Fabrikadan günde 40 kamyon çıkıyordu.Có 9 chuyến bay quốc nội mỗi tuần từ sân bay này.
112 No'lu Fabrika 1943'te 2.851 adet, 1944'te 3.619 adet ve 1945'te 3.255 adet T-34 üretti.2.851 xe tăng được sản xuất ở nhà máy này trong năm 1943, 3.619 trong năm 1944, và 3.255 trong năm 1945.
Bu arada bazı fabrikalarda üretim devam etmiştir.Ở vị trí thuận lợi này, có đặt một số nhà máy.
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.Cha mẹ cô làm thợ đóng giày và thợ may.
Bu satın almada ayrıca 4 fabrika ve 400 çalışanı bulunuyor.Thêm vào đó còn có 300 công nhân xưởng tàu và 40 nhân viên dân sự.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Phần lớn người dân làm việc trong các nhà máy này.
Tielmann fabrikasında çalışırken bir grev başladı.彼がティールマン工場で働いているときにストライキが発生した。
Rusya'nın bazı bölgelerinde işgücünün yarısı savunma sanayi fabrikalarında çalışıyordu.ロシアの一部の地域では全労働人口の少なくとも半分が国防産業に雇われた。
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.しかし、港と工場は第二次世界大戦でともに壊滅した。
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.ニュー・ラナークの工場は1968年まで操業していた。
"Provodnik" adlı kauçuk fabrikasında çalıştı, daha sonra 1919'da Uçak Fabrikası olan ("Motor") da çalıştı.彼は"Provodnik"のゴム工場で働き、1919年からAircraft Factory No. 4 ("Motor")で働き始めた。
TV programı "Yıldız fabrikası" (Фабрика Звезд)'nın 6. dönemine katıldı.ロシアのオーディション番組「Фабрика Звёзд(スター工場)」のシーズン6出身。
Willy Wonka: Çikolata fabrikasının sahibi.ウィリー・ウォンカ(Willy Wonka) チョコレート工場の経営者。
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.その後、ウィリアムはオペル社の車輌工場や車のセールスマンとして働いた。
Babası manganez fabrikasında çalışmıştır.父親はマンガン工場で働いていた。
Ayakkabı fabrikası kuruldu.縫製工場が建っている。
Siirt Yem Fabrikasında uzun yıllar elektrik mühendisi olarak çalıştı.玉野事業所でエンジン技術者として長年勤務した。
Babası bir şeker fabrikasında yöneticiydi.父親は砂糖工場の社長。
Seri üretimine Ağustos 1942 yılında Sidney de bulunan Chullora Tank Assembly Shops fabrikasında başlandı.1942年8月、シドニー近郊のチュローラ戦車製造会社 (Chullora Tank Assembly Shops) で量産が開始された。
Hafif Fabrika daha gelişmiş hafif araçlar yapmak için geliştirilebilir.より軽自動車に相応しいパッケージング構築が可能になった。
1807 yılında çıkan bir yangında fabrikası hasar gördü.1877年の火事で工場が破壊された。
Alanın tamamı 270 km2'yi (100 mi2) kapsamakta ve 70'in üzerinde şeker fabrikası içermektedir.全体の面積は270 km2 で、70以上の製糖工場跡が残っている。
Caddenin sonunda 19. yüzyılın ilk yarısında kurulmuş olan Belgrad'ın ilk bira fabrikası bulunur.地区の端には、19世紀前半に操業したベオグラードで最も古いビール醸造所がある。
Charlie sonunda fabrikasıyla birlikte çikolataya kavuşur.最後はチョコまみれになって工場から出てくる。
Ağır kış kar yağışlarında suyolu ağları kütükleri fabrikalara taşımak için kullanılmaktadır.冬の豪雪と、水路網は製材所へ丸太を運ぶために利用された。
Özellikle T-34 üreten bir fabrika üretimini sürdürdü.T-34の開発工場であり、戦中を通しT-34生産の中核を担った。
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.父親は小売業や靴職人をしていた。
4 Aralık - Cibali Tütün Fabrikası yandı.2月4日 - 琴浦支店が廃止。
Arthur Guinness'in 1756 yılında Dublin'de kurmuş olduğu Guinness bira fabrikası tarafından üretilmektedir.アーサー・ギネスが1759年にダブリンで創業したビール醸造会社ギネスの事業によって巨万の財を築いたのに始まる。
