Ana içeriğe geç
Sözlük

fabrika ile cümle

fabrika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.彼は家計を助けるため靴作りを学んだ。
ABD — ABD'de isli bira üreten pek çok fabrika bulunmaktadır.アメリカ国内で12カ所のビール工場を保有している。
Burada fabrikası ve müzesi bulunmaktadır.美術館や博物館がある。
Bu, önemli bir fabrikanın artık üretim yapamayacağı anlamına geliyordu.しかし、完全な工場はすでに存在していない。
1850’de Amerika’da ilk kez büyük çapta bir saat fabrikası açıldı ve ilk kez seri üretim başladı.初めてチーズを工業生産する拠点ができるのもこの国で1815年の事だが、実際に大規模な生産を可能にしたのはアメリカだった。
Fabrikatör dediğimiz kişiler, işin matematiğini çözmüş ve o matematiğe göre yaparlar.生産関数はこの関係を単純化させ、数学的モデルで表したものである。
Üretim aşamasında fabrikalar daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.製造には大量の電力を要する。
Buzdolap fabrikası 2008'de kapanmıştır.なお聖蹟桜ヶ丘店は2008年に閉店している。
Ayrıca fabrika atıklarının da bu dereye boşaltılması kötü kokunun nedenlerindendir.しかしこの方式にも、店内に悪臭が漂うという欠点があった。
Yozgat Şeker Fabrikası鈴木油脂工業
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.1897年1月 - 曽屋に秦野葉煙草専売所設置。
1894'te Şeker Fabrikası inşa edildi.1890年には巨大な製糖工場が設立された。
21 Ekim'de bütün fabrika ekipmanları trenlere yüklendi.なお日曜は全区間で貨物列車が運休していた。
Ajurların ve örümlülerin fabrikasyon olması mümkün değildir.無機物と有機物の融合は不可能。
Daha sonra mimarlık eğitimi alan sanatçı, bu arada bir fabrikatör ile evlendi.しばらくの間モーター工場で働き、後に教師と結婚。
Fabrika, etkinliğini günümüzde de sürdürmektedir.この工場は現在でも操業を続けている。
Bu bira üretim fabrikasu ancak 2003'te kapatildi.しかし、2001年以降は缶ビールのみの生産となった。
1937 yılında kurulan Sümerbank Suni İpek Fabrikası ilçenin gelişiminde önemli rol oynamıştır.フィンランドの製紙会社UPMのカヤーニ製紙工場は、1919年に稼働して以来、重要な役割を占めてきた。
Fabrika, insanlar için robotlar üretiyor.その工場はロボットを生産する、人々のため。
De Beers 1902 yılında Sommerset West'de bir fabrika kurmuştu.戴比尔斯公司(De Beers)于1902年在西萨默塞特建立了一家工厂。
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.该工厂的成立日期被指出是1885年,当时有236桶白兰地从基兹利亚尔送到莫斯科。
"Eşcinsel çelik fabrikası", Steve Tompkins tarafından yazıldı.剧中“同性恋钢厂”戏段由史蒂夫·汤普金斯(Steve Tompkins)创作。
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.她也在工廠工作過一陣。
Bulgaristan'ın en büyük şarap fabrikalarından biri burada bulunmaktadır.保加利亞最大的葡萄酒工廠之一位在此地。
Şehirde ayrıca bir bira fabrikası bulunmaktadır.市内还有一些啤酒店。
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.新拉纳克纺织厂一直运营到1968年。
Bu değer fabrikaya 309 rubleye mâl olmuştu.309团损失颇重。
Büyük bir bira fabrikası vardır.在大啤酒公司工作。
Uçak motoru fabrikası Motor Sich buradadır.飛機引擎製做商Motor Sich的基地在此機場。
I. Dünya Savaşı çok sayıda fabrika kurulmasını teşvik etti.第一次世界大战后,沿路兴建了众多工厂。
Charlie'nin Çikolata Fabrikası adlı kitabın devamıdır.有一位名叫查理、经营巧克力工厂的叔父。
Daha önce, Kizlyar Konyak Fabrikası içeceklerini brendi olarak ihraç etti.虽然基兹利亚尔白兰地工厂之前以饮料酒称为白兰地而出口了。
Babası manganez fabrikasında çalışmıştır.他的父亲在一家锰矿工厂工作。
Uzun yıllar boyunca bu iki fabrika Türkiye’nin şeker ihtiyacını karşılamıştır.長久以來,這塊土地供應著台灣人民所需的各種蔗糖產品。
1993 yılında bu fabrika özelleştirilmiştir.1993年,该工厂被迫关闭。
1948 yılında kendi adıyla ilk klişe fabrikasını kurdu.1968年,她以自己的名字建立品牌,開了第一家商店。
Hooft beşinci boyutun gerçekten bir uzay zaman fabrikası olduğunu iddia etmiştir.'T Hooft推測第五個維度是真正的 時空織物。
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.在这种情况下,工厂对象就派上用场了。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年,美國北卡羅萊納州夏洛特的史都亞特·W·克拉默(Stuart W. Cramer)正找尋方法增加其南方紡織廠的空氣濕度。
Fabrikada büyük bir patlama olur.商場最終發生爆炸。
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.工厂及港口均毁于第二次世界大战。
Filoyu ve fabrikaları yenilemeye başlamıştır fakat Düklük eski refah seviyesine bir daha ulaşamamıştır.公爵试图重建船队和贸易站,但公国再也无法重现它往日的繁荣了。
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.湯姆努力地在一間鞋倉工作賺錢養家。
2015 yılının sonunda fabrika, toplam 2.4 milyar ruble gelirle Dağıstan'daki ikinci en büyük şirket oldu.按照2015年的工厂生产的作出总结,该工厂成为达吉斯坦的第二大企业,总收益为24亿卢布。
Çin hükümeti üretim yapan fabrikaları desteklemekteydi.是中国国家重点保护植物。
Mahallede bir adet su fabrikası , 1 adet mermer işleme tesisi bulunaktadır.拥有国家中一型水库——马厂水库。
Bruno Ganz İtalyan asıllı İsviçreli bir fabrika işçisinin ve İtalyan annenin oğlu olarak kuzey Zürih'te doğdu.冈茨出生于苏黎世,是瑞士工厂工人的父亲和意大利北部的母亲的儿子。
İlçede iki adet un fabrikası mevcuttur.場地中實際上僅放有兩張真實椅。
ABD'de ilk satış ofisi ve ilk fabrika, sırasıyla 1906 ve 1910 yılında açılmıştır.博世公司早於1900年起已進軍海外市場,第一個市場是英國;1906年在美國設首家辦公室;1910年於美國開設首家工廠。
Araç, Almanya'da Osnabrück'teki Karmann fabrikasında üretilmiştir.所有火線都在克萊斯勒的德國奥斯纳布吕克子工廠Karmann公司生產。
Ek gelir sağlamak fabrikada işe girdi.為此,他與眾人趕到工廠。
Ana madde: Charlie'nin Çikolata Fabrikası Daha önce Willy Wonka'nın Çikolata fabrikasında çalışmıştır.於是這五個孩子開始了在古怪的威利·旺卡的巧克力工廠的歷險。
Babası endüstriyel keten fabrikası işletiyordu.其大伯經營工廠。
Darbeciler Pskov’daki bir fabrikadan 250 bin çift kelepçe sipariş etmişlerdir.政變者從普斯科夫的工廠定了250,000對手銬和300,000份逮捕表格。
Tüm KTM motosikletleri fabrikadan motor dışında bir Motorex etiket ile teslim edilir.另外,所有原廠KTM電單車都已預先注入Motorex的機油,而引擎外也貼上Motorex貼紙。
31 Mayıs - Bakırköy Derbi Lastik Fabrikası hammadde yokluğundan kapandı, 720 işçi işsiz kaldı.12月12日- Ryton汽车工厂倒闭,2300人面临失业。
13 Temmuz 1972 yıllında fabrika inşaatı başlandı.1977年4月,第二工廠擴建落成啟用。
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.他的养父Ture Melander (1926–2003) 是一个伐木工人和工厂的工人,养母Iris Melander担任卫生随访员。
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.与此同时,该工厂还生产了西蒙诺夫SKS卡宾枪。
Bu arada hayatını kazanmak için fabrikalarda çalıştı.為了生活而在商店街打工。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod