Ana içeriğe geç
Sözlük

faal ile cümle

faal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Devrimci faaliyetlerine Batı Avrupa’da devam eder.Muslimsk ekspansjon mot Europa stopper.
İki yıl sonra ilk döküm makinesi faaliyete geçti.To dager senere gikk startsignalet for fangsten.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.Han har to fartøyer i US Navy oppkalt etter seg.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.Om våren fortsetter den å spise og vokse.
1962 - Peru'daki Nevado Huascaran volkanı faaliyete geçti: 4000 kişi öldü.1962 – Vulkanen Huascarán i Peru har utbrudd.
Aynı imar faaliyetlerinden Sebaste, Heliopolis ve Caesarea kentleride nasibini aldı.Han var like sjenerøs i byene Sebastia, Heliopolis og Caesarea.
Bu önemin fark edilmesiyle de bir süredir açık bilim faaliyetleri söz konusu olmaktadır.Hen fikk etter en tid interesse for de konkrete vitenskaper.
Chrysler'in 1977 yılında Avrupa faaliyetlerini PSA Peugeot Citroën'e satmasıyla marka yerini Talbot'a bıraktı.Chrysler solgte sine europeiske forretninger til PSA Peugeot Citroën] i 1978.
Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar.Parlamentet har en lovgivende funksjon, ratifiserer internasjonale avtaler, og godkjenner statsbudsjettet.
1970'te İzmir televizyonu, ardından 1971'de İstanbul televizyonu faaliyete geçti.Kringkastingssenteret i İzmir åpnet i 1970, og i 1971 åpnet tv-senteret i Istanbul.
Kendisi Akatsuki isimli suç örgütünde İtachi ile ortak olarak faal görev almaktadır.Han er nå medlem av en hemmelig, kriminell organisasjon som blir kalt Akatsuki.
UPU teknik yardım faaliyetlerinin ana finansman kaynağı UNDP'dir.ICSU finansielle hovedkilde er bidragene det får fra medlemmene.
Fabrika 15 Haziran 1973'te faaliyete başlamıştır.Produksjonen fra feltet startet den 15. juni 1971.
Bazalt Sütunları olarak adlandırılan bu oluşumlar 50-60 milyon yıl önceki volkanik bir faaliyetin eseridir.Store deler av øya er dekt av basaltfjell, skapt av vulkansk aktivitet for 25–65 millioner år siden.
Döneminde mimari alanda birçok faaliyet gerçekleştirildi.Under hans ledelse skjedde mye i leiren.
Buradaki gençlerin sosyal faaliyetleri de desteklenmektedir.Allidrettsgruppen for de yngre medlemmene tilbyr sosiale aktiviteter.
Darius dönemindeki en büyük bayındırlık faaliyeti ise Persepolis adlı yeni başkentin inşa edilmesi oldu.Senere opprettet Dareios den store en ny hovedstad i Persepolis.
Üretim faaliyetleri azalmış, ekonomi bozulmuştur.Politikken slo imidlertid feil og produktiviteten sank.
Topluluk hala faaliyete devam etmektedir.Selskapet er fortsatt aktivt.
Şu an 93 ülkede faaliyet gösteriyor.Organisasjonen er i dag aktiv i 35 land.
Bu yüzden faal akıl Allah olamaz.Miljøinformasjon kan ikke være usann.
Kasli'deki en önemli ekonomik faaliyetler demir dışı metalurji, makine yapımı ve metal işleridir.De viktigste industriene i Lipetsk er jernmetallurgi, maskinbygging og metallarbeid.
Yaz dönemleri ise bu faaliyetler ortadan kalkar.De neste sommerne har oppløsningen fortsatt.
Diğer önemli sektör bankacılık ve finanman faaliyetleridir.Selskapet har et strategisk fokus på bank og finans.
Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor.Så hadde man fruktbarhetsritualer om våren.
1991 yılından itibaren ise yine müzik faaliyetleri için kullanılmaya başlanmıştır.Først i senere år har det blitt mulig å høre musikken hans igjen.
70'ten fazla ülkede faaliyet göstermektedir.Organisasjonen er nå aktiv i over 70 land.
Aziz Patrick, misyonerlik faaliyetleri için İrlanda'ya ulaştı (yaklaşık tarih).Det antas at St. Patrick fikk opplæring her for sitt misjonsarbeid i Irland.
Fransız kolonisi onu faaliyetlerinden dolayı 1930-1936 ve 1939-1944 yılları arasında esir tutmuştur.Han ble holdt fengslet 1930-1936 og 1939-1944 av Frankrike.
Başkanlığı döneminde ülkede yaşanan iç savaşı bitirmeye yönelik faaliyetlerde bulunmuştur.I løpet av hans regjeringstid ble det slutt på borgerkrigene.
Birleşik Devletler Donanma Özel Savaş Komutanlığı 16 Nisan 1987 yılında faaliyete geçmiştir.Det amerikanske marinekorpset tok den i bruk i februar 1987.
Beyin, birden çok faaliyeti aynı anda gerçekleştirmeye çalışır.Her aktiverer en da flere deler av hjernen til å jobbe samtidig.
Bunlar; Operasyon Anot; Solomon Adaları'ndaki bölgesel yardım faaliyeti kuvveti.«Toppen av rangstigen: Marineoperasjoner på de nordlige Salomonøyene».
Ondan sonra, yer altında ve "belirli şartlar" altında faaliyet göstermektedir.Etter dette ville han «handle etter omstendighetene».
"Bingöl İli'nde Arıcılık Faaliyetleri".«Til aksjon for BHG».
Aynı zamanda gazetecilik faaliyeti ile ilgileniyor.Han begynte også å interessere seg for journalistikk.
Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı yapılmış ancak faaliyete geçmemiştir.Da hadde selve bygningen blitt restaurert, men ikke apoteket.
Svanidze bir yandan bilimsel faaliyetlerine de devam ediyordu.Thomsen fortsatte dog sitt vitenskapelige arbeide.
Ayrıca, dünyanın çeşitli bölgelerinde misyoner faaliyeti göstermişlerdir.Senere tilkom misjonsoppdrag mange andre steder i verden.
Siyasi faaliyetleri yüzünden 1931 yılına kadar sürgündedir.I 1931 ble han avskjediget på grunn av sine politiske aktiviteter.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Han frykter nemlig innblanding i sine ulovlige aktiviteter.
Okul 2013 yılında yeniden yapılmış olup eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir.2013 er skolen under totalrehabilitering.
Kabaağaç kalkınma kooperatifi faaliyet halindedir.Kult skrekkrollespill satt til nåtid.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han har også arbeidet utrettelig for UNESCOs kampanjer mot analfabetisme.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.Disse gravhaugene er spesielt mange av i Irland hvor det fortsatt eksisterer flere tusen den dag i dag.
Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faaliyetlerini kapsamaktadır.Opplæringen skal gi grunnleggende praktisk opplæring i alle deler av faget.
Yeni sistem, düzenlenen tören ve ışık gösterisiyle faaliyete geçirildi.På utstillingen ble vellykket drift av motorer og lys demonstrert.
1954’te okul yeniden yatılı olarak faaliyete girdi.I 1954 fikk skolen et tilbygg.
Geçirdiği tamirler sonucu yine faaliyetine devam etmiştir.Bilen hennes har brutt sammen gang på gang.
Varlıklarının ve faaliyetlerin temel kanıtları Mezar sanatı örnekleri ve özellikle mozaiklerdir.Wasiat utama untuk keberadaan dan kegiatan mereka adalah contoh seni pemakaman, khususnya mosaik.
Giysiler aynı zamanda iş veya spor gibi faaliyetler boyunca risk seviyesini düşürür.Pakaian juga mengurangi tingkat risiko selama kegiatan, seperti bekerja atau olahraga.
İlk başta BfV Neo-Nazizm ve komünizm devrimci faaliyetlerinden çoğunlukla endişe ediyordu.Awalnya BfV sebagian besar hanya memrihatinkan Neo-Nazisme dan kegiatan revolusioner komunis.
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.Pabrik New Lanark beroperasi sampai 1968.
5 Eylül 1918'de Akdeniz'de faaliyette olan UB-68'in komutanı oldu.Tanggal 5 September 1918 dia menjadi komandan UB-68 yang beroperasi di Mediterania.
Opel ailesi ticari faaliyetten 33.3 milyon dolar kazandı.Keluarga Opel pun menerima uang senilai US$33.3 juta dari transaksi ini.
Brazzers, Kuzey Amerika'da faaliyet gösteren bir porno şirketidir.Brazzers adalah perusahaan produksi pornografi di Amerika Utara.
Barış görüşmeleri başarısız olunca, Sittas faal çatışmaya girdi.Gagal untuk menegosiasikan perdamaian, Sittas mulai aktif bertempur.
Nazilerden arındırma faaliyeti nazi rejiminin sembollerinin de kaldırılmasını içerir.Denazifikasi juga mengacu pada penghapusan simbol-simbol fisik dari rezim Nazi.
AdMob, mobil reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren Omar Hamoui tarafından kurulmuş bir şirkettir.AdMob adalah perusahaan iklan mobile yang didirikan oleh Omar Hamoui.
Özellikle gündüz faal olarak görünür.Penampilannya sehari-hari sangat khas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod