Ana içeriğe geç
Sözlük

fabrika ile cümle

fabrika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bruno Ganz İtalyan asıllı İsviçreli bir fabrika işçisinin ve İtalyan annenin oğlu olarak kuzey Zürih'te doğdu.Bruno Ganz nasceu em Zurique, filho de um mecânico suíço e uma italiana.
Bu dönemde (1978) Türkiye Kalkınma Vakfı'na bağlı bir süt fabrikasında çalıştı.Até 1989, uma fazenda de gado operava na ilha.
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.Sua mãe trabalhava como fabricante de camisas e bordadeira .
Şubeler kapatıldı ve bir fabrikaya birleştirildi.O grupo chegou até a ser patrocinado por uma fábrica.
1950 yılında Almanya'da kurulmuş olan şirketin, günümüzde 200'den fazla fabrikası vardır.Empresa fundada em agosto de 1970, conta hoje com mais de 450 projetos.
Fabrika 1928 yılında Korçë'de açılmıştır.Por diversos motivos, a fábrica foi fechada em 1928.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Ela trabalha longas horas na fábrica para sustentar a família.
Örneğin, kadınlar silah altına alınmıyor veya fabrikalarda çalıştırılmıyordu.Mulheres grávidas não deverão ser mandadas às minas ou trabalhar nas plantações.
Bu nedenle merinos bu fabrika için pek uygun bir isimdir.”"É mais do que justo dar o nome da Marilene para esta sala.
Şirketin dünya çapında 61 ülkede satış iştirakleri, dağıtım merkezleri ve fabrikaları bulunmaktadır.Este grupo é composto por 21 estúdios e instalações de produção em todo o mundo.
İnsanlar köylerden kentlere, çeşitli fabrikalarda çalışmak için göç etti.Muitos dos camponeses dirigiram-se para as cidades para trabalhar nas novas fabricas.
Ancak tarıma dayalı olarak pek çok fabrika bulunmaktadır.Alguns outros se referem a uma planta muito abundante ali.
Dundee'deki son jüt dokuma fabrikası 2001 civarında kapandı.A fábrica da Arnold em Mulhouse foi fechada em 2001.
Artvin endüstri yoğun bir şehir değildir. çay ve fındık fabrikaları mevcuttur.Açucena, não é um município industrializado, contudo existe a industrialização do leite e da madeira.
İlçede bir adet fabrika bulunmaktadır.Atualmente, existe em Atlite uma fábrica de sal marinho.
Böylece Dahmer, Milwaukee'nin batı yakasında bir ev bularak Ambrosia Çikolata Fabrikası'nda çalışmaya başladı.Dahmer mudou-se para um apartamento em Milwaukee's West side.
1928 yılında ise firmanın ön önemli özelliği Dünyanın en büyük motosiklet fabrikası olmasıydı.Em 1928 a DKW já era a maior fabricante de motocicletas do mundo.
Şimdiye dek bu amaçlı kurulan tek fabrika Suudi Arabistanda kurulmuştur.O único bispado naquela região até então havia sido estabelecido em Heracleia.
Uşak'lı tüccarlar ilk yün ipliği fabrikasının yapımına giriştiler.Os filhos do primeiro casamento resolveram fazer da fazenda um empreendimento imobiliário.
Bu şehrin havası burada bulunan çeşitli fabrikalar nedeniyle zehirli.O ar desta cidade é tóxico devido às várias fábricas que tem aqui.
1946 yılında açıldığında Latin Amerika’nın ilk çelik fabrikası olmuştur.Bij zijn opening in 1946 was het de eerste staaloven van Latijns-Amerika.
Şehirde iki süt fabrikası, bir elektrik fabrikası ve bir mobilya fabrikası bulunur.In de stad bevinden zich twee melkfabrieken, een elektronicafabriek en een meubelfabriek.
Oğlu Carl Anton Henschel 1837'de başka bir fabrika daha kurdu.Zijn zoon Carl Anton Henschel begon zijn eigen fabriek in 1837.
Benetice'de bir cam fabrikası bulunurdu.Er was ooit een glasfabriek in Benetice.
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.Later werkte William bij Opel en enige tijd als autoverkoper.
Dördüncü nesil makyajlı Fiesta, İngiltere'deki Dagenham fabrikasında üretilen son Fiesta oldu.Het model 1999 was het laatste Fiesta-model dat in de fabriek in het Engelse Dagenham werd geproduceerd.
Babası bir şeker fabrikasında yöneticiydi.Zijn vader was de manager van een suikerfabriek.
Barry Callebaut ayrıca Türkiye, Rusya, Çin, Brezilya ve Meksika'da çikolata fabrikaları açtı.Naast deze acquisities heeft Barry Callebaut chocoladefabrieken geopend in Rusland, China en Mexico.
Fabrika,1914'te 5000 personeliyle hizmete girdi.De fabriek begon in 1950 met 14 medewerkers.
Motor fabrikanın binası yıkıldı.Het fabrieksgebouw werd gesloopt.
Fabrikanın sahibi Karl-Horst Andrew'de Waffen-SS de bir subaydı.De eigenaar van deze brouwerij, Karl-Horst Andreas, was eveneens officier bij de Waffen-SS geweest.
Fabrika, 1991 yılında Opel tarafından satın alındı.De fabriek werd deels overgenomen door Opel.
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.Daarom werkte hij ook nog bij een fabriek.
2004'te Yıldız Porselen Fabrikası için özel tasarımlar yaptı.Hij maakte ontwerpen voor de porseleinfabriek.
Bu fabrika 1985 yılında kapatılmıştır.De fabriek werd gesloten in 1985.
İsrail’deki ileri teknoloji fabrikaları 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başladı .De hightechindustrie in Israël ontwikkelde zich vanaf de jaren 60.
Başlangıç projesine göre fabrika 150 bin kamyon ve 250 bin motor yılda üretilebilirdi.De fabriek werd ingericht op een jaarlijkse productie van 150.000 vrachtwagens en 250.000 dieselmotoren.
Suzuka'da Honda ve Sharp fabrikaları bulunmaktadır.Het ging tussen de fabrieksteams van Honda en Suzuki.
1972 yılında fabrika Hindistan hükûmeti tarafından satın alındı ve Scooters India Limited adını aldı.In 1972 werd de licentie verkocht aan een ander bedrijf: Scooters India Limited.
Fabrikada çok zor şartlar altında çalışırlar.De school werkt onder uiterst moeilijke omstandigheden.
Fabrikası Mlada Boleslav kentinde bulunmaktadır.De automobielfabriek van Škoda ligt in de stad Mladá Boleslav.
Wonka onlara fabrikada çalışmaları karşılığında kakao çekirdekleri verir.Cartman wordt bedankt en krijgt koekjes in ruil voor zijn werk.
Bu, önemli bir fabrikanın artık üretim yapamayacağı anlamına geliyordu.De merknaam Page zou dan niet meer door de fabriek geproduceerd mogen worden.
Fabrika, 1986 yılında kapandı. ^De fabriek is in 1986 gesloten.
1953'te, Brezilya'nın São Bernardo do Campo şehrinde bir Volkswagen fabrikası kuruldu.Het ging Karmann zo goed, dat in 1960 een fabriek in de Braziliaanse stad São Bernardo do Campo werd geopend.
12 Eylül 1998 yıllı - fabrikanın açılış töreni.26 februari 1998: feestelijke opening van de eerste bouwfase.
Ailesi fabrikatördü.Zijn vader was fabrikant.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Deze onderneming was gespecialiseerd in zware terreinwagens.
Çeşitli zanaat dallarında ve fabrikalarda çalışarak geçimini sağladı.Steeds meer mensen kregen een gespecialiseerde taak in fabrieken en werkplaatsen.
1982 – Eskişehir İnönü Fabrikası kuruldu.1982 Stoel met anti-doorglijbescherming uitgevonden.
Fabrikada büyük bir patlama olur.Er ontploft een bom in het station.
Fabrika işçisi olmasına rağmen kendisini eğitir.Ondanks zijn scholing beschouwde hij zichzelf als autodidact.
Bunu belirleyen unsur bir ülkede bulunan fabrika sayısıdır.Dat is te vergelijken met een fabriek in de fabriek.
Fabrikasında iki bin işçi çalışıyor.200 mensen in de fabriek.
İsyan Braşov'daki kamyon fabrikasında başladı.De leveringen waren vooral bedoeld voor de vrachtwagenfabriek in Brașov.
Kasabada bir adet hazır beton fabrikası vardır.Ook is er een betonfabriek.
Büyük bir bira fabrikası vardır.Het zijn zware bieren.
İlçedeki en önemli sanayi kuruluşu şeker fabrikasıdır.De belangrijkste industrie vormt de suikerindustrie.
İlk etapta aracın İspanya'daki yeni Valencia fabrikasında yıllık 500 bin adet üretilmesi planlandı.Het was de bedoeling om 3000 auto's per jaar te produceren in de Valmet-fabriek in Uusikaupunki, Finland.
Fabrika yıkıldı; kükürt ocakları betonla kapatıldı.De installaties werden afgebroken en de putten werden afgedekt met beton.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod