fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照 樣 用 狂 風 追 趕 他 們 、 用 暴 雨 恐 嚇 他 們
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照樣 用 狂風 追趕 他 們 、 用 暴雨 恐 嚇他們
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Als der Hurrikan kam, war dies das einzige Kommunikationssystem, das dem standhalten konnte.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Amikor lecsapott a hurrikán, az egyetlen használható kommunikációs rendszer, a szövevényes hálózat volt.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Après le passage de l'ouragan Katrina, le seul système encore en marche était le réseau maillé.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Când a venit uraganul, singurul sistem de comunicaţii care a rămas funcţional a fost reţeaua celulară.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Cuando sucedió el huracán, el único sistema de comunicaciones funcionando fue la red de malla.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Kiedy nadszedł huragan, jedynym nadal działającym systemem komunikacyjnym była sieć kratowa mesh.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.허리케인이 발생했을 때, 유일하게 작동한 통신시스템은 메쉬 네트워크였습니다.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Quando arrivò l'uragano, l'unico sistema di comunicazione che rimase in funzione fu il mesh network.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Tijdens de orkaan, was het enige communicatiesysteem dat in standhield het vermaasd netwerk.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Όταν χτύπησε ο τυφώνας, το μόνο σύστημα τηλεπικοινωνίας που δούλευε ήταν τα πλεγματοειδή δίκτυα.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.Когда произошел ураган, единственной системой связи, которая уцелела, была многоканальная система связи.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.По време на урагана единствената комуникационна система, която издържа бе меш мрежата.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.כשההוריקן פגע, מערכת התקשורת היחידה שלא נפגעה היתה הרשת המשולבת.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.عندما حدث الأعصار البحرية (هاريكان)، كان نظام الإتصال الوحيد الذي ظل باقيا هي الشبكة المتداخلة.
Fırtına olduğunda, ayakta kalan tek iletişim sistemi örgütsel ağ sistemiydi.唯一機能していた通信システムはメッシュネットワークで ボランティアが現地でたくさんの装置を追加しました
Fırtına sonrası sessizlik gibiydi, bulutlar dağılmıştı, sonra Emma uyandı, ve artık lösemi değildi.Foi como a calmaria após a tempestade. Ela acordou. E não havia mais leucemia.
Fırtına sonrası sessizlik gibiydi, bulutlar dağılmıştı, sonra Emma uyandı, ve artık lösemi değildi.Het was als de stilte na de storm. De wolken verdwenen, ze werd wakker... ... en de leukemie was verdwenen.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.Assim, quando a tempestade chega, empurra uma cavilha contra o chão. (Risos)
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Dus wanneer de storm opkomt, slaat het een pin in de grond.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Tehát amikor közelít a vihar, egy cöveket ver le a talajba.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Więc kiedy nadchodzi sztorm, mocuje się kołkiem do ziemi.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler) Burnunu sabitleyince bütün hayvan sabitleniyor.Когда приближается буря, он забивает колья в землю.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler)Takže když přichází bouře, zatne kolík do země.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. (Gülüşmeler)Takže keď prichádza búrka, zapichne do zeme kôl.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.폭풍이 오게 되면 땅에 이 핀을 박죠. (웃음)
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.Lorsqu'arrive une tempête, l'animal enfonce un pieu dans le sol. (Rires)
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.Така че, когато се задава буря, то започва да забива кол в земята.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.אז כשהסערה מגיעה, היא נועצת יתד באדמה.(צחוק) והאף מקובע, כל החיה מקובעת.
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.فحين تأتي العاصفة تدق مسمارا في اللآض (ضحك) ويثبت الأنف، فيثبت الحيوان كله
Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor.地面に杭を打ち込みます(笑) 鼻が固定され、体全体も固定されます 風向きは変わるでしょうが、彼らは常に風の方に鼻を向けます
Fırtına yaklaşıyor.Aproxima-se uma tempestade.
Fırtına yaklaşıyor.A tempestade aproxima-se.
Fırtına yaklaşıyor.Będzie zamieć.
Fırtına yaklaşıyor.Burza się zbliża.
Fırtına yaklaşıyor.C'è una tempesta in arrivo.
Fırtına yaklaşıyor.Der er et uvejr på vej.
Fırtına yaklaşıyor.La tempesta sta per arrivare.
Fırtına yaklaşıyor.La tormenta se acerca.
Fırtına yaklaşıyor.Myrsky on tulossa.
Fırtına yaklaşıyor.Se acerca una tormenta.
Fırtına yaklaşıyor.Stormen närmar sig.
Fırtına yaklaşıyor.Uvejret nærmer sig.
Fırtına yaklaşıyor.Έρχεται η θύελλα.
Fırtına yaklaşıyor.Έρχεται θύελλα.
Fırtına yaklaşıyor.Буря совсем близко.
Fırtına yaklaşıyor.Надвигается буря.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Älä aliarvioi myrskyä, tulokas.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Förringa inte stormen, färsking.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Não minimizes a tempestade, novato.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Nie lekceważ zamieci, żółtodziobie.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Non sottovalutare la tempesta, pivello.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Ten cuidado con la tormenta, novato.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Undervurder ikke stormen, grønskolling.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Μην υποτιμάς τη θύελλα.
Fırtınayı hafife alma, çaylak.Не надо недооценивать бури, новичок.
Fırtınayı limanlığa çevirdi, Yatıştı dalgalar;(106:29) Он превращает бурю в тишину, и волны умолкают.
Fırtınayı limanlığa çevirdi, Yatıştı dalgalar;A oprit furtuna, a adus liniştea, şi valurile s'au potolit.
Fırtınayı limanlığa çevirdi, Yatıştı dalgalar;Badai yang mengamuk disuruh-Nya diam, ombak-ombak pun menjadi tenang