fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET 왜, 어떻게 지금 잃었! 그런 이유로 폭풍이 당신은 그래서?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Mengapa, bagaimana sekarang, sanak! badai karenanya Anda begitu?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet miért, milyen most, rokon! miért vihar van így?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet miksi, miten nyt, Kinsman! Sentähden myrsky sinua niin?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capuleto Porque, como agora, parente! tempestade por isso assim?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULETO ¿Por qué, cómo ahora, pariente! tormenta por qué tanto?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET Pourquoi, comment aujourd'hui, parent! c'est pourquoi vous avez donc la tempête?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Prečo, ako teraz, príbuzný! Prečo vás tak búrok?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Proč, jak nyní, příbuzný! Proč vás tak bouří?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Tại sao, làm thế nào bây giờ, người thân tộc! vậy nên cơn bão như vậy?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet varför, hur nu, frände! varför stormen du så?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Waarom, hoe nu, bloedverwant! waarom storm je zo?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Capulet Warum, wie jetzt, ein Verwandter! warum Sturm dich so?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET Zakaj, kako je zdaj, brata! Zakaj si tako nevihta?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET Γιατί, πώς τώρα, συγγενής! Δια θύελλα εσείς έτσι;
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET Защо, как сега, сродник! Защо буря така?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET למה, איך עכשיו, קרוב משפחה! סערה למה אתה כל כך?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?CAPULET لماذا ، وكيف الآن ، والقريب! ولهذا السبب قمت بذلك العاصفة؟
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Kapulet Dlaczego, jak teraz, krewny! dlaczego burza jest tak?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?Капулетти Ну, как сейчас, родственник! Посему шторм вы так?
Capulet Neden, nasıl, şimdi kinsman! den dolayı fırtına yani?ティバルトおじさん、これはモンタギュー、私たちの敵である。
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.½ jego batalionu została zmieciona przez burzę piaskową.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Die Hälfte seines Batallions wurde von Sandstürmen ausgeschaltet.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Jumătate din batalionul său s-a pierdut în furtuna de nisip.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.모래 폭풍으로 대대 절반이 사망합니다
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.La mitad de su batallón fue aniquilado en una tormenta de arena.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.La moitié de son bataillon a été détruit lors d'une tempête de sable.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Metà del suo esercito fu spazzato via dalle tempeste di sabbia.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Polovica jeho armády zahynula v púštnej búrke.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Ο μισός του στρατός εξολοθρεύτηκε από την αμμοθύελλα.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Половината от батальона му загинал в пясъчната буря.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.חצי מהגדוד שלו נעלם בסופת החול
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.نصف كتيبته كانت تتنزه في عاصفة رملية.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.神話によると、大王は神のお告げに拝謁し
-Çok kötü. Fırtına çıkacak.-Myrsky on nousemassa.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Am făcut cafea în "Furtună în Deşert".
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Dělal jsem kávu v Pouštní Bouři.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Jaz pripravim kavo v peščenem viharju.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Kan ikke blive for fint, kan ikke blive for groft.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Robil som kávu cez Púštnu Búrku.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Sobre "ser tudo o que quisermos."
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Yo hice café durante Tormenta del Desierto.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Εφτιαχνα καφέ στην Καταιγίδα της Ερήμου.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.Аз правих кафето по време на Пустинна буря.
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.אני הכנתי קפה .תוך כדי מלחמת המפרץ
Çöl Fırtınası harekatında kahve yaptım.اللعنة، سميث؟
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.(106:25) Он речет, – и восстанет бурный ветер и высоко поднимает волны его:
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Atas perintah-Nya bertiuplah angin topan dan menggelorakan ombak-ombak
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Egli parlò e fece levare un vento burrascoso che sollevò i suoi flutti
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.El a zis, şi a pus să sufle furtuna, care a ridicat valurile mării.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Él habló y desató el viento de la tempestad, e hizo que se elevaran sus olas
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.han bød, og et Stormvejr rejste sig, Bølgerne tårnedes op;
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Han bød og lot det komme en stormvind, og den reiste dets bølger.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Hän sanoi sanansa ja nosti myrskytuulen, joka kohotti korkealle sen aallot.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Il dit, et il fit souffler la tempête, Qui souleva les flots de la mer.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Jako jedno rzecze, wnet powstanie wiatr gwałtowny, a podnoszą się nawałności morskie.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Jakž jen dí, hned se strhne vítr bouřlivý, a dme vlny mořské.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.여호와께서 명하신즉 광풍이 일어나서 바다 물결을 일으키는도다
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Lebo keď len povie, spôsobí to, že povstane búrlivý vietor, ktorý do vysoka dvíha jeho vlny.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Med sitt ord uppväckte han stormvinden, så att den hävde upp dess böljor.