Örneğin, Sovyet rejimi döneminde bir fabrika müdürü genellikle aynı işletmenin sahibi olacaktı.例えばソ連時代の工場長は、工場が民営化されるとそのまま企業のオーナーとなることがよくあった。
1968 - Bolu Çimento Fabrikası kuruldu.1968年 - 片栗粉工場を建設。
Bu fabrikalar şehrin merkez ve etrafında bulunuyordu.大会本部前およびその周辺で行われる。
1987'den beri Aksaray'daki kamyon fabrikasında üretilmektedir.同形は1987年に武庫川車両工業で製造された。
Fabrika işçilerini ise Manisa'dan getirttiler.生産工場はマネサール工場へ移管されている。
Bu sırada ayakkabı fabrikasındaki greve katıldı.これがきっかけで麻衣子のストライキが始まった。
George Westinghouse'ın Pittsburgh'taki fabrikasında şef mühendis olarak çalıştı.そのすぐ後、ジョージ・ウェスティングハウスがピッツバーグ工場の主任技術者として彼を雇った。
Dünyanın farklı noktalarına dağılmış yedi adet fabrikası bulunmaktadır.世界各地に散らばった、不思議な力を持つ7つの道具。
Fabrikadan günde 40 kamyon çıkıyordu.これは稼働日あたり14台以上のトラック量に及ぶ。
Emmy, varlıklı bir fabrika sahibinin beş çocuğundan biri olarak doğdu.エフィーはパースの裕福なビジネスマンの家庭に、15人兄弟の長女として生まれた。
Dondurma üretimi 1922 yılında Londra'daki Acton'daki bir fabrikada başladı.そのあと1922年にはリーバ・ブラザースに買収され、同年にはロンドンのアクトンでアイスクリーム工場の操業を始めた。
15 yaşında tornacı olarak fabrikalarda çalışmaya başlar.15歳で鉛管工として働きはじめる。
Bradford şehrinde birçok büyük tekstil fabrikası yerel taşlar kullanılarak bina edildi.ボストンの資本が多くの町に紡績工場を造った。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年、米国ノースカロライナ州シャーロットのスチュアート・W・クラマーは、自身の経営する織物工場内に湿気を追加する方法を探していた。
İlçede küçük ölçekli birkaç adet fabrika mevcuttur.小さな軍需工場が多数存在していること。
İkinci Dalganın temel bileşenleri çekirdek aile, fabrika-tipi eğitim sistemi ve şirkettir.社会の主な構成要素は、核家族、工場型の教育システム、企業である。
Oğlu daha sonra Niederrhein Kempen'de Flaman bisküvi fabrikasını kurdu.彼はその後、漢城でゴム工場を開業した。
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.四軒市場のトラブルメーカー。
Leningrad'daki Kirov Fabrikası'nda üretildi.生産工場はレニングラードのキーロフ工場。
Fabrika Nermin'in ailesinden oluşan bir ortaklık tarafından idare edilmektedir.発電所はNERSAコンソーシアムによって運営された。
Babası fabrika işçisiydi.父親は工場作業員。
Beyşehir gölünden tutulan balıklar balık fabrikasında işlenerek iç piyasaya sürülmektedir.漁港で水揚げされた仔稚魚は直ちに加工場に運ばれる。
Büyük bir bira fabrikası vardır.もとはビール工場であった。
Yozgat Şeker Fabrikası Özelleştirildi.北海道製糖帯広工場完成。
Yem fabrikası önemli sanayi tesisidir.製材業も重要な産業である。
Leningrad Kuşatması'nda, yeni üretilen T-34 tankları fabrikadan çıktığı gibi, boyanmadan cepheye sürüldü.このためスターリングラード攻防戦の最中にも生産が続けられ、塗装もされていないT-34が工員の手により直接前線に向かったとの説もある。
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1969年には米国に戻り、スタンフォード大学フーヴァー研究所に所属、死ぬまで研究を続けた。
2000 Head (Ikeda), Shiga (Ryuo) ve Tada fabrikaları ISO 14001 sertifikası almaya hak kazandı.2002年 本社、3工場 (埼玉・筑波・大熊)、全営業所で、ISO14001の認証を取得。
Bu fabrika köyün kalkınmasına önemli katkılarda bulunmuştur.この測量は今村の強い働きかけによるものであった。
2010'un sonunda, bu Hochland fabrikası kapatıldı.2013年には、バイカリスクのこの工場は最終的に閉鎖された。
Bu satın almada ayrıca 4 fabrika ve 400 çalışanı bulunuyor.現在、同社は本社および6つの工場と400人以上の従業員を擁している。