Şehirde Toyota fabrikası bulunmakta olup Toyota ve Lexus modelleri üretilmektedir.Проект известен по сотрудничеству с марками Toyota и Lexus.
Buzdolap fabrikası 2008'de kapanmıştır.Сам стеклозавод был закрыт в 2008 год.
On yaşında aile gelirine katkıda bulunmak amacıyla bir pamuklu bez fabrikasında çalışmaya başladı.Начал работать в сельском магазине, где платили хлебом, в 14 лет, чтобы спасти семью от голодной смерти.
Fabrika köyün içinde, baraj yolundadır.Село находится в пограничной зоне, въезд по пропускам.
Bu fabrikada 20 idari personel ve 79 işçi çalışmaktadır.На фабрике работало 79 рабочих.
1750'lerde ise tütün fabrikaları eklendi.В 1750 г. на работу было выделено серебро с Колыванских заводов.
Ayçiçeğinin üstündeki çekirdekler fabrikalarda işlenerek satılır.Так, вещи нижних рангов можно купить в магазине.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Там же был построен завод по производству авиадвигателей.
BA-20 Vykunskiy Fabrikasında üretildi.Изготовлены из сплава B20.
Tüm fabrikaların denetimi Sovyetlere geçti.Инспектировал работу испытателей военных приёмок всех авиационных заводов Советского Союза.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Сахарный и дрожжевой заводы.
1993 - Fabrika üretim kapasitesi yıllık 250.000’e ulaştı.В 1993 году производительность станции составляла 500 тысяч м³ сутки.
TV programı "Yıldız fabrikası" (Фабрика Звезд)'nın 6. dönemine katıldı.Группа «Челси» создавалась во время проекта «Фабрика звёзд-6».
10 Haziran 1807 yıllında A. F. Deryabin demir fabrikası yerinde silah fabrikasının temeli attı.10 июня 1807 года под началом Дерябина на базе железоделательного завода был заложен Ижевский оружейный завод.
Charlie sonunda fabrikasıyla birlikte çikolataya kavuşur.Конец путешествия Для Чарли путешествие по фабрике заканчивается благополучно.
Burada fabrikası ve müzesi bulunmaktadır.Работает архив и музей.
İlk bira fabrikası Bomonti açıldı.Это был первый в Фенноскандии пивоваренный завод.
Fabrikası Mlada Boleslav kentinde bulunmaktadır.Принадлежит городу Млада-Болеслав.
Mammed Said, erken yaşlarında babasını kaybetti ve bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Подруга Нагисы, потеряла родителей в раннем возрасте и пошла работать на фабрику, чтобы себя прокормить.
1931 yılına, bir bira fabrikası çalışanı oldu.С 1967 года он работал представителем пивоваренного завода.
Şirketin merkezi ve ana fabrikası Tolyatti'de yer almaktadır.Штаб-квартира и основное производство находятся в городе Тольятти.
Bir süre sonra fabrika müdürü oldu.В дальнейшем он стал директором завода.
Yaptığı iş ücretli fabrika işçiliğiydi.Зарабатывал на жизнь как простой заводской рабочий.
14 yaşında Pau Grande'deki tekstil fabrikasında çalışmaya başladı.В четырнадцать лет начал работать рабочим на текстильной фабрике города Кировабада.
Bir Volga Siber, LiAZ otobüs fabrikası önünde.Аббревиатура ЛАЗ — Львовский автобусный завод.
Aynı şekilde tekstil fabrikaları ve bacaları da şehrin ufkundan kaybolmuştur.Посадочный талон и вещи девочки тоже пропали.
Babası süt fabrikasında işçidir.Его отец был рабочим на лесопильном заводе.
Siirt Yem Fabrikasında uzun yıllar elektrik mühendisi olarak çalıştı.Много лет работал в совхозе «Сяглицы» инженером-электриком.
Başta tuğla fabrikası ve kayısı işleme fabrikaları olmak üzere küçük sanayi tesisleri bulunur.В бывших заводских цехах обосновались мелкие фабрики и ремонтные мастерские.
Şirket merkezi Poole, Dorset'te bulunan fabrikadadır.Её головной офис расположен на фабрике в Пуле, графство Дорсет.
Tabakhane, deri tabaklanan fabrikadır.Кузница, кожевенный завод.
1894'te Şeker Fabrikası inşa edildi.Сахарный завод был создан в 1899 году.
Kentte ipek ve pelüş dokuma fabrikaları da vardır.Также в городе есть фабрики по обработке женьшеня и вышивке.
Geriye hatıra olarak Campertown fabrikasını bacası kalmıştır.На заводе Камертон остался выпуск только настенных часов.
