faal ile cümle
faal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köyde ilköğretim okulu vardır ve 1957 yılından beri faaldir.Από το 1921 υπάρχει ένα δημοτικό σχολείο και από το 1957 ένα γυμνάσιο.
Yaklaşık 150 ülkede faaliyet göstermektedir.Συνολικά, εμφανίσθηκε σε περισσότερα από 150 έργα.
Kentte ayrıca bir dizi özel tiyatro faaliyet göstermektedir.Η πόλη έχει επίσης μια αρκετά ανεπτυγμένη θεατρική σκηνή.
Günümüzde Dünya'nın en büyük fermuar üreticisi konumunda olup 60 ülkede faaliyet göstermektedir.Είναι ίσως η πιο ονομαστή φυλή βοών κρεοπαραγωγής και έχει εξαχθεί σε πάνω από εξήντα χώρες του κόσμου.
Faaliyetlerine devam etmektedir.Ωστόσο, συνέχισε τις δράσεις της.
İsyancılar faaliyetlerine, özellikle katliamlarına, devam ettiler.Η εξέγερση συνεχίζεται με νέα κτυπήματα κατά των δυνάμεων κατοχής, αλλά και με νέες θυσίες.
Başbakan, hükümet birimlerinin politikaları ve faaliyetlerini koordine eder.Ο Πρόεδρος εξασφαλίζει τη συντονισμένη λειτουργία και σύμπραξη των οργάνων της κρατικής εξουσίας.
Transit ticaret ve bankacılık faaliyetlerinde bulundu.Ασχολήθηκε με το διαμετακομιστικό εμπόριο και με τις τραπεζικές δραστηριότητες.
Zoodochos Pigis Kutsal Kilisesi, 1930 civarında inşa edilen köyde faaliyet göstermektedir.Στο χωριό λειτουργεί ο Ιερός Ναός Ζωοδόχου Πηγής, ο οποίος κτίσθηκε περίπου το 1930.[1]
Parti ise faaliyetlerine yasa dışı olarak devam eder.Partiet fortsætter sin aktivitet illegalt.
1978'de 45 kişilik bir Crips çetesi oluşmuştu ve takımlar halinde Los Angeles'ta faaliyet göstermişlerdir.I 1978, var der 45 Crips-bander, kaldet sæt, som havde deres virke i Los Angeles.
Fransız kolonisi onu faaliyetlerinden dolayı 1930-1936 ve 1939-1944 yılları arasında esir tutmuştur.Det franske kolonistyre fængslede ham 1930-1936 og igen 1939-1944.
Walker ailesi şirket faaliyetlerini daha küçük ölçekte 1980'li yıllarda da devam ettirdiler.Walkers-familien holdt virksomheden gående gennem 1980erne, men i meget mindre skala.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han styrede samtidig den illegale bolsjevikkiske bevægelse.
Şirket, Türkiye, İzlanda ve Danimarka’da büyük kampanyalarla faaliyetlerine başladı.Firmaet forsatte sin vækst gennem lanceringer i Tyrkiet, Island og Danmark.
1962'den beri faaliyettedir.Det har været gågade siden 1962.
Site, 1999 yılından beri faaliyette olup Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteleri arasındadır.Siden har været online siden 1999 og er blandt de 500 mest besøgte sider på internettet.
Günümüzde faaliyet gösteren birçok örgüt ve parti kendisini öncü parti kavramı kapsamında tanımlamaktadır.I dag er der stadig mange grupper og organisationer, som betragter sig selv om en del af denne bevægelse.
Daha sonraki yıllarda oluşan yeni baskı grupları, endüstri ve finans faaliyetlerinde yoğunlaşmışlardır.I årene efter krigen blev nye industri- og landbrugsvirksomheder sat i drift.
70'ten fazla ülkede faaliyet göstermektedir.Samlet er virksomheden tilstede i mere end 70 lande.
İstanbul'da 1992 yılından beri faaliyet gösteren dayanışma derneği mevcuttur.Demonstrationer har ellers været forbudt i Algeriet siden 1992.
Volkanik faaliyetler 9 yıl sürdü.Sidstnævnte muddervulkanudbrud varede ni timer.
O dönemki kadroların çoğu günümüzde Emek Partisi içinde faaliyet yürütmektedir.I dag foregår kvindernes politiske aktivitet hovedsageligt i moderpartiet.
1873 yılında kurulmuştur ve hâlâ faal olarak devam etmektedir.Det blev taget i brug i 1857 og fungerer stadig som fyr.
Valio, dondurma faaliyetini 2004 yılında denizaşırı Nestlé şirketine sattı.Valio solgte sine ismejeri-aktiviteter til Nestlé i 2004.
Güneydoğu Asya'nın adalarında yaşayan, küçük, gece faal hayvanlardır.Det er små nataktive, trælevende dyr, der er udbredt på øer i Sydøstasien.
1693 - Etna yanardağı (Sicilya) faaliyete geçti.1693 - Vulkanen Etna på Sicilien kommer i udbrud.
Bu faaliyetler halen tarafınca devam ettirilmektedir.Disse beskyldninger fortsætter med at komme.
Şimdi mevcut olmayan bu şirket 15 yıl kadar faaliyet göstermişti.Laden havde stået ubenyttet i 15 år.
Bu faaliyetleri sonucunda Library Bureau şirketi oluşmuştur.Det er muligvis på hans initiativ biblioteket blev oprettet.
Siyasi faaliyetleri yüzünden 1931 yılına kadar sürgündedir.I 1931 blev han afskediget på grund af sine politiske aktiviteter.
2014 ile 2016 yılları arasında faaliyet göstermiştir.Hun var aktiv fra 2011 til 2016.
Komisyon Başkanları, Kongre’ye faaliyetlerine ilişkin rapor sunmaktadır.Udvalgssekretæren fører protokol over udvalgets arbejde.
Yeni müzenin 2015 yılının başında faaliyete geçmesi planlanıyor.Åbningen af den renoverede biograf forventes at ske i løbet af 2014.
Saacke GmbH, 80 ülkede faaliyet göstermektedir.DQS Holding GmbH har mere end 80 repræsentationskontorer i mere end 60 lande.
Politik faaliyetlerine de aynı yıllarda başladı.Det blev begyndelsen på mange år i politik.
Nakkaşhanede çalışan sanatçıların bir bölümü ayrıca ufak atölyelerde de faaliyet göstermişlerdir.Nogle anmeldere mener også, at der blev lakket lidt i skuespillet nogle steder.
SISTAR, şarkıları yayınlanmadan önce grup faaliyetlerine başladı.Her holdt aktivisterne en tale foran forsamlingen, inden de syngende forlod stedet.
Denizcilik okulu 2008-2009 eğitim-öğretim yılında faaliyete geçmiştir.Nedenfor ses skolens karaktergennemsnit for perioden 2008-2012.
Demiryolu hattı, 1872'de Alsancak'tan Buca'ya günlük iki trenle faaliyete geçti.Ved åbningen i 1872 var kun 5 daglige tog til Oslo.
Aralık 2016'da, grup süresiz faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.I december 2016 har bandet annonceret, at de ville gå på pause i ubestemt tid.
Bu amaçla okullarda bu tür eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmiştir.Det er det eneste sted i uddannelsessystemet, man har gjort noget sådant.
Faal olarak 5 bölümde eğitim vermektedir.Kødskandalen tages op i afsnit fem.
Son yıllarda mahallede bağcılık faaliyetleri de gözlemlenmektedir.I de senere år er der også observeret ynglende gråsæler i området.
Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.Kritikere har betegnet præventiv anholdelse som forhold, der hører til i en politistat.
Sağlık ocağı vardır fakat faaliyette değildir.Den er i god stand, men har mangel på færdselstavler.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Det styrer og kontrollerer ministeriernes og andre statsorganers aktiviteter. keshilliministrave.al
1954’te okul yeniden yatılı olarak faaliyete girdi.I 1954 blev en større tilbygning til skolen taget i brug.
Ayrıca bahçecilik faaliyetleri bulunmaktadır.Der er også nogen skibsværftsaktivitet.
Yeniden inşa faaliyeti M. 771'de sona ermiştir.Jeg er træt og går til ro 771.
Hayvancılık faaliyetleri tarıma dayalıdır.Landets dyreliv består Pr.
Nazilerden arındırma faaliyeti nazi rejiminin sembollerinin de kaldırılmasını içerir.Fagforeninger fik kun lov til at eksistere, hvis de accepteres nazistisk kontrol.
Faaliyetlerimiz bir ay boyunca devam etti."Sådan forløb hele festen i en måned.
Ancak bu faaliyetleri sırasında defalarca kez tutuklanıp serbest bırakıldı.Efterfølgende blev de arresteret og løsladt gentagne gange.
Komünist Partisine bağlı olarak yürüttüğü siyasi faaliyetlerinden dolayı birçok kere tutuklandı.Ved sit selvmord var han udvist af næsten hvert europæisk land på grund af sin politiske virksomhed.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Alle levende væsner har behov for at skaffe sig energi og organiske næringsstoffer.
Şirket, Vejle, Danimarka'da faaliyet göstermektedir ve şu anda yaklaşık 600 kişiyi istihdam etmektedir.Selskabet omdøbes til Telia Stofa A/S, og har i dag omkring 600.000 kunder.
15 ülkede faaliyet göstermektedir.Koncernen er virksom i 50 lande.
1897 yılında devrimci faaliyetleri nedeniyle tutuklanarak Trablusgarp'a sürüldü.I 1898 blev Trotskij arresteret for revolutionær virksomhed.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama görevli olmadığı için faaliyet göstermemektetir .De må kun have et hovedkontor og må ikke åbne filialer.