Büyük ölçüde olumlu akademik değerlerin bilimsel faaliyetlerinden kaynaklanan itici güç dayanmaktadır.Les valeurs académiques positives sont basées sur la force motrice provenant des activités scientifiques.
Gorki Stüdyolarında 1950'li yıllardan beri yabancı filmlere dublaj yapılmasında da faaliyet göstermiştir.Depuis le début des années 1950, le Gorki Film Studio s'est investi dans le doublage de films étrangers.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.De plus, toute participation à la vie politique est prohibée.
Kuvayı Milliye'nin faaliyetlerine katıldı.Il a pris part à l'Expédition des Mille.
1989 ile 1990 yılları arasında fuhuşla ilgili faaliyetler nedeniyle 243.183 kişi tutuklandı.Entre 1989 et 1990, 243 183 personnes ont été interpellées pour des activités liées à la prostitution.
Günümüzde, kendi modern binasıyla İstinye'de faaliyetini sürdürmektedir.Notons qu'actuellement il vit sa troisième construction.
Ayrıca arıcılık faaliyetleri de yapılmaktadır.Des mesures d'intimidation sont alors prises.
Ancak girilen adres geçerli bir adres olmalıdır, yoksa Yıldız Geçidi faaliyete geçemez.Mais il faut que l'adresse tapée en soit une valable, sinon la porte ne peut pas s'activer.
Beldenin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri turizmdir.L'une des activités économiques les plus prometteuse pour l’économie locale est le tourisme.
Sanayi faaliyetleri pek gelişmemiştir.Les activités industrielles y sont peu développées.
Volkanik faaliyetler 9 yıl sürdü.L'activité volcanique dure cinq jours.
Orta büyüklükteki uçaklara hizmet vermekte ve 24 saat uçuş faaliyetleri yürütmektedir.Il reçoit des avions de ligne de taille moyenne et est desservi 24 heures sur 24.
2008 yılında Paris'te faaliyete geçmiştir.L'action se passe à Paris en 2008.
1946 - Uluslararası Para Fonu, (IMF) faaliyete geçti.Fonds monétaire international (IMF) en 1950.
Azerbaycan sineması, Azerbaycan'da sinemaya dair faaliyetleri ve sinema kültürünü kapsar.Le cinéma azerbaïdjanais désigne la production cinématographique de l'Azerbaïdjan.
Havacılık faaliyetleri ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olarak sürdürülmektedir.Reste cependant des incertitudes liées à la notion d'activités spatiales nationales et d'État approprié.
Compaoré bölgesel konularda bir arabulucu olarak faaliyet göstermektedir.Compaoré a joué un rôle de médiateur dans des problèmes régionaux.
Bu tektonik faaliyetin 1,6 milyon yıl önce başlayıp hala devam ettiği belirtilmektedir.La séquence stratigraphique commence il y a 1,6 million d'années et se poursuit jusqu'au Moyen Âge.
22 Nisan - Şili'nin güneyindeki Calbuco Volkanı, 43 yıl aradan sonra faaliyete geçti.22 avril : le volcan Calbuco entre en éruption après plus de 43 ans d'inactivité.
Faaliyetler buna örnek olarak verilebilir.Cette action pourrait avoir valeur d'exemple.
Balıkçılık bir zamanlar ilçedeki önemli faaliyetlerden biriydi.Il semblerai que la pêche représentait autrefois une activité importante dans le marais.
Bu enzimler bir takım çalışması gibi faaliyet gösterirler.Ceux-ci agissent comme le ferait un plasma.
Geçmişinde ise ekime dayalı tarımsal faaliyeti çok eskiye dayanmaktır.Son style de vie atypique pour l’époque continuera de choquer grandement.
Tarımsal faaliyetler kısıtlıdır.Leurs activités économiques sont limitées.
Kral Büyük Teoderik ona bu kendi başına buyruk faaliyetlerini durdurması hakkında ihtarlarda bulundu.Le roi voulut qu'on le laissât trouver le secret à lui seul.
Tüm bu kurumlar hala faaliyet göstermektedir.Toutes ces constructions semblent être en mouvement.
Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar.La Majles ébauche la législation, ratifie les traités internationaux et approuve le budget national.
Çeşitli faaliyetler yapılmaktadır.Plusieurs actions séparées sont menées.
Produce 101 eleme bölümünden sonra Cathy'nin DIA ile faaliyetlere devam edeceğe açıklandı.Après avoir été éliminée dans l'épisode 11, Cathy a repris ses activités avec le groupe.
Bu iki yıllık faaliyet ölümcül lav taşmalarına yol açtı.Les deux derniers mois sont une lente agonie.
Şirket Amerika Birleşik Devletleri'nde 1.020 mağaza ve Kanada'da 312 mağaza ile faaliyet göstermektedir.L'entreprise gère 1 107 magasins répartis aux États-Unis et à Porto Rico.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Elle est emprisonnée plusieurs fois pour son militantisme politique.
Devrimci faaliyetlerine Batı Avrupa’da devam eder.Les révolutionnaire roumains s’enfuient en Europe occidentale.
Hırsız ise orada da hırsızlık faaliyetlerine devam eder.Le troisième continue sa vie de rapine.
R. Erdem Erkul'un hayatında Sivil Toplum Faaliyetleri çok önemli bir yere sahiptir.L'équipe Rabo Liv Women est particulièrement active.
Her tür ekonomik, sosyal ve siyasal faaliyete müdahale eder.Toute l'organisation économique, politique et sociale obéit à ces lois.
Üniversite çevresindeki faaliyetleri sayesinde parti giderek büyüdü.Depuis sa création, la fréquentation de l'Université n'a cessé de s'accroitre.
Yaklaşık her 11 yılda bir güneş lekesi faaliyetleri döngüsel olarak devam eder.À moyen terme, l'activité solaire est régulée selon des cycles de onze ans.
Çünkü müttefikler tarafından sadece bu faaliyetlere izin verilmiştir.Seules des conditions spéciales étaient reconnues par les Alliés.
Hollanda’dan bağımsızlığın alınması için yoğun faaliyet gösterir.Il opère avec succès pour la neutralité des Pays-Bas.
Şirket, Türkiye, İzlanda ve Danimarka’da büyük kampanyalarla faaliyetlerine başladı.La compagnie se lance en Turquie, en Islande et au Danemark.
Yaklaşık 150 ülkede faaliyet göstermektedir.Elle intervient dans plus de 150 pays.
Şubat 2011'de şirket faaliyetine son verdi.En janvier 2013, la société cesse toute activité.
Kış dünyanın bu bölgesinde askeri faaliyet için normal bir zaman olmamaktadır.L'hiver n'est pas le meilleur moment pour attaquer dans cette région.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Cette politique d'exclusivité aura porté ses fruits.
1990'lı yıllarda restorasyona alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir.Une campagne de restauration la réhabilite dans les années 1990.
Hayvancılıkla ilgili faaliyetler mahallede meyveciliğin gelişmesiyle birlikte sürekli azalmaktadır.On peut donc vérifier la cohérence des résultats avec le milieu viande-foie.
Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faaliyetlerini kapsamaktadır.L’assiduité à toutes les activités pédagogiques est obligatoire.
TİM'in faaliyetleri 3 kişilik bir Denetim Kurulu tarafından denetlenir.Les activités du comité d'organisation sont contrôlées par un conseil de surveillance de dix membres.
Parlamento yasaları çıkartır, hükümetin faaliyetlerini izler ve kamusal politikaları değerlendirir.À ce titre, elle vote la loi, contrôle l’action du gouvernement et évalue les politiques publiques.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.Une recherche et un sauvetage s'ensuivent.
1989 yılından itibaren askeri faaliyetlerde önemli azaltmalara gidildi.À partir de 1989, l'économie souffre de taux d'intérêt trop élevés.
Kazanlık bölgesinde toplam 27 okul faaliyet göstermektedir.L'université offre 27 filières de formation.
İlk savunma merkezi 4 Haziran'da faaliyete başladı.C'est le 4 juin que le siège débute réellement.
Aralık 1913'te siyasi faaliyetlerinden dolayı tekrar tutuklandı ve 2 yıl St.Petersburg'a gelmesi yasaklandı.Il est de nouveau arrêté pour son activité politique en 1925 et reste deux ans en détention.
1954 yılında ise bu branşta faaliyetler durma noktasına geldi.1954 Durant cette période eurent lieu des rencontres mémorables.
Günümüzde Boeing ve Airbus firmaları Wichita'da faaliyet göstermektedir.Boeing et Airbus attendent donc un jugement de l'OMC.
19. yüzyılın başında bölgede ticari faaliyetler münasebetiyle üsleri bulunan üç ülke kalmıştı.Au début du XIXe siècle, localement, trois usines travaillaient le cuivre.
Günümüzde en önemli iktisadi faaliyet turizmdir.La principale activité économique est aujourd'hui le tourisme.
Şu anda müzik alanında bir faaliyette bulunmamaktadır.Il n'est plus impliqué dans l'industrie de la musique.