Patlayıcıları kadın mahkûmlar yakındaki fabrikadan içeri sokmuştu.Бандиты устроили на заводе засаду на инкассаторов.
Araçlar değişmeli olarak iki farklı fabrikada üretildi.В модификацию переоборудовано две машины.
Özellikle T-34 üreten bir fabrika üretimini sürdürdü.استمرت بعض المصانع في الإنتاج خصوصا مصنع دبابات تي-34.
I. Dünya Savaşı'nın 1918'de sona ermesinden sonra endüstri ve ekonomi çok zayıflamış, fabrikalar yıkılmıştır.وبعد إنتهاء الحرب العالمية الأولى عام 1918 دُمرت المصانع وضعُفت الصناعة والإقتصاد.
Sovyet ordusunda görev yaptıktan sonra dokuz yıl Hankendi'nde bir fabrikada çalıştı.بعد أن خدم في الجيش السوفياتي، عمل في مصنع ستيباناكيرت لمدة تسع سنوات.
B) Bir striptizci fabrikası vardır."هناك مصنع للStrippers.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.غير أن بعض مصانع الطوب تستخدم مئات العمال.
Fabrikalar ve altyapının %40’ını kaybetti ve üretim seviyeleri 50 yıl önceki haline döndü.ودمرت حوالي 40٪ من المنشآت الصناعية في البلاد، والبنية التحتية، وعاد الإنتاج إلى مستويات في قبل خمسة عشر عاما.
İskenderun'da çok sayıda fabrika ve endüstri kuruluşu vardır.الصناعة يوجد إنشائات عديدة للمصانع والصناعة في الإسكندرونة.
Bazı işletmelerde bu ufak atölyeler büyük fabrikaların içinde yer almaktadır.ثالثًا، دعم الورش الخاصة الصغيرة على حساب المصانع الكبرى.
Fabrikasında iki bin işçi çalışıyor.يعمل بالمصنع حوالي 700 عامل.
Kitaba ismini veren Semaver'de ise bir fabrika çalışanının yaşamı anlatılır.أما قصة براد الشاي التي سمى بها الكتاب فتتحدث عن معيشة عامل في مصنع.
Bu arada bazı fabrikalarda üretim devam etmiştir.ومع ذلك، واصلت بعض من هؤلاء النساء العاملات في المصانع.
Bunu belirleyen unsur bir ülkede bulunan fabrika sayısıdır.وهذا التصنيف يعني انه كم مقطع مصنع يحتوي.
İnsanlar köylerden kentlere, çeşitli fabrikalarda çalışmak için göç etti.وبدأ سكان الريف في التدفق نحو المدن للعمل في المصانع.
1815 - İlk peynir fabrikası, İsviçre'de kuruldu.3 فبراير - تأسيس أول مصنع لأنتاج الجبن، تم تأسيسه في سويسرا.
İlçede bir adet fabrika bulunmaktadır.وكما ذكر سابقا فانه يوجد بها مصنع للبلاط.
Fabrikanın üretimi Bartın Limanı'ndan yollanır.لذلك يتم تصدير الإنتاج عبر ميناء صفاقس.
3 kişinin yaralandığı saldırıda, roketlerden ikisi bir eve ve fabrikaya çarptı.في حادث آخر أصيب شخصان عندما سقطت شجرة على منزلهم.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.احتدمت المعارك العنيفة وسط الركام والأطلال في كل شارع ومبنى ومصنع، في السلالم والأقبية.
Aralık 1904'te Sankt-Peterburg’daki Putilov Fabrikasında başlayan grev kıvılcım etkisi yapar.في ديسمبر كانون الأول عام 1904، وقع الهجوم في محطة بوتيلوف في سانت بطرسبرغ.
1974 yılında üretime geçen Türkiye'nin üçüncü Demir-Çelik Fabrikası, kent yaşamına büyük canlılık getirmiştir.المصنع التركي لـ الغزل والنسيج الثالت الذي تأسس في 1974 أعاد الحيوية المدينة بشكل كبير.
Fabrikatör dediğimiz kişiler, işin matematiğini çözmüş ve o matematiğe göre yaparlar.كما وصفه معلم الرياضيات، مادحاََ اياه، بعفريت الرياضيات.
Hayır, çare bu fabrikayı kapatmaktadır.”يجب أن أغلق المحل ".
Ertesi gün fabrikaya gelen işçiler, etrafın tank ve askerler tarafından kuşatıldığını gördü.في اليوم التالي، سيطر الحوثيون وحلفائهم على حي كريتر، مدعومين بالدبابات والعربات المدرعة.
Bundan sonra fabrikalarda ve çeşitli yerlerde çalıştı.وهو ينشط منذ ذلك الحين في عدد من المنتديات والمواقع.