O da fabrikayı terkederek bir eve çekilmiştir.وأخذ السجين في منزل بعيد.
2005 yılında yaklaşık 15.000 işçi denetimlerindeki fabrikalarda çalışıyordu.في 2005 كان ما يقرب من 15,000 عامل يديرون أماكن عملهم في الأرجنتين.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.ويعمل غالبية اللاجئين الذين يقطنون في المخيم في مصانع سبينة.
Birim tesisleri, 150'den fazla bina ve çeşitli fabrikalardan oluşuyordu.نمت الشركة لتكون مسئولة عن تشييد 110 مبنى تجاري وأكثر من 30 شقة.
Şehirde bir lastik fabrikası mevcuttur.يوجد في المدينة صناعة نفطية.
Aynı yıllarda ticarete de atıldı ve BOTEKS iplik boyama fabrikasının kurucu ortaklarından biri oldu.وفي ذلك العام أيضاُ تحددت معالم الشركة كسلسلة لمطاعم الوجبات السريعة.
Halit Usta, Turgut Bey’in fabrikasında ustabaşıdır.مكتب السيد المهري على توِتر.
1811 yılında, Friedrich Krupp ilk çelik fabrikasını kurdu.كما قام في ألمانيا فريدريك كروب عام 1811 بتأسيس أول مصنع لتحضير حديد الصب في مدينة إسن.
Birçok fabrika kurulmuştur.وبها عدة مصانع.
Bu fabrikanın normal bira üretmesine ek olarak muhafazakâr Müslümanlara yönelik alkolsüz bira da üretir.تدخل نبتة الجنجل في صناعة الجعة (البيرة) الخالية من الكحول بالإضافة للبيرة الكحولية.
Fabrika İngiltere'nin Oxford şehrindedir.وتقع الجامعة في مدينة أكسفورد في إنجلترا.
Ayrıca fabrikada fındık yağı da üretilmektedir.في الجزيرة أيضا يتم إنتاج الملح.
2 anıt araba fabrikasında.2 صناعة النجارة.
Bulgaristan'ın en büyük şarap fabrikalarından biri burada bulunmaktadır.Uma das maiores fábricas produtoras de vinho da Bulgária localiza-se aqui.
Fabrika 1881'de torpidoları 10 değişik ülkeye ihraç etmeye başladı.Por volta de 1881 a fábrica estava a exportar estes torpedos para dez outros países.
Lumia 710'dan başlayarak gelecekteki modeller aynı kaynağa göre bir Nokia fabrikasında üretildi.Modelos futuros, a partir do Lumia 710, seria construído em uma fábrica da Nokia, segundo a mesma fonte.
"Eşcinsel çelik fabrikası", Steve Tompkins tarafından yazıldı.A cena da "usina siderúrgica gay" foi escrita por Steve Tompkins.
Akü ve yemek endüstrisi için makinalar üreten fabrikalar açıldı.Fábricas que produziam baterias de carro e máquinas para a indústria alimentícia foram abertas.
Şehirde ayrıca bir bira fabrikası bulunmaktadır.Na cidade há também uma grande fábrica de cerveja.
Bu bölüm kullanıcıya kendi bilgisayarını yeniden orijinal fabrika durumuna başlatmasına izin verir.Esta partição permite ao usuário restaurar seu computador ao seu estado original de fábrica.
20. yüzyılın sonlarında ise Berlin'de bu tür bira üreten yalnızca iki fabrika kalmıştır.No final do século XX, havia apenas duas fábricas de cerveja restantes em Berlim produzindo.
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.Em 1901, havia 140 000 oliveiras, 400 lagares de azeite, e 700 lojas.
Devletin desteği de alındıktan sonra Whitehead, Rijeka'da ilk torpido fabrikasını açtı.Após o governo ter decidido investir na invenção, Whitehead começou a primeira fábrica de torpedos em Rijeka.
Aracın üretimi Ağustos 2008'de Ford'un Köln, Almanya fabrikasında başladı.A produção começou inicialmente na fábrica de Colônia na Alemanha em agosto de 2008.
Johann Friedrich Weskott ile 1863 yılında Elberfeld kasabasında Friedrich Bayer boya fabrikasını kurdu.Fundou juntamente com Johann Friedrich Weskott em 1863 a fábrica de corante Friedrich Bayer em Elberfeld.
Benetice'de bir cam fabrikası bulunurdu.Havia uma fábrica de vidro em Benetice.
Amerikan şirketi Amerika'daki fabrikasını artık kapatmış ve üretime Çin'de devam etmektedir.A empresa americana encerrou atualmente a fábrica americana e tem produzido as lâmpadas de lava na China.
Sovyet ordusunda görev yaptıktan sonra dokuz yıl Hankendi'nde bir fabrikada çalıştı.Depois de servir no exército soviético, trabalhou por nove anos em uma fábrica de Stepanakert.
Natick'e vardıklarında grup, fabrikanın halâ ayakta olduğunu ve çalışır durumda olduğunu görür.Ao chegar em Natick, descobrem que a indústria ainda está levantada, em perfeitas condições.
Babası Harm Kamerlingh Onnes bir tuğla fabrikası sahibiydi.Seu pai, Harm Kamerlingh Onnes, era proprietário de uma fábrica de tijolos.
1942 yıllının Haziran ayında İjevsk makine fabrikası kuruldu.Assim, em 1942, foi fundada a Fábrica Nacional de Motores.
Brasserie kelimesi Fransızca "biracı" ve "bira fabrikası" anlamı da verir.A palavra "brasserie" também é uma palavra francesa para cervejaria e, por extensão é um "negócio de cerveja".
B) Bir striptizci fabrikası vardır."«III Exposição de Artes Plásticas».
Pat, Peter ve Brian'ın yasak odaya girdiklerini gördüğünde ikiliyi bira fabrikasından atar.Quando Pat encontra Peter e Brian na sala proibida, expulsa-os da cervejaria.
Porsche 356 serisinin ön üretimi olarak Gmünd fabrikasında üretilmiştir.A empresa começou a fabricar o Porsche 356 numa antiga serraria em Gmünd.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Possui indústria de tabaco e açucareira.
Bunun yanında AK-AL vb. bazı fabrikalarda çalışanlar bulunmaktadır.Além dos empregados de carreira, há outros trabalhadores que cumprem funções nestas empresas.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Combates cruéis aconteciam em cada rua, sótão, fábrica ou porão de cada casa ou construção.
O da fabrikayı terkederek bir eve çekilmiştir.Portanto, ficou na fábrica abandonado.
Georg Christian Carl Henschel fabrikayı 1810'da Kassel'de kurdu.Foi fundada por Georg Christian Carl Henschel em 1810.
BA-20 Vykunskiy Fabrikasında üretildi.Eles são feitos de liga B20.
Fabrikadaki ustabaşı ve onun adamları kendisi dahil diğer tüm çalışanlara kötü davranmaktadır.O problema é que o diretor e sua esposa maltratam todos à sua volta.
Şehrin diğer fabrikaları buradaki greve destek verince grevdeki işçilerin sayısı 80 bine yaklaşır.Simpatizantes em outras partes da cidade aumentaram o número de grevistas para cerca de 80 mil.
Şirket merkezi Poole, Dorset'te bulunan fabrikadadır.Tem a sua sede na sua fábrica situada em Poole, Dorset.
Wonka onlara fabrikada çalışmaları karşılığında kakao çekirdekleri verir.Grant lhes permite emprestar seu caminhão em troca de trabalhar em seu restaurante.
Fabrikalarda grevler artmıştı.A fábrica fez greve em protesto.
1954 - Burdur Şeker Fabrikası'nın temeli atıldı.1954 - A ponte de madeira é substituída pela atual de concreto.
Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Aos 11 anos começou a trabalhar numa fábrica.
Yaptığı iş ücretli fabrika işçiliğiydi.Conseguiu financiar apenas uma fábrica de algodão.
Genel merkezi Vermont'ta olan şirketin fabrikası Waterbury, Vermont'ta bulunuyor.A empresa é sediada na cidade de Burlington e tem uma fábrica em Waterbury, Vermont.
Bu dönemde sokaklarda satıcılık yapmak zorunda kalan genç Francisco, bir süre çikolata fabrikasında çalıştı.O jovem Francisco teve que trabalhar como vendedor de rua e em uma fábrica de chocolate.
Peter, Papa'yı oyuncak fabrikasına götürür.Em um subenredo menor, Peter finge tocar piano em uma loja de brinquedos.
Ayrıca aynı yıl bölgede Suluova şeker fabrikası kurulmuştur.Na mesma época, começou a ser plantada cana-de-açúcar na região.
Ana madde: Charlie'nin Çikolata Fabrikası Daha önce Willy Wonka'nın Çikolata fabrikasında çalışmıştır.Caminhando para casa, ele passa em frente a fábrica de chocolate de Willy Wonka.
Model Sricity, Andhra Pradesh'de bir Foxconn fabrikasında üretildi.O modelo foi fabricado na Foxconn em Sricity, Andhra Pradesh.
İskenderun'da çok sayıda fabrika ve endüstri kuruluşu vardır.Destacam-se na região metropolitana algumas organizações e instalações econômico-industriais.
Şirket bir Amerikan şirketi olmakla birlikte, dünyanın pek çok yerinde fabrikaları vardır.A empresa possui muitas fábricas em todo o mundo.
Ferrari'nin fabrikasının burada bulunması ile tanınır.Lá está instalada uma fábrica da Ferrari.
Rize'de ilk çay fidanının dikildiği ve ilk çay fabrikasının kurulduğu yerdir.Foi a primeira loja em Portugal onde se vendia chá.
1999 Tada fabrikası ISO 9001 sertifikası almaya hak kazandı.Em 1994, a empresa consegue o certificado de qualidade ISO 9001.