fırtına ile cümle
fırtına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ngài biểu , bèn có trận gió bão , Nổi các lượn sóng lên .
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ngài biểu, bèn có trận gió bão, Nổi các lượn sóng lên.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Pois ele manda, e faz levantar o vento tempestuoso, que eleva as ondas do mar.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Soms, als Hij sprak, stak er een storm op die de golven hoog opzweepte.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Szólott ugyanis és szélvészt támaszta, a mely felduzzasztá a habokat.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ukaže namreč in napravi vihar, ki visoko žene valove njegove,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.wenn er sprach und einen Sturmwind erregte, der die Wellen erhob,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Διοτι προσταζει, και εγειρεται ανεμος καταιγιδος, και υψονει τα κυματα αυτης.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Защото, когато заповядва и дига бурния вятър, Който повдига морските вълни,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.ויאמר ויעמד רוח סערה ותרומם גליו׃
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.امر فاهاج ريحا عاصفة فرفعت امواجه.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.因 他 一 吩 咐 、 狂 風 就 起 來 、 海 中 的 波 浪 也 揚 起
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.因 他 一 吩咐 、 狂風 就 起來 、 海中 的 波浪 也 揚起
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Es wird stärkere Stürme und größere Überflutungen geben.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Frmol globálního oteplování se stal časově náročným a odváděl mě od vědecké práce.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Il y aura des tempêtes plus fortes et des inondations plus importantes.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.I temporali sono più forti e le inondazioni più severe.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.이는 더 강력한 폭풍이나 더 큰 홍수가 될 수도 있죠.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Nadejdą silniejsze burze i większe powodzie.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.On tulossa voimakkaampia myrskyjä ja suurempia tulvia.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Sẽ có nhiều trận bão và lụt lội quy mô lớn hơn.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Vor fi furtuni mai puternice și inundații mai mari.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Θα υπάρχουν ισχυρότερες καταιγίδες και μεγαλύτερες πλημμύρες.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.Ураганы и наводнения наберут мощь.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.יהיו סופות חזקות יותר ושטפונות גדולים יותר.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.ستكون هناك عواصف أقوى وفيضانات أكبر.
Daha kuvvetli fırtınalar ve daha büyük seller olacaktır.地球温暖化の騒動は 私の時間を
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Aki jött legtávolabb az én benyújtani, a legmélyebb hó, és a legtöbb szomorú viharok, költő.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Colui che è venuto da più lontano alla mia casetta, con nevi profonde e più triste tempeste, era un poeta.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Den, der kom fra yderst til min lodge, gennem dybeste sner og mest trist uvejr, var en digter.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Den som kom från längst bort till min loge, genom djupaste snö och mest dystra stormar, var en poet.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Derjenige, der am weitesten von meiner Hütte kam, durch tiefsten Schnee und düsterste Stürme, war ein Dichter.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Se, joka tuli kaukaisimpaan minun Lodge kautta syvin lumet ja useimmat synkkä myrskyt, oli runoilija.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.깊은 눈이을 통해 멀리에서 내 오두막에 와서 하나 대부분의 음침한 tempests는 시인했다.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Ten, kdo přišel z nejdále do mého domku, do nejhlubší sněží a nejvíce skličující bouře, byl básník.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Ten, kto prišiel z najďalej do môjho domčeka, do najhlbšej sneží a najviac skľučujúca búrka, bol básnik.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Tisti, ki so prišli od najdlje na moj dom, skozi sneg najgloblje in najbolj žalostna nevihte, je bil pesnik.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Този, който дойде от най-отдалечената да ми подаде, чрез най-дълбоките снегове и най-мрачни ураганите, е поет.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Той, хто прийшов з далеких до мого ложу, через глибокі сніги і найпохмуріших бурі, був поетом.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.Тот, кто пришел из дальних к моему ложу, через глубокие снега и самых мрачных бури, был поэтом.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.מי בא הרחוק להגיש שלי, דרך השלגים העמוקים ואת עגום ביותר סערות, היה משורר.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.ذاك الذي جاء من أقصى لتقديم بلدي ، من خلال أعمق والثلوج معظم الكئيب عواصف ، كان شاعرا.
Derin karların üzerinden, uzak benim lodge geldi ve en kasvetli fırtınalarına, bir şair oldu.嵐は、詩人だった。 農夫、狩人、兵士、レポーター、さらに哲学者は、ひるむかもしれない、しかし
Dikkate alacağımız diğer örnekler. İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.W Wielkiej Brytanii zbudowano zaporę na Tamizie, która chroni Londyn przed falami sztormowymi.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Alors j'aime bien commencer ces discours en en présentant un.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Dlatego lubię zaczynać takie rozmowy od pokazania wam tego zjawiska.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Ezért az ilyen beszédeket szeretem mindig azzal kezdeni, hogy bemutatok önöknek egy ilyen hullámot.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Gosto sempre de começar estas palestras apresentando-vos a uma delas.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Ich beginne Vorträge gerne damit, Ihnen einen davon vorzustellen.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Ik begin deze talks altijd graag door jullie er kennis mee te laten maken.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Întotdeauna îmi place să încep aceste discursuri chiar arătându-vă una.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.그래서 저는강연을 항상 이런 내용을 소개하면서 시작합니다.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Por eso a mi me gusta comenzar siempre estas charlas presentando una.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Proto tyto přednášky pokaždé rád začínám představením jedné z nich.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Så jeg kan godt lide at starte disse foredrag ved faktisk at introducere jer for en af dem.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Vậy nên tôi luôn muốn mở đầu buổi nói chuyện này bằng việc giới thiệu đến bạn một trong những ý tưởng đó
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Vorrei quindi iniziare questo talk presentandovene una.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Zato vedno rad začnem svoj govor s tem, da vas seznanim z eno od teh.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Έτσι, μου αρέσει να αρχίζω πάντα αυτές τις ομιλίες... παρουσιάζοντας σας, πράγματι, μια από αυτές.
Dolayısıyla ben bu konuşmalara size bir beyin fırtınası tanıtarak başlarım.Обичам да започвам тези разговори, като ви покажа брейнсторм.