faal ile cümle

faal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
TKP saflarında faaliyet göstermeye başladı.W kempingu zaczyna dochodzić do morderstw na obozowiczach.
Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir.Ultrafiolet stosowany w solariach ma niekorzystny wpływ na skórę.
Kulüp 1972 yılına kadar sadece amatör futbol branşında faaliyet göstermekteydi.Do 1925 w klubie funkcjonowała tylko sekcja piłki nożnej.
Darius dönemindeki en büyük bayındırlık faaliyeti ise Persepolis adlı yeni başkentin inşa edilmesi oldu.Dariusz I Wielki rozpoczął budowę nowej stolicy – Persepolis.
Şirket 1997 yılından beri Türkiye'de faaliyet gösterir.Towarzystwo działa w Polsce od 1997 r.
Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek.Wspieranie działalności badawczo-rozwojowej.
Uzun süren inşaatlara ek olarak yeşillendirme faaliyetleri de yıllar almıştır.Prace nad upiększaniem budowli trwały jeszcze wiele lat.
Kaplıca turizmine bağlı olarak esnaf faaliyetleri de gelişmiştir.Jako oficjalne powody podawano wspólne działania na rzecz rozwoju turystyki.
Kimya, enerji, finans ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösterir.Grupa działa w branżach chemicznej, energetycznej i logistycznej.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ve şu an faaldır.Niegdyś mieściła się w nim szkoła podstawowa, a obecnie mieszkania prywatne.
Kulüp 2008 yılında faaliyetlerini sonlandırdı.Zespół zakończył swą działalność w 2008 roku.
Daha önceleri Çevre Mühendisleri İMO büyesinde faaliyet gösteriyorlardı.Początkowo formacja przeprowadzała próby w garażu.
Ocak 2013'ten beri faaliyet göstermektedir.Od stycznia 2013 par dożywotni.
O, XIII yüzyılın 60'lı yıllarından itibaren sosyal-siyasi faaliyete başlamıştır.Od lat 60-tych XIX wieku zajmował się działalnością polityczną.
İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.Uśpił czujność inwestorów.
Mahallede ilköğretim okulu vardır ve faaliyet yapmaktadır.W miejscowości działa Szkoła Podstawowa im. Mieszka I\.
Eğitimcilik görevi sırasında sosyal ve kültürel faaliyetlerin de içinde yer aldı.Prócz pracy naukowej uczestniczył w życiu społecznym i kulturalnym emigracji.
Metot etüdü içerisinde emek faktörü bulunan her düzeydeki faaliyet için uygulanabilir.Można ją, odpowiednio dobraną, stosować na wszystkich poziomach sprawności ruchowej.
Sağlık ocağı yoktur, sağlık evi vardır ,faal değildir.Żadnego telefonu, żadnego basenu, żadnych domowych zwierzaków, żadnych papierosów.
Mahallede ilköğretim okulu ve faaldir.Znam okolice swego domu i szkoły.
CDU'nun kardeş partisi olan CSU, güneydeki Bavyera eyâletinde faaliyet gösteriyor.Siostrzana partia CSU działa tylko na terenie Bawarii.
Yeni bir yönetmelikle Araştırma ve Tanıtım Pazarlama bölümleri de faaliyete geçirilmiştir.W ramach Archiwum Korporacyjnego podejmowane są inne akcje i działania.
Lenin'in kardeşleri devrimci faaliyetlerde aktif olarak yer aldı.Akielewicz brał czynny udział w ruchu rewolucyjnym.
Mahallede ziraat faaliyetleri, geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır.Działania podejmowane automatycznie, zgodnie z nawykami.
Faaliyetlerine 1980'de başlamıştır.Rozpoczęła ona działalność w 1980 r.
Siyasi faaliyetler askıya alındı.Zakazano wszelkiej działalności politycznej.
Nikon, günümüzde yaklaşık 17.000 çalışanı ile faaliyetini sürdürmektedir.Obecnie Amtrak ma około 18 tys. pracowników.
Göl çevresi eko turizm ve rekreasyonel faaliyetlere uygundur.Jezioro pełni przede wszystkim funkcje rekreacyjno-turystyczne.
Tuğluklarda Fîrûz Şah, birçok îmâr faaliyetlerinde bulundu.Så talrika skall dina ättlingar bli."
Neum Turizmi sadece kıyı bölgesinde faaliyet göstermektedir.Turismen i Neum är endast aktiv i kustregionen.
Sri Lanka'nın medya faaliyetlerinin neredeyse tamamı Kolombo'da gerçekleştirilir.Nästan all media i Sri Lanka sköts från Colombo.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Alla levande organismer behöver energi för att utföra sina livsnödvändiga processer.
Şehir büyük yabancı yatırımlar ve daha fazla ticari faaliyete ev sahipliği yapmaktadır.Staden attraherar även stora utländska investerare och större volymer av handel.
1946 yılında tekrar faaliyete geçen stüdyo Belarusfilm ismini almıştır.År 1946 fick studion sitt nuvarande namn - "Belarusfilm".
Cadı makileri gece faal hayvanlardır.Bävrar är nattaktiva djur.
Ocak 2013'ten beri faaliyet göstermektedir.Jag är så glad över de framsteg vi har gjort sedan januari.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Det leder och kontrollerar ministerierna och andra statliga myndigheter.
Ekim 1916'da, Arap millî faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi.I oktober 1916 skickades han till Arabien för att lära sig mer om den arabiska nationella rörelsen.
Çoğunlukla gündüz faaldirler.Den är mestadels daglevande.
Almadén madeni Antik Çağdan beri faaliyette iken, Idrija madeni ise ilk olarak 1490'da kuruldu.I Almadén har kvicksilver brutits sedan antiken, medan i Idrija påbörjades år 1490.
Brazzers, Kuzey Amerika'da faaliyet gösteren bir porno şirketidir.Brazzers är ett pornografiskt produktionsbolag i Nordamerika.
Bu üniversite 2005-2010 yılları arasında faaliyet gösterdi.Vid detta universitet var hon även prorektor 2005–2010.
II. Dünya Savaşı'nın çalkantıları, uluslararası tüm spor faaliyetlerini durdurarak kötü etkilemişti.Andra världskriget avbröt abrupt all internationell tävlingsverksamhet.
Walker ailesi şirket faaliyetlerini daha küçük ölçekte 1980'li yıllarda da devam ettirdiler.Paret Walker höll företaget igång under 1980-talet men på mycket mindre skala.
Neste, 14 ülkede faaliyet göstermektedir.Result finns representerat i 14 länder.
2010 yılında Piliç İşleme-Parçalama tesisi ve Bakliyat Paketleme tesisi faaliyete geçirilmiştir.2015 råkade man sälja kött med felaktig förpackningsmärkning.
Konser gibi faaliyetlere de ev sahipliği yapmaktadır.Byggnaden används även som konserthall.
İktisadi faaliyetlere, yöreye ve mevsimlere göre de ufaklık ihtiyacı değişiklik gösteriyordu.Även för löjtnanter, kaptener och majorer innebar reformen befordran till en högre grad.
Bu karar sonrasında faaliyetlerini sürdürmeye devam etmiştir.Efter Anschluss fortsatte han sin verksamhet.
FATF faaliyetlerini, her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılar yoluyla yürütmektedir.SI:s löpande arbete utförs av arbetsgrupper som möts regelbundet.
Yaklaşık 150 ülkede faaliyet göstermektedir.Runt 150 länder deltog.
Bu hiç kimsenin toprağındaki faaliyetleri azdır.Färre människor på jorden!
Çeşitli faaliyetler yapılmaktadır.Diverse försök görs.
Bunlara ek olarak sonuçlar ilgili alan ve faaliyetleri kapsamalıdır.Detta påverkar i sin tur de tjänster och produkter som de köper.
Kültürel faaliyet olarak Samanlı yaylasında her yıl yayla şenlikleri düzenlenmektedir.På grund av det höga kulturhistoriska värdet tillåts endast ett visst antal föreställningar per år på scenen.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.I huvudsak riktas arbetet mot individer i nätverk av kriminella och gäng.
Her yıl 1 Kasım'da faaliyete geçen kulüp, 30 Mayıs'ta faaliyetlerini durdurmaktaydı.Klubbens flygverksamheten pågår från ca 1 maj till någon gång i november varje år.
Şirket, Türkiye, İzlanda ve Danimarka’da büyük kampanyalarla faaliyetlerine başladı.Bolaget växte ytterligare när Turkiet, Island och Danmark introducerades.
Bununla birlikte, devlet ortaklı kurum olarak faaliyetlerine devam etmektedir.Myndigheterna börjar dock intressera sig för honom på grund av hans politiska aktiviteter.
Gıda ve inşaat malzemeleri üretimi, doğalgaz önemli ekonomik faaliyetlerdir.Återskogningen och fiskeprojekten har exempelvis visat sig ekonomiskt självförsörjande.

İlgili Sayfalar