniť s ňou a ona s nimi.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Zouden zij overspel plegen met deze verlepte prostituées?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Τοτε ειπα προς την καταγηρασασαν εν μοιχειαις, Τωρα καμνουσι πορνειας μετ' αυτης και αυτη μετ' εκεινων
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогава рекох за престарялата в прелюбодействува: Сега ли ще блудствуват с нея, дори с нея!
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогда сказал Я об одряхлевшей в прелюбодействе: теперь кончатся блудодеяния ее вместес нею.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.ואמר לבלה נאופים עת יזנה תזנותיה והיא׃
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.فقلت عن البالية في الزنى الآن يزنون زنى معها وهي***.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論 這 行 淫 衰 老 的 婦 人 說 、 現 在 人 還 要 與 他 行 淫 、 他 也 要 與 人 行 淫
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論這 行淫 衰老 的 婦人說 、 現 在 人還 要 與 他 行淫 、 他 也 要 與 人行 淫
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Bởi đức tin, kỵ nữ Ra-háp không chết với kẻ chẳng tin, vì nàng đã lấy ý tốt tiếp rước các kẻ do thám.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Bởi đức_tin , kỵ nữ Ra-háp không chết với kẻ chẳng tin , vì nàng đã lấy ý tốt tiếp_rước các kẻ do_thám .
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Hit által nem veszett el Ráháb, a parázna nõ az engedetlenekkel együtt, befogadván a kémeket békességgel.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.믿음으로 기생 라합은 정탐군을 평안히 영접하였으므로 순종치 아니한 자와 함께 멸망치 아니하였도다
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Pela fé Raabe, a meretriz, não pereceu com os desobedientes, tendo acolhido em paz os espias.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Per fede Raab, la prostituta, non perì con gl'increduli, avendo accolto con benevolenza gli esploratori
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Por la fe no pereció la prostituta Rajab junto con los incrédulos, porque recibió en paz a los